Sahte Romeo || Kitap Yorumu

22:05


Kitabın Adı: Sahte Romeo
Orijinal Adı: Bad Romoe
Yazarı: Leisa Rayven
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 488
*****
İki milyondan fazla okura ulaşan bu büyüleyici aşk hikâyesi, sizi etkisi altına alacak ve son sayfaya kadar nefesinizi tutmanızı sağlayacak. Tüm zamanların en büyük aşk hikâyesini canlandırırken, kendi aşk hikâyelerini keşfettiler… 

Cassie Taylor ve Ethan Holt'un yolları üniversite yıllarında, tiyatro bölümünde kesiştiğinde, aralarındaki çekim karşı koyulamazdı. Cassie iyi bir aktris, Ethan kampüsün kötü çocuğu idi. İkili, Romeo ve Juliet için başrole seçildiklerinde hayatları değişmeye başlamış, tıpkı oynadıkları karakterler gibi, onların da kaderleri birbirlerine bağlanmıştı. Ta ki kötü çocuk, iyi kızın kalbini kırıp güvenini yıkana kadar… 

Şimdiyse yolları Broadway'de kesişmişti ve bu sahte Romeo, Casie'nin hayatına yeniden geri dönerek her şeyi adım adım altüst etmeye kararlı görünüyordu… Yeniden romantik bir rol için bir araya gelmek zorunda kalan ikili, üniversite yıllarında yaşadıkları gizli aşkın heyecan verici anlarıyla ve kalp kırıklıklarının derin acılarıyla yüzleşmek zorunda kalmışlardı. Tabii bir de, zıt kutupların birbirlerine karşı koyamadıkları gerçeğiyle… Ve söz konusu aşksa bazen bizim için kötü olanlar en karşı koyamadıklarımızdır. 


Yabancı Yayınları’nın yeni kitabı Sahte Romeo’yu okumayan kaldıysa, bu hatayı hemen düzeltmesi gerekiyor; çünkü bu kitap okumadığınıza, alıp da kitaplıkta beklettiğinize pişman olacağınız o kitaplardan!

Sahte Romeo’yu yayın haklarının alındığını duyduğumdan beri merak ediyordum ve sonunda çıktığında bir an önce elime almak için delirdim resmen. Muhteşem kurgusu, harika çevirisi ve beni benden alan, her sayfada heyecanlandıran olaylarıyla inanılmaz bir kitaptı.
Biliyorum ki adını okuyunca aklınıza gelen ilk şey modern bir Romeo ve Juliet hikayesi; fakat öyle değil. Öyle olsaydı, kitabı bu kadar sevmezdim kesinlikle. Emin olun ki ben kesinlikle bir Romeo ve Juliet hayranı değilim. Bu nedenle kitabı Shakespeare’in meşhur oyunundan farklı oluşu beni etkileyen faktörlerden biriydi.

Cassie, ülkenin önde gelen drama okullarından birinde seçmelere katılıyor ve bu seçmeler sırasında Ethan’la tanışıyor. Ethan en başta onu kendinden itse de ve hemen o klasik ‘benden uzak dur, ben sana göre değilim’ havalarına girse de, Cassie kesinlikle bunu kabullenecek bir kız değil. O kimsenin lafıyla hayatını belirleyecek bir kız değil bana kalırsa. Çok uzun süre ailesinin sözünden çıkmayarak hayatını sürdüren Cassie, şimdi özgür. Artık kendi kararlarını verme hakkına sahip ve o, Ethan’ı ciddiye almamaya karar veriyor. Okulun ilk günü, okulda tanıdığı tek kişi o olduğu için gözleri hep onu arıyor. Cassie’yi okurken, ailesinden bağımsız bir birey olarak, içinde bulunduğu topluluğa kabul edilme açlığını elle tutulur derece hissettim. Cassie’nin yalnızlığı avaz avaz bağırıyordu resmen. Sadece artık olduğu gibi kabul edilmek istiyordu. Bunun için olduğu kişiden farklı davranmaya çalışması kesinlikle büyük bir hataydı tabii; ama sonunda onu, o olduğu için sevecek birilerini buldu.
Peki neden Sahte Romeo? Birinci sınıfın ilk döneminde, öğretmenleri Erika sınıfın oynaması için bir oyun seçiyor. Romeo ve Juliet. Herkes seçmelere katılıyor ve Ethan’ın istediği en son rol bile değil Romeo. O, aynı benim gibi, Romeo’nun bir aptal olduğunu, hatta bir korkak olduğunu düşünüyor. Hatta onu Juliet’e gerçekten aşık olmamakla suçluyor. Bu nedenle seçmelerden sonra Romeo rolüne seçildiğini duyunca tam bir şok yaşıyor. Rolü reddediyor. Oynamak istemiyor ama Erika kesinlikle bu isteğini reddediyor ve Ethan’a sahte bir Romeo olmaktan başka çare kalmıyor. Tabii ki Cassie de Juliet’i oynuyor. Bu ikilinin arasında muhteşem bir çekim var ve belki de daha önce hiç görülmemiş bir Romeo ve Juliet çifti oluyorlar.
Bu onların geçmişi… Ancak biz kitapta hem geçmişi hem de günümüz okuyoruz. Günümüzde Cassie ve Ethan başka bir rol için bir araya geliyor. Romeo ve Juliet maceralarından sonra aralarında başlayan ilişkinin geldiği son noktayı okuyoruz günümüzde. Bu yüzden geçmiş kısımlar sonunu bildiğimiz bir kitap gibi bizim için; çünkü biz ilk önce günümüzde Ethan ve Cassie’nin şu anki hallerini ve tüm o yıllardan sonra geldikleri konumu okuduktan sonra, hemen o anla alakalı geçmişten bir sahne okuyor ve sahnenin nasıl biteceğini bile bile heyecanlanıyoruz. Ethan ve Cassie’ye ne olacağını bile bile heyecanlanıyoruz; çünkü aklımızda hep deli deli sorular var. Neden? Nasıl? Ne zaman?
Kitap bir türlü düşmedi elimden. Bir tek Colleen Hoover’ın Çirkin Aşk’ında bu kadar sevmiştim geçmiş gelecek bağlantısını ve bu kitap onunla kapıştı resmen. Çok ama çok sevdim.
İkinci kitabı da okudum :P Ne zaman çevrilir bilmem ama ben onun yorumunu da en kısa zamanda paylaşmayı düşünüyorum. Tek yapmanız gereken takipte kalmak ve bu sırada Sahte Romeo’yu okuyup bitirmek :D






You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook