Julia'nın Şarkısı-Kitap Yorumu

04:00




Kitabın Adı: Julia'nın Şarkısı
Orijinal Adı: A Song For Julia
Yazarı: Charles Sheeman-Miles
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 432
*****
Arka Kapak

"Herkesin isyan edebileceği bir şey olmalı."

Crank Wilson, bir punk grubu kurmak üzere Güney Boston'daki evinden on altı yaşında ayrılmıştı. Altı yıl sonra babasıyla araları hâlâ limoniydi ve annesiyle konuşmuyordu bile. Değer verdiği tek kişi erkek kardeşi Sean'dı ama Sean'a göz kulak olmak bazen tam zamanlı bir iş olabiliyordu. Crank'in hayattan istediği tek şey, şarkılarını yazabilmek için rahat bırakılmak ve kurduğu müzik grubunun başarılı olmasıydı.

Julia Thompson, babasının kariyerini riske atacak olan bir sırla beraber birkaç yıl önce Pekin'den Washington'a gelmişti. Şimdi ise Harvard'daki son yılındaydı ve duygularının kontrolünü kaybetmemek için geçmişten gelen hayaletlerle savaşıyordu.

Julia ve Crank, bir savaş karşıtı protesto esnasından karşılaştıklarında, aralarındaki bağ o kadar güçlüydü ki her şeyi altüst edebilirdi.
Yepyeni bir kitap yorumundan herkese merhaba :D Benim her yoruma ve videoyaya aynı başlamam ne olacak peki? :D

Üzerimden bir Ankara fuarı geçti ve benim toparlanmam iki günümü aldı. Neyse ki şu anda iyiyim :D O yüzden hemen bilgisayarımın başına oturdum ve yeni bir kitap yorumu için kolları sıvadım. 

Julia'nın Şarkısı dram türünde bir aşk hikayesi; ama bu hikayeyi dram yapan karakterlerin yaşadıkları aşk değil, birbirlerinden ayrı yaşadıkları hayattı. 

Julia bir büyük elçinin kızı. Bütün hayatı boyunca farklı yerlere taşınmak zorunda kalmış ve tahmine edeceğiniz gibi sosyal çevresinden dolayı büyük bir baskı altında yetişmiş. Annesi ve babasından da beklediği görememiş ve belki de hayatının en büyük felaketini yaşadığında, bundan tek başına kurtulması gerekmiş. 

Crank ise bir rock yıldızı. Sayılır yani :D Crank ve Julia, bir yardım konseri sırasında tanışıyorlar. Julia orada organizasyondan sorumlu kişi ve Crank da tahmin edeceğiniz gibi sahneye çıkan grupta :D


Crank da zor şeyler yaşamış. Babasıyla zayıf bir ilişkisi var. Annesi onları bırakıp gitmiş ve kardeşinin de doğuştan gelen bir engeli var. Yani anlayacağınız onunda tüm hayatı felaket senaryoları üzerine kurulmuş. 

Crank ve Julia bir yapbozun iki kayıp parçasıymış gibi geldi okurken bana. Sanki birbirlerini tamamlamak için gelmişlerdi bu dünyaya. 

Kitapla ilgili en çok sevdiğim şey, Julia ve Crank'ın birbirlerine sevgiliden çok yol arkadaşı gibi olmalarıydı. Birbirlerini anlıyor oluşları ve birbirlerini asla zorlamıyor oluşları hoşuma gitti.

Julia'nın kendini korumak istemesi anlaşılabilirdi. Yani o sürekli kaçan halleri beni boğmadı. Aslında, kendini kolay kolay Crank'a teslim etseydi garip olurdu. Hayattan ne istediğini bilmeyen, bu dünyadaki yerinin neresi olduğunu unutan bir karakter Julia ve bu yeri bulana kadar Crank'la ilişkisinde ileriye doğru büyük adımlar atmasını beklemiyordum zaten.

Kitapla ilgili her şey yerinde ve harikaydı yani. O kadar da abartılacak bir kitap değildi ama. Hani BAYILDIM ya da HERKESİN MUTLAKA OKUMASI GEREKEN BİR KİTAP diyebileceğim türde bir şey değildi; ama güzeldi :D

Bence ben sevdiysem, siz de seversiniz :P







You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook