Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri #6 'Sınır' || Kitap Yorumu

10:36






Kitabın Adı: Sınır
Yazarı: Beyza Alkoç
Yayınevi: Yakamoz Yayınları
Sayfa Sayısı: 392
*****
Arka Kapak

Bu hikâyedeki Mavi Kuş benim, sevgilim. Hareket edebiliyorum, ama hiçbir yere gidemiyorum. Sen de benim kafesimsin. Senden giderken sana çarpıp yaralanacağım günü bekliyorum. Çünkü biliyorum, Sen beni yaraladığında, İşte ben ancak o gün özgür olacağım. Şimdi beni özgür bırak, İstersen öldür, Ama önce özgür bırak... 

Hayatı hırslarından ve tutkularından ibaret sanan bir adamın sınırları; engelleri olan genç bir kız tarafından aşılabilir mi? Peki, bu adam... Aşık olabilir mi? Tutku dolu satırlara hazır olun. 

Deniz Kızları'nın 6. okuma etkinliğinden herkese merhaba :D
Bu ekibin en sevdiğim yanı ne biliyor musunuz? Sadece canımızın istediği kitapları okuyoruz :D Yani, diğer ekibimle de bu böyle; ama orada biraz daha çok okunan ya da okunacak kitapları seçmemiz önemli. Bu grupta ise sadece bizim sevecek olmamız. Bu grubun bir kitap kulübü gibi olması hoşuma gidiyor aslında :D Çok harika değil mi?

Sınır, Wattpad'den yayın dünyasına geçmiş kitaplardan biri :D Bu olayı da çok seviyorum ben. Çoğu blogger bu durumdan hoşnutsuz olsa da, ben destekliyorum. Sonuçta, her zaman çok iyi kitaplar çıkacak diye bir kural yok. İsteyen herkes kitap çıkarabilmeli. Bu insanların kendini ifade etme biçimi. Aralarında tabii ki kötüler var; ama olmasaydı, iyi ve kötü arasındaki farkı nasıl bilebilirdik ki?

Neyse, konumuz şu an başka :D Konumuz Sınır :D Kısaca konudan bahsetmek istiyorum :D
Karakterlerimizin adı Nehir ve Bora. Nehir de öyle sıradan bir Nehir değil. Nehir Erdem... Onun nedenini hala çözemedim ama aklıma çok takıldığını belirtmek isterim :D

Devam ediyorum. Nehir bir kaza geçiriyor ve sakat kalıyor. Uzun süre boyunca Londra'da tedavi görüyor; ama hiçbir işe yaramayınca ülkeye geri dönüyor. Bu sırada da babasının işleri çok kötü.

Erdem ailesi bu sıkıntılarla uğraşırken, Karahanlı ailesi, oğulları Bora'nın skandallarıyla uğraşıyor. Babası ne yapayım, ne yapayım derken çareyi onu evlendirmekte buluyor.

Bakın ben klasik kurgulara karşı değilim; ama önemli olan bu kurguya ne kattığınız.

Kitabı konu olarak sevdiğimi ve akıcı bir şekilde ilerlediğini kabul ediyorum; ancak üzerine değinmem gereken ve Bora'ya küfür etmem gereken bazı konular var :D


Önce dedikodu kısmıyla başlayalım. Bu kısmın eleştiri gibi anlaşılmamasını rica ediyorum. Bu kısım tamamen Bora'yı ne kadar sevmediğimle ilgili :D

Şimdi, bir kere Bora ve Nehir evliliğinin temelinde, Nehir'in sakatlığı yatıyor; çünkü bunun Bora'ya sorumluluk bilinci katacağı düşünülüyor; ancak insan yedisinde neyse, yetmişinde de odur. Yani Bora hep odun kalacak.

Sevgili Bora, evliliğin boyunca, umarım, zorla evlendirilen tek kişi senmişsin gibi davranmaya devam etmez; zira Nehir de sana çok meraklı değildi. 

Ayrıca o kız sakat. Sana annen baban hiç yardıma muhtaç insanlara iyi davranman gerektiğini öğretmedi mi? Ki Nehir'in bir bayan olduğu konusunda hiç girmiyorum bile...

Bir de, 'Ben Bora Karahanlı'yım' diyerek ortalıkta kırk yıllık jigolo gibi gezmene de ayrı uyuz oldum. O kız sana ne yapsa müstahak. Hayır, ne var yani oturup konuşsan kızla, sen istemiyorsun, ben istemiyorum, hadi arkadaş olup hayatın tadını çıkaralım desen? Yok ama, illa gıcıklık yapacaksın.

Nehir yani sen de bir tane çakamadın şunun suratına... Oh be! Valla rahatladım :D


Şimdi eleştiri kısmı. Olayların çok hızlı ilerlediğini söyleyerek başlamak istiyorum. Bence zamanlar biraz daha uzatılabilirdi. Hem kitap daha uzun olurdu böylece ve okuyucu hikayenin tadını daha uzun süre çıkarırdı.

Nehir'in ikinci kez Londra'ya gidip geldiği kısımdan sonrası da (spoiler vermemek için çok uğraştım) biraz havada kaldı benim için. Yani Nehir'in Londra'da olduğu kısım birazcık uzatılsa çok mutlu olurdum.

Sonu ise güzeldi; ama o da Londra'dan sonra gelen kısımla birlikte beni tatmin etmedi. Dediğim gibi, daha ayrıntılı olabilirdi.

Bunlar dışında kitap fena değildi. Yazarı tebrik ediyorum ve bir sonraki kitabı için de başarılar diliyorum :D







You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook