Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turları #26 'Erkekleri Tavlama Günlüğü' || Kitap Yorumu

12:35







Kitabın Adı: Erkekleri Tavlama Günlüğü
Yazarın Adı: Deniz Çalışkan
Sayfa Sayısı: 392
Yayınevi: Müptela Yayınları











Bir dergi yazarı olan Kızıl, "Ben de varım. Ben de bu dünyadayım. İyiyim, yetenekliyim, güzelim. Eğer başarırsam beni de sevebilirsiniz," diyor. Amacı ülkenin en büyük holdinginin sahibi Ateş'i tavlayabilmek. Onu tavlayacak ve gizli bir kimlikle başından geçenleri dergi okurlarına sunacak ama bu gizli macerada sınanmanın en büyüğünü kendisi yaşayacaktır.


Erkekleri Tavlama Günlüğü, bir kadının kendi kendini yeniden var edişinin hikâyesini anlatıyor. Kızıl'ın varoluş kavramını bir erkeği tavlama üzerinden tanımlamasının ve sınavının heyecanını keyifle okuyacaksınız. 


Herkese merhaba :D Bu ara ne çok tur yaptık böyle :D 
Bir yenisi ile daha karşınızdayız. Erkekleri Tavlama Günlüğü, çok tatlı bir yazardan, çok tatlı bir kitap :D

Kızıl ailesinin gözünde hep ezilen, sevilmek isteyip hiç sevilemeyen biri. Ablasının gölgesinden kurtulmak için, çalıştığı dergide çok ses getirebilecek bir yazı yayınlaması gerek.


Bir gün kaldığı evin parkelerinin altında bir günlük ve bir kaç fotoğraf buluyor ve o andan sonra tüm hayatı değişiyor.

Yazısının adı Erkekleri Tavlama Günlüğü. Tavlayacağı kişi, günlüklerin ithaf edildiği Ateş Turan.
Kendisi çok zengin ve kalbi kırık biri. Ve biraz daha fazlası...

Kızıl bir sürü başarısızlıktan sonra onun hayatına girmeyi başarıyor ve o andan sonra Ateş Turan'ın hayatının sırlarla dolu olduğunu ve geçmişin gölgesinden hiç kurtulamadığını fark ediyor.  Tek amacı onu tavlamakken, bir anda kendini onun sırlarını araştırırken buluyor. Avcıyken, av oluyor Kızıl ve Ateş Turan onu adı gibi cayır cayır yakıyor.

Kitap oldukça eğlenceli ve merak uyandırıcıydı. Sade ve sıkmayan bir dili vardı. Bizi betimlemeye boğmamıştı. Ayrıca kitapta neredeyse aradığımız her şey vardı. Komedi, aksiyon, entrika, dram...

Ancak kitabın eleştirdiğim bazı yönleri de var. Kurgu da bazı eksiklikler gördüm. İki olay düşünün. İkisi birbiriyle bağlantılı. İkinci olayda, birinci de olan bir şeyden bahsediyor ama biz o birinci sahnede öyle bir şey okumadık. Yani kitap o yönden biraz eksikti. Kitabın kesildiğini fark ettim. Orijinal hikayeden eksikti; ama hızlı geçişlerin o kesilmelerden kaynaklandığını sanmıyorum. Bazı sahnelerin biraz daha uzatılması ve diğer sahneye daha iyi bir şekilde bağlanması gerekiyordu. Ancak yeni bir yazarın ilk kitabı için bunlar görmezden gelinebilecek şeyler. Ben diğer kitaplarında daha iyi olacağından eminim.

Yine de bu kitabın çok sürükleyici olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ben elimden bırakamadım gerçekten. Biraz daha deli olsam, araba sürerken okuyabilirdim :D Ama yapmadım. Onun yerine alışveriş yaparken, rafların arasında okudum :D Bence bu beni daha az deli yapar :D

Yazarın başarılarının devamını diliyorum. Umarım diğer kitaplarını okumak da nasip olur :D

You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook