Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turlari #22 'Son Çarem' || Kitap Yorumu + Çekiliş

10:13








Kitabın Adı: Son Çarem
Yazarı: Kübra Nur
Serinin Adı: Sonsuz Düşler Serisi
Seri Sıralaması: 1
Yayınevi: Agapi Yayınları
Sayfa Sayısı: 350








Arka Kapak:
Hiç tanımadığım bir adamı bir sapık gibi takip etmeyi kabul etmiştim. Evet, şimdi de bu saçma
ve nasıl yapacağıma dair tek bir fikrimin bile olmadığı iş için hazırlığımı bitirmek üzereyim. Üstümde
beyaz yazlık bir elbise var. Başıma büyük, hasır şapkamı taktım ve açık sarı saçlarımın
omuzlarımdan dökülmesine izin verdim. Gözümde güneş gözlüklerim ve kolumda çantamla
aynadaki görüntüme baktım. Narin ve zarif görünüyordum. Bu halimle bir ajan olamayacak kadar
süslüydüm. Neyse ki işin temelinde zaten gerçek bir ajan olmamam yatıyordu. Çantamdan
fotoğrafları çıkarıp hedefime, akşamdan beri, milyonuncu defa baktım. Biraz özgüven sağlamak
adına genişçe gülümseyip kendimi görevime hazırladım. "Senin için geliyorum ve sen, bu
şehirde tutunmam için benim son çaremsin!



Gezgin Kitap Kardeşliği'nin 22.turundan herkese merhaba.
Yepyeni bir yayınevinin, yepyeni bir kitabını konuk ediyoruz bu turumuzda. 
Son Çarem'e ve Agapi Yayınları'na yayın hayatında başarıla dileyerek başlamak istiyorum yorumuma. Hayırlı olsun Kübra Nur :)


Kitabımızın başında bir türlü iş bulamayan ve sonunda dertli dertli deniz kenarında oturup ne yapacağını düşünen bir kızı okuyoruz. Ve bir anda talih kuşu esas kızımız Mayıs'a güldüğünde, belki de dünya üzerindeki en garip iş teklifini alıyor karakterimiz. Abisinin açığını arayan Akın için, Arın Arıkan'ı takip etmek Mayıs'ın görevi. En başta ona gözükmeden, sadece onu takip etmesi gereken karakterimiz, bir dizi komik olayın ardından Arın'ın hayatına bodoslama bir şekilde 'düşüyor' ve ikili arasında komik bir başlıyor. Ele güne ne deriz, rezil olmayalım, gazetelere dergilere boy boy kapak yapmasınlar bizi mantığıyla 'sevgilicilik' oynamaya başlıyor ve kendilerini bu oyunun içinde kaybediyorlar. Biz de komik şapkalı, sakar, saf, bıcır bıcır Mayıs'la, güçlü, ukala, mükemmel  Arın Arıkan'ın hikayesini okurken sağolsunlar bol bol kahkaha atıyoruz.


Ne sevdim?
Mayıs'ın samimi oluşunu sevdim. Bir kere 'kardeşime suyun altında beş dakika kalırsa deniz kızına dönüşeceğini söyledim' dediği kısımda tavladı beni. Bunlar bir abladan beklediğimiz tavırlar. Keşke kardeşim çok tilki, ben de çok merhametli olmasaydım da Eda'nın üzerinde deneseydim bunu. Şimdi cami avlusuna bırakmak için çok geç mi diye düşünüp duruyorum :P
Bir de mesela şu soruyu duymak bana karakterin samimi olduğunu hissettirdi;  'mal mısın?'
Kabul edin, çağımızın en çok kullanılan sorusu bu :D

Arın'ın resmiliği abartmamasını sevdim. Çok alışmışız kasıntı, ukala, yakışıklı, kudretli iş adamlarını okumaya. Onları okumanın da ayrı bir zevki var kabul; ama biraz değişiklik iyi oldu. Yeri geldiğinde iş adamı, yeri geldiğinde bir çocuk olabiliyordu bence Arın. Karakter yaşından ne daha olgundu ne de o yaşa yakışmayacak kadar ergen. Kıvamında olmuştu. 

Mayıs'la Arın'ın bu oyun sırasında birbirlerine arkadaş olabilmelerini sevdim. Birbirleriyle atıştıkları çok oldu tabii ama birlikte kaliteli zaman geçirmesini bildiler ve bu zamanlarda daha kendileri farkında olmadan aşkın kollarına düştüler. 

Mayıs'ın rahatlığını, doğallığını, Arın'ın gerektiğinde zenginliğini yaşayıp, gerektiğinde sıradan şeylerle mutlu oluşunu sevdim.

Kitabın akıcı dilini, komikliğini sevdim. Hemen bitirdim kitabı :D


Neyi sevmedim?
Son kısım... Sanki biraz çabuk geçilmişti final sahnesine. Tamam, geçiş yapılmış kabul ama keşke o geçen zamanda olan kısmı birazcık açıklansaymış. Hani ne oldu da geldiler o konuma, kısacık bir özet güzel olabilir, o kısımlar da havada kalmazmış.

Bunun dışında kitap çok güzeldi. Sevdim :D Ama zaten ben hangi kitabı sevmiyorum :P
Tüm puanlarım 4 ya da 5. Ne yapayım? Sevmiyorum düşük puan vermeyi. Çok iyimser yaklaşıyorum :( Bir de akıcıysa ve üzerine emek de eklenince... Tabii bu kitap hak ettiği için alıyor bu puanı, ben yufka yürekli olduğum için değil :D






a Rafflecopter giveaway





You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook