Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turları #19 'Rosie Projesi' || Kitap Yorumu + Çekiliş

09:03








Kitabın Adı: Rosie Projesi
Orijinal Adı: The Rosie Project
Yazarın Adı: Graeme Simsion
Çevirmenin Adı: Solina Silahlı
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
Türü: Romantik






Arka Kapak:
Kadınları bir türlü anlamayan erkekler ve erkeklerin duygularını tamamen aldırdığını düşünen kadınlar… Rosie Projesi'yle aşkın doğasını çözeceksiniz!

Dâhi genetik profesörü Don. Onun daha önce hiç kız arkadaşı olmamıştır. Bu yüzden sayısal verilere güvenen bir bilim insanı olarak kendisine en uygun kişiyi bulmak için kriterler belirleyip Eş Projesi'ni geliştirir. On altı sayfalık testteki kriterlere bakılacak olursa bu kişinin bir barmen, sigara ve alkol tiryakisi, dağınık ve hiçbir buluşmaya vaktinde gelemeyen bir kadın olması kesinlikle imkânsızdır.

Ve Rosie... Yukarıda sayılan eleme kriterlerinin hepsi onda mevcuttur. Fakat bir yandan da son derece zeki ve güzeldir. Küçük yaşta evlat edinilmiş genç bir kadın olan Rosie, biyolojik babasını bulma yolculuğunda Don'la karşılaşır. Ve bu karşılaşma, tüm bilimsel gerçekleri teker teker yere sererken tek bir şeyi kesinliğe kavuşturacaktır: Aşkı arayıp bulamazsınız, o beklemediğiniz anda gelip sizi yakalar.



Herkese kocaman bir merhaba :D 19.turumuzda, benim kesinlikle bayıldığım bir kitabı konuk ediyoruz. Rosie Projesi kesinlikle 2015 yılında okuduğum en iyi kitaplardan biriydi.



Don Tillman bir genetik profesörüdür. Oldukça zeki olmasına karşın sosyal yönden biraz zayıftır. Hiçbir zaman ikinci randevuya çıkamayan Don, bu durumdan sıkılarak randevuya çıkmaktan tamamen vazgeçmiştir; ancak bir dizi 'ilginç' olayın ardından, Don sonunda bu gidişata bir dur demek ister ve 'Eş Projesi'ni' başlatır.

Kendi kriterlerine uyan eşini bulmak için bir anket hazırlar ve bu ankete göre potansiyel 'eşleri' değerlendirmeye başlar.


Don ankette başvuran potansiyel eşleri değerlendirirken, birden hayatına kriterlerine hiç de uymayan biri girer. Rosie! Don neden Gene'in Rosie'yi ona yönlendirmiyordur; ancak daha sonra sayesinde Baba Projesi'ne başladığı Rosie ile çok iyi zaman geçirmeye başlarlar.

Bence Don oldukça iyi niyetli bir karakter. Aslında kalbi tamamen sevgiyle dolu olmasına rağmen asla hak ettiği kadar değer görememiş olmasının etkisi var bundan. Kendini tüm duygulara kapatmış. Ailesinin tuhaf çocuğu, okulun dışlanan ineği olmuş ve lisede zorbalardan korunmak için dövüş sporlarına başlamış. Yani Don sizin bildiğiniz dahilerden değil. Onu bir bu şekilde görme olasılığınız çok yüksek;




Yakışıklı, uzun boylu ve kaslı bir adamdan bahsediyoruz burada. Sadece daha sıradan giyinip, gözlük takıyor ve takıntılı bir şekilde programına göre yaşıyor. Bu programa göre yaşama olayının hayatını kontrol etme ve can sıkıcı olaylardan kaçınma ihtiyacına dayandığını düşünüyorum. 

Rosie ise Don'un yardımıyla biyolojik babasını arıyor. Don ona 'potansiyel eş' gözüyle bakmamaya 'çalışarak' yardım ediyor. Türlü türlü maceralara giriyorlar birlikte ve tüm bu maceralar sırasında daha önce hiç eğlenmediği kadar eğlenip yepyeni tecrübeler ediniyor. Hayatında ilk kez biri onu olduğu kişi olarak kabul ediyor; ama Don bütün bunları kendi içinde abartmamak için elinden geleni yapıyor. Sanki bir genetik projesiymiş gibi yaklaşıyor olaylara. Duygularından kaçıyor....


Don bana kalırsa hissetmeyi öğreniyor bu kitapta. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar inceleyen profesörümüz belki de ilk kez hayatı akışına bırakmanın tadına varıyor ve tüm bunları ona Rosie öğretiyor. En sonunda kalbinin sesini dinlemeyi başardığında, duygularının farkına varıyor.

Kitabın dilini eleştirmeme gerek bile yok çünkü o derece mükemmeldi. Çok eğlenceli ve akıcıydı. Bir karakterin iç sesi ve kişilik özellikleri ancak bu kadar uyuşabilirdi. Kitabın bir kısmı durağan geçse de hemen toparladı ve beni tekrar etkisi altına aldı. Çevirisi de aynı şekilde çok güzeldi. Kitabın orijinal halinin bir kısmını okuma fırsatım oldu ve çeviri ile uyuştuklarını söyleyebilirim. Tam aklımdaki gibi olmuştu.

Yazarına, yayıncılarına, çevirmenine ve kitapta emeği geçen herkese teşekkürler. Bill'in dediği kadar varmış canım. Bill mi? Bill Gates canııımmmm :P




a Rafflecopter giveaway


You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook