Gezgin Kitap Kardeşliği ile Okuma Etkinliği #5 | Aksiseda 3.Gün 'Buselik Kitap Yorumu'

11:14





Kitabın Adı : Buselik
Yazarın Adı: Başak Kızıltan
Sayfa Sayısı: 277
Yayınevi: Postiga Yayınları

Buse ve Berke... iki yaralı yürek. 
Acılarının arkasında duracak kadar güçlü, ama sevgiye aç ruhlarının ihtiyaçlarına susamış iki insan.
İlk aşkından itibaren yaşadığı hayal kırıklıklarını, 
boşandıktan sonra kızıyla yeni bir hayat kurmak için ardında bırakarak 
Göcek'te kendine bir cennet yaratan Buse...
Hayatını kurduğu yanlışın üzerinde ancak sorumluluklarına sarılarak durabilen Berke...
Bu iki roman kahramanını bu kitapta okumak size yetmeyecek! 
Biliyoruz, devamını okumak isteyeceksiniz.

Buse sarsılmış yıkılmış bir vaziyette kalmıştı. "Aldattım... Seviştim... Uyudum..." kulağında hâlâ bunlar çınlıyordu. Bir de küstahlığa bak! Her şeyin tüm sorumluluğu onun üstüne yıkmıştı ilişkileri konusunda. "Sen bizim yolumuzu belirle..." 
İnanamıyordu şu an yaşadıklarına, hissettiklerine inanamıyordu… O bir anda sinirlenen, bir anda parlayan, bir anda gülen, mutlu olan cıvıl cıvıl hayat dolu kız gitmiş yerine sanki dünyanın en sakin insanı gelmişti.


Uzun zamandır yapmadığımız, okuma etkinliğimizle karşınızdayız!
Gezgin Kitap Kardeşliği, Başak Kızıltan'ın 'Aksiseda' adlı kitabını konuk ediyor bu turunda.

Aksiseda'dan önce Buselik adlı kitabı geliyor yazarın. Buselik ve Aksiseda, Buse ve Seda adlı iki arkadaşın hikayesinin anlatıldığı bir seri.

Etkinliğimiz Aksiseda için ama biz Buse'nin hikayesinden de bahsetmeden geçmek istemedik.


Buse bildiğiniz bahtsız bedevi. Akraba hatta kardeş bile olabilirler. Tek yumurta ikizleri...

Önce Cankat diye hayırsızın birine aşık oluyor Buse. Sevilmiyor, seviyor, ihanete uğruyor yine de inanıyor, Cankat'a yıllarını veriyor ama sonunda hiç hak etmediği bir şekilde yaralanıyor. İlişkisi çok kötü bir şekilde bitiyor.... Kalbi kırık, boynu bükük kalıyor Buse'nin ve erkeklere olan güveni ilk kez burada kırılıyor.

Sonra Saner giriyor hayatına. Onu kendinden uzak tutmak için, yine yara almamak için elinden geleni yapıyor. 
Ama Saner bir türlü bırakmıyor peşini. 
Buse git diyor olmuyor, istemiyorum diyor olmuyor, kaçıyor yine olmuyor. Saner bir türlü vazgeçemiyor Buse'den.

Ama Cankat ne kadar hayırsızsa, Saner de o kadar sorumsuz, umursamaz... Ve Saner'in bu tavırları yaşayacakları biiiiiirrrr dizi olaydan sonra, sonlarını getiriyor.

Şimdi diyeceksiniz, kızım niye spoiler veriyorsun? Aslında vermiyorum. Çünkü arka kapak yazısından anlayacağınız gibi, esas olay Cankat ve Saner değil. Esas olay Berke...

Kim bu Berke?

O bu hikayenin Clark Kent'i, Batman'i. Buse'nin beyaz atlı prensi. Prensesi camdan tabutundan öperek kaldıran harika şahsiyet... Onun hakkında bu güzel iltifatlar dışında bir bilgi vermek istemiyorum. Saner'le ilişkisinin detaylarına çok fazla girmediğimi fark etmişsinizdir. Ne Saner'den ne Berke'den bahsedip, Buse'yi sizin için önceden tahmin edilebilir bir karakter yapmak istemiyorum.
Tek söyleyebileceğim, Buse'nin çok doğru bir meslekte olduğu...



Kitabın içinde sık sık şarkı sözleri vardı ve bu çok hoş bir ayrıntı olmuştu. 
Ben kitabın Önce Kitap versiyonunu okudum ve bu versiyonda çok fazla redakte hastası vardı ancak kitap Postiga Yayınları tarafından tekrar basıldı ve eminim ki bu baskısında o hataların hepsi düzeltilmiştir :)

Kitabın sonu geldiğinde "Bitmeeeeeeeeeee" diye haykırdım. 
Neyse ki Aksiseda hemen yanı başımdaydı da hevesi kursağımda kalmadı :)

Ben Buselik'i, Buse'yi, BERKE'Yİ çok sevdim.
Eminim okuyunca siz de seveceksiniz :)



You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook