Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turları #17 | Deli Divane 6.Gün 'Yazarla Söyleşi'

02:41



Herkese günaydın :D 
Deli Divane turumuz devam ederken, yazarımızı sizlerle buluşturalım ve merak ettiğiniz soruları sizin yerinize biz soralım istedik :D 
Gerçekten çok eğlenceli bir söyleşi oldu gerçekten :D
Hemen söyleşiye geçiyorum :) Bakalım yazarımız sorularımıza nasıl cevaplar vermiş...



Okur Yazar: İlk olarak nasılsınız diye sormak istiyorum. Hayat nasıl gidiyor? Yeni kitabınız çıkalı sadece bir kaç gün oldu ve hemen ardından bir imza günü gerçekleştirdiniz. Kısaca şu son bir kaç günün size hissettirdiklerinden bahsedebilir misiniz?

Nehir Erdem: Merhaba öncelikle İyiyim ve hayat gerçekten iyi gidiyor. İkinci kitabımın çıkması ve gördüğü ilgi sanırım bu iyi gitme kısmında baya etkili bir rol üstleniyor. Düzenlediğimiz imza gününün iki sebebi vardı. Birincisi Deli Divane'nin çıkışını kutlamak, ikincisi ise Sevgililer Günü kitabı olan Deli Divane'yi gerçek sevgilileri ile 14 Şubat'ta buluşturmak Ve anladık ki bu çok da iyi bir karardı. İmza günümüze tek gelen kuzularımızın yanında, sevgilileri ile gelenleri de görünce çok mutlu oldum. Şu bir kaç gün gerçek anlamda bir yazarın yaşayabileceği en güzel duyguları yaşadım

Okur Yazar: Mutluluğunuzun devamını diliyorum. 2. olarak Wattpad'de yazmaya ilk başladığınız seriye ait Deli Divane, değil mi? Bize bu serinin nasıl oluştuğunu, nasıl kelimelere döküldüğünü anlatabilir misiniz?

Nehir Erdem: Teşekkür ederim :)) Evet. Deli Divane yani Wattpad'de bilinen adıyla Benden Sana ne, Senden Bana ne, Nehir serisinin 4. kitabıydı. Bu seri aslında tamamen benim hiçbir karakterime kıyamamla başladı. İlk Huysuz ve Ruhsuz'u yazdığımda bir baktım ki Doğa karakterimizin erkek kardeşi Kemal bana çapkın çapkın bakıyor "E hadi ama Nehir, beni yazmak istemez misin?" diyor. Ben de "Ne demek paşam, emret yeter" dedim :))) Ve böylece başlamış olduk. Ama seriyi yazarken kendi içinde benzer tarafları olsa da, çeşitli hayatlara değinmek istedim. Hayatın tozpembe olmadığını ama hep bir umudun yeşerebileceğini göstermek istedim. Böylece Nehir Serisi yansıttığı hayatlarla katlanarak çoğaldı

Okur Yazar: Seri de sadece Çiçek Kızları ve Begüm'ün hikâyesini okuma fırsatı bulamadım henüz ama okuduğum kadarıyla her hikâye bambaşka bir kurgu, bambaşka bir tür. Bu nedenle, acaba mutlaka yazmam gerekiyor dediğiniz bir tür var mı merak ediyorum?

Nehir Erdem: Kalemimin romantik komediye yatkın olduğunu biliyorum. En azından okuyucularımın benden o türü okumayı sevdiğini biliyorum. Ama asla "mutlaka yazmalıyım" dediğim bir tür olmadı. Psikolojik dram taşıyan kurgumda var, polisiye dram taşıyan kurgumda. Şu anda ise bambaşka bir tarzda yazdığım bir hikâyem var Wattpad'de. Bunun sebebi ise kendi sınırlarımı zorlamak. İyi olduğum yerde kalmak değil, daha iyiye ulaşmak için de her zaman farklı kurgular yamaya devam edeceğim.

Okur Yazar: Sabırsızlıkla yepyeni kurgularınızı bekliyor olacağız. Kitabı okurken Karadeniz'i bu denli güzel bir şekilde yansıtmış olmanız bana 'Acaba Nehir Erdem Karadenizli mi?' ya da 'Daha önce Karadeniz'e gidip, yaylaya çıkmış mı?' gibi sorular sordurttu sık sık. Hala merak ediyorum bu soruların cevaplarını. Nereli olduğunuzu bilmiyorum ama Karadeniz'i çok sevdiğiniz yazdıklarınızdan belli oluyor

Nehir Erdem: Karadeniz'i çok seviyorum çünkü Nehir Erdem'in kanı Karadeniz gibi coşar çoğu zaman :)) Deliliği de, hırçınlığı da, hiç olmadık zamanlarda durulması da Karadeniz gibidir. Çünkü Nehir Erdem Karadeniz kızıdır. Trabzon, Sürmeneliyim. İstanbul'da doğdum, büyüdüm. Küçük yaşta gittiklerimi saymazsak memleketimle ilk 16 yaşımda tanıştım. Tek kelimeyle âşık oldum, gurur duydum. Evet, ülkemin her karış toprağı muhteşem. Her karış toprağına aşığım. Ama kanınızdan bir parça olan toprak söz konusuysa o toprağa olan aşkınız da bir adım öne çıkabiliyor

Okur Yazar: Karadeniz'in güzelliklerinin yanı sıra bir çok türküsüne de yer verilmişti kitapta. Peki, Mehmet'in söylediği türkülerden en çok hangisini seviyorsunuz?

Nehir Erdem: Ah Karadeniz türküleri ve aahhh o kemençe :)) Ne zaman kulağıma ilişse o kemençe sesi içimde kocaman bir coşku oluşur. Her bir türküsünü bıkmadan dinleyebilirim memleketimin. Ama Deli Divane kitabımızda Memet'in söylediği iki türkü var ki beni her defasında kuşatır. Selçuk Balcı'nın söylediği, Hani Sevduğum Hani ve Gel sar beni...

Okur Yazar: Dün Sevgililer Günü’ydü. Sizce Mehmet ve Yeliz bugünü nasıl geçirmiştir?

Nehir Erdem: Ah bu soru çok güzel :))) Benim bildiğim Yeliz odunun sınırlarını çok iyi bildiği için çok fazla bir şey beklemez ama Memet'in de başının etini yer.
Memet ise "Yahu hatun, sevgili değiliz, karımsın. Ne sevgililer günü" der homurdanır.
Ama yine o hep bildiğimiz şey olur ve Memet ufacık bir şöyle, ufacık bir hareketle Yeliz'e dünyanın en şanslı kadını olduğunu hatırlatır. Mesela trip atıp kendini odaya kapatan Yeliz'in kapısının dibine gider, kapıya yaslanır ve mırıldanmaya başlar...

"Canımı yoluna koyduğum
Mimoza çiçeğimsin
Kanatlanıp göğe uçma uçma sevdiceğim
Avcın değilim ki senin
Kaçma sevdiğim
Yıktın dağlarımı yıktın
Mimoza çiçeğimsin
Başkası okşanıp sevilmez
Delirme sevdiceğim
Yaktın ciğerimi yaktın
Yapma sevdiğim
Öpüp okşayamam ben seni
Mimoza çiçeğimsin
Alaca karganın gülüsün
Ellerin çiçeğisin
(Bloggerın nefes almayı unuttuğu zor anlar… Seneye kimler kendine bir Memet istiyor?)

Okur Yazar: Nasıl romantik bir sevgililer günü bu böyle! Bir de Mehmet'e odun der Yeliz. Mehmet odunsa, herkese bir odun o zaman Sırada hangi çiftimizin kitabı var peki?

Nehir Erdem: Mehmet Yeliz'den başka herkese odun… Onunki romantiklik değil, sadece aşk. Gelelim sırada ki kitaba. Çiçek Kızlar okuyucusu Memet ve Yeliz'i görmek istemişti. Deli Divane okuyucusu da sırada ki kitabı belirleyecek muhtemelen. Ama benim aklımda yeni düzenlemesiyle ve geliştirilmiş kurgusuyla Doğa ve Yağız var

Okur Yazar: Gönlümden geçen Doğa ve Yağız'dı dersem yalan olmaz. Huysuz ve Ruhsuz çiftimizin hikayesini bir de kitap olarak okumayı gerçekten çok isterim. Son olarak okuyucularınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Nehir Erdem: Okuycularıma, yani benim değimimle kuzularıma söyleyeceğim çok şey var aslında. Onlar olmasa şu anda bu kitaplar beni bu kadar mutlu edemezdi. Evet, ben yine yazardım ama yazdıklarımın keyfini süremezdim orası net. Hepsini, hepinizi çok seviyorum. Kuzularıma hep söylediğim şeyi bıkmadan bir kere daha söyleyeceğim. EKSİKLİKLERİ BENDEN UZAK OLSUN.

Okur Yazar: Bu güzel söyleşi icin teşekkürler.


You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook