Kara Kış Beyaz Düş-Kitap Yorumu

03:31



Kitabın Adı : Kara Kış Beyaz Düş
Yazarı: Fatma Erdek
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 400
O gece Selim'in gözlerinde, inanmak istemediğim gerçeği okumuştum. Bütün varlığıyla doğru söylüyordu. Bana karşı hissettiği yasak aşk, onun kıblesi olmuştu. Bu aşka ibadet ediyordu. Söyleyeceğim, yapacağım hiçbir şey bunu değiştiremezdi. Yaşamaya ya da ölmeye, aldırmıyordu.

Annesinin mutluluğu için, 
iki ateş arasında kalmış bir genç kız... 
Ortak bir kaderi paylaşan, iki yaralı yürek...


Kara Kış Beyaz Düş, Fatma Erdek'in okuduğum ilk kitabı oldu. Ve kendi kendime, neden daha önce okumamışım ki, diye sormama sebep oldu... Duru dili, etkileyici anlatımı ve harika hikayesi ile Kara Kış Beyaz Düş'ü okudum ve kesinlikle beğendim.

Biraz kitabı tanıyalım :D Ayy çok resmi oldu bu konuşma bir dakika. Öhö.. Öhö... Tamam, şimdi hazırım :P



Kitabın ana fikri, her kışın ardından çiçekler açar, gecenin ardından gün doğar... Yani Allah bize kaldırabileceğimizden daha fazla dert vermez. Ve bence oldukça etkileyici bir hikaye ile anlatılmış bu olay.

Zeynep'in babası, daha o çok küçükken ölmüş. Annesi de toplum baskısına dayanmamış ve bir kez daha evlenmiş ancak kocasına aşık olmuş. Hikaye buraya kadar normal. Küçük kız, anne ve üvey baba... Harika bir aile tablosu. Ancak zaman geçtikçe, Zeynep büyüdükçe bu aile tablosu bozuluyor.

Zeynep'in annesi ölümcül bir hastalığa yakalanıp yataklara düşerken, üvey babası Selim'in gerçek yüzü ortaya çıkıyor.

İki ateş arasında kalıyor Zeynep. Hak etmediği bir iftiranın kurbanı olmamak için, annesini üzmemek için ve kendini -ruh hastası- üvey babasından korumak için savaşıyor. Kaçıyor... Tam diyor yeni bir hayat kurdum, bela yine gelip onu buluyor.

Zeynep'in güçlü tavırları beni gerçekten çok etkiledi. Başına ne gelirse gelsin bir şekilde ayakta kaldı. Sadece kendi hayatı için değil, başkalarının hayatları için de çabaladı, onlar için de güçlü durdu.

Kitap bize ülkemizin Doğu kesimlerinde yaşanan sorunlar ve toplum baskısının üzerimizde ki etkileriyle ilgili çok şey anlatıyor aslında. Toplumun bizi nasıl bastırdığını... Kültürümüz diye benimsediğimiz yobazlıkların aslında genç bir kızın hayatını mahvetmekten başka hiç bir işe yaramadığını...

Güven karakteri de kitapta hoşuma giden karakterlerden bir diğeriydi. Ağır başlı bir komutan... Tam da bir askere yakışır şekilde kurgulanmıştı Güven. Oturmasını kalkmasını bilen. Doğru zamanı beklemesini bilen bir adamdı. Ama hikaye de çok fazla ön planda tutulmamıştı. Bu hoşuma gitti. Çünkü bu hikaye bana göre Güven ve Zeynep'in değil, Zeynep'in ve eski hayatından kalan kabuslarının hikayesiydi. Yine de onların hikayesi de çok güzel bir şekilde işlenmişti. Doğu görevlerini yerine getiren iki memurun aşkı...

Yazarın kalemi gerçekten çok hoşuma gitti. Anlatım biçimi oldukça akıcıydı. Okumanızı önereceğim, güzel bir kitaptı :)



You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook