Gezgin Kitap Kardeşliği Okuma Etkinliği #4 'Bir Başka Faust'-Kitap Yorumu

10:02


Kitabın Adı : Bir Başka Faust
Orijinal Adı: Another Faust

Yazarı: Daniel & Dina Nayeri
Sayfa Sayısı: 405
Yayınevi: Deli Dolu
Klasik bir edebiyat eserinden çağdaş bir başyapıt yaratmak...

Daniel ve Dina Nayeri kardeşlerin, yayımlandığı her ülkede büyük yankı uyandıran "Bir Başka" serisi, dünya edebiyatına mal olmuş klasik eserlerin modern çağa uyarlanarak yeniden yorumlanmasından doğan sıra dışı bir edebiyat projesi. Bu projenin ilk meyvesi ise Goethe'nin ölümsüz eseri Faust'tan esinlenerek kaleme alınmış Bir Başka Faus...

Bir Başka Faust, şeytanla bahse giren insanoğlunun zaaflarını, hırslarını, sırlarını ve sınırlarını gözler önüne seren esrarengiz bir kurguyla buluşturuyor okurlarını.

"Yetenekli" çocukların hayatlarını cehenneme çeviren Marlowe Okulu'na hoş geldiniz! Aynı gece, dört ayrı şehirde, dört çocuk ortadan kaybolur. Aradan yıllar geçse de onları ne gören olur ne de onlardan bir haber alan... Ta ki bu seçilmiş çocuklar genç, tuhaf ve bir o kadar güzel bir kadın olan Madam Vileroy ile birlikte New York'taki özel bir partide ortaya çıkana kadar. Madam Vileroy'un "Faust"lar olarak adlandırdığı bu gençlerin insanüstü yetenekleri ve gizemli yaşam öyküleri, yeni kaydoldukları Marlowe Okulu'na, onlardan önce ulaşmayı başarmıştır.

Madam Vileroy tarafından bu gençlere bahşedilen yetenekler, onların Marlowe'da kısa sürede sivrilmelerine sebep olur. Hile yapmak, çalmak, yalan söylemek ve zaman-mekan kavramlarıyla oynamak gibi konularda özel meziyetleri olan bu gençlerin yapamayacakları şey yoktur. Ancak, Madam Vileroy'un sunduğu bu özel güçlerin gittikçe karanlıklaşmaya başlayıp daha karmaşık bir hal almasıyla işlerin rengi değişir. Amaçlarına ulaşmak için şeytanla pazarlığa oturmuş lanetli bedenlerin açığa çıkardığı bazı şok edici sırlar, affedilmesi güç günahlardan bile daha korkutucudur.

İnsanların ruhunu mesken tutan yüzyıllık bir dilemma, yepyeni bir anlatım biçimi ile günümüz dünyasına taşınarak, ürpertici bir okuma deneyimi sunuyor.

   

Yine Gezginler ve yine bir okuma etkinliği. Kesin bir şey söylemek istemiyorum ama bu son olabilir :( Pek tutmadı maalesef okuma etkinliği :(

Neyse bu başka bir konu. Bizim konumuz etkinlik kitabımız elbette.
Deli dolu Yayınları'na destekleri için teşekkür ediyor ve yorumuma başlıyorum :)



Kitap Goethe'nin Faust'unun günümüze uyarlanmış hali. Ben okumadım ancak benim kardeşim o tarz kitaplara meraklıdır. Ona sordum ve kitap için çok hoş yorumlar yapmadı. Doğal olarak bu benim kitaba biraz da olsa ön yargılı başlamama sebep oldu.


Kitap yaklaşık ilk 100 sayfa filan oldukça sıkıcı geçti hatta elimde harcandı. Sayfa sayfa okudum. Ve bu benim kadar hızlı okuyan biri için çok berbat bir durumdu. Ancak daha sonra olaylar geliştikçe kitapta yavaş yavaş heyecanlandı.

Kitabın temel konusunu açıklamak gerekirse, şöyle diyebiliriz. "Hırsların uğruna ne kadar ileri gidebilirsin?" ya da "Ruhunu şeytana satmanın bedeli ne?"

Konuyu az çok anlamışsınızdır sanırım.

Beş genç. Victoria (ki kendisinden şiddetle nefret ediyorum), Christian, Valentin (bu ismi ve versiyonlarını alan herkes mal), Belle ve Bicé. Madam Vileroy'un ağına düşmeden önce sadece beş gençlerdi.

Victoria başarmaya değil, kazanmaya odaklanmış bir ailenin geri plana atılmış, gözünü hırsları yüzünden kararmış bir kız. Oldukça zeki ve kurnaz. Christian bir hırsız. Annesi ölmeden önce basit de olsa bir hayatı olan Christian, annesinin ölümünden sonra, babasının depresyona girmesiyle her şeyini kaybediyor ve sonunda bir hırsız oluyor. Annesinin isteği üzerine şiir yazıyor ve çok zengin olacağını umarak bir sporcu olmak istiyor. Valentin, Fransız, sanatçı bir ailenin hovarda oğlu. O bildiğiniz şımarık, yakışıklı yani. Ne istediğini anlamamak için salak olmak gerek. Kısaca her şeyi istiyor. Ve Belle ile Bicé. Onlar ikiz kardeşler. Bicé bir çok dil konuşuyor. Oldukça hayat dolu ve kardeşini çok seviyor. Belle'de kardeşini seviyor ama farklı olmak istiyor. İnsanların onu Bicé ile karşılaştırmasını istemiyor.

Ve bir gün bu beş genç yataklarından kayboluyor. Kimse ne onları arıyor, ne soruyor. Çünkü onlar ruhlarını şeytana sattılar.


Belle, Valentin ve Victoria'nın aksine Christian ve Bicé bu durumu kabullenemiyor ve Madam Vileroy onlara bildikleri tüm doğruları unutturuyor.

Ama bu hayatta öyle doğrular vardır ki asla unutulmaz...

Böylece bu beş genç Madam Vileroy denen lanet cadının himayesi altına giriyor.

Onlara özel güçler veriyor ve hırs, bu beş gencin gözünü gittikçe daha çok büyüyor. Her seferinde daha büyük bir parçasını veriyorlar şeytana. Sırf Vileroy'un gözdesi olmak ve hırslarına kavuşabilmek için.

Ama bazen kaybettiklerimiz, kazandıklarımızdan çok olabiliyor.


Kitap genel olarak güzeldi ama benim çok da tarzım olan bir kitap olduğunu söyleyemem. Yine de kötü değildi.
Gizemli ve entrikalı, şeytanla pazarlıklı :D kitapları sevenler için güzel bir romandı. :)

Bir başka Gezgin Kitapta görüşmek dileğiyle :)




You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook