Gezgin Kitap Kardeşliği Okuma Etkinliği #2 'Buraya Kadarmış' 2.Gün: Kitap Yorumu

07:21


Hala istediğimiz şekilde yapamamış olsak da okuma etkinliklerimiz son hız devam ediyor :D

Biz Gezginler olarak ON8 yayınlarını çok seviyoruz. Kitapları böyle çerez gibi geliyor bize. Bir çırpıda okuyup bitiriyor ve çok seviyoruz. Şimdi, 2.okuma etkinliğimizde, yine böyle bir kitabı konuk ediyoruz.

Adı Buraya Kadarmış.


Berlin duvarının yıkılmasının ve doğu ve batının birleşmesinin ardından insanların tanıştığı Nazi Almanya’sında geçiyor hikaye.
"Yaşamımızın resmini çizecek olsam gri kullanırdım.Yok,tamam,sadece gri değil.Biraz siyah da kullanırdım.Azıcık da kahverengi."

Alex sadece bir çocuktur. Genç bile değil. Çocuk.  Hayatını Doğu Almanya’da ki evinde geçiriyordur ve tek derdi okulu kırıp, arkadaşlar arasında kurdukları küçük çete ile takılmaktır.

Alex çoğu zaman istediği şeyleri elde etmek için çalsa da hayatından memnundur. En azından arkadaşlarına sahiptir. Ya da o öyle düşünüyordur. Ta ki o güne kadar…


Komşularının ölümünün suçunun Alex’in üzerine kalmasının ardından arkadaşı sandığı tüm insanlar Alex’e sırtını çevirir. Bir anda kendini yargısız infazın ne demek olduğunu öğrendiği ve asla şahit olmak istemediği acımasız bir dünya da bulur. Tüm kapılar tek tek yüzüne kapanır.
"Şakaklarım zonklamaya başladı.Damarlarım her an patlayacak gibiydi.Buraya kadarmış,diye düşündüm ve hayatım gerçekten de bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmeye başladı." 

Kitap Alex’in yaşadığı dönemde ki Almanya’nın durumunu harika bir şekilde anlatıyordu. İnsanların o zaman ki hal ve hareketlerini, düşüncelerini ve yaşam tarzlarını çok güzel bir şekilde bize vermişti.

Ergenlik çağına girmek üzere olan bir çocuğun, kaybolmakla hayata tutunmak arasında gidip geldiği o ince çizgiyi işlemesinin yanı sıra, kitap dostluğun önemini de işliyordu ki bu çok hoşuma gitti. Çünkü Alex’in başına gelen tüm o olaylar kitabı yetişkinler için okunur kılarken, dostluk temasının işlendiği kısımlar ve bu temanın kitapta ki olaylara yansıtılması, kitabın ayrıca gençlere yönelikte olmasını sağlamıştı.

Bir de biraz polisiye gibiydi ve bu yüzden okurken çok eğlendim :D Heyecanlıydı yani. Gizemler, sırlar filan. Ben de polisiye bir kitapta yaşamak ister miydim diye soruyorum şu an kendime mesela. Ama yok ya. Ben üşenirim. O kadar heyecan filan hiç bana göre değil :D

(Polisiye anlayışım bu resimden ibaret :D)

Kitap bir çocuğu, ergenliğe girmek üzere olan/ henüz girmiş olan, varoşta yaşayan ve hayatta kalmaya çalışan bir çocuğu anlatıyordu ve dili de buna uygundu. Yani onun düşüncelerini bire bir, kelimesi kelimesine yansıtıyordu.

Bir yetişkinin değil, Alex’in düşünceleriydi yani.

Kitap bu kadar güzel övgünün üzerine tabi ki güzel güzel, hızlı hızlı bitti. Dedim ya öyle çerezlikti.
      ''Gerçeği söyleyeceğim size .Ben yapmadım.''                    ''Yazık. Hiç ders almamışsın olanlardan,öyle gözüküyor.''  

ON8 yayınlarına çok özel bir teşekkür göndermek istiyorum. Hep böyle tatlı ve kibar kalsınlar. Biz onları çok sevdik. Hem İzmir, hem de Bursa fuarlarında stantlarını ziyaret edip, tanıştık onlarla. Kitapların hepsine hakim olmaları ve tatlı dilleri kalbimi çaldı resmen :D

Evde ki kitaplar bitsin var aklıma yazdığım birkaç kitabı. Çok merak ediyorum valla :D

      "Hikayemde önemli olan nedir ki ?"       "Ölümsüzlük."


Ayrıca tur/etkinlik üzeri tekrar tekrar şehir dışına çıkmamı hiç aldırmayan ve benim yapmam gereken görevleri hiç şikayet etmeyen ekip arkadaşlarıma da sonsuz öpücükler. Fiber internet buldum kızlar :D Bu sefer benim işimi yapmanıza gerek yok :D

Bir yorumumun sonuna daha gelmiş bulunuyoruz. Hoşçakalın :D





You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook