Lucky Number Four-Kitap Yorumu

11:02

b

Kitabın Adı : Lucky Number Four

Yazarı: Amanda Jason

Her mom's a psychic, her dad's mom is a snob, her mom's parental units are "too down to earth" and her best friends are newlyweds. Okay, so her best friends being newlyweds isn't really abnormal, but living with them in a cramped two-bedroom apartment definitely is. Sex, sex, sex is totally on their minds. Actually it's not only on their minds, but it's on the kitchen table, couch, on top of the washer...well, you get the picture.

Being a celibate (not by choice, mind you) full-time college student, and an almost full-time barista, Pandora can't afford to lose anymore sleep. So, she seeks out a new place to lay her head. Enter three "drool worthy" male models that are looking for a fourth roommate and they want her...and won't take no for an answer.

Hilarity ensues as Pandora's life turns completely upside down, and she begins to wonder if it will ever be the same again!


p


Elimde ki kitap yorumlarını bitirmeye çalışırken fark ettim ki ben bu yıl baya bi e-book okumuşum :D
Öncelikle bu kitabı okumaya başlamamın hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum.



Sevgili Vera o dönemde ( o dönemde diyorum çünkü yine yorumu beklettim :D) ebook arayışına girmişti. Bana beğendiği kitapların isimlerini atıyordu. Ben de seviyorum çünkü ebook okumayı. Neyse efenim bana 'Elifffff bak şu kitaba' diyerekten attı kitabın adını. Ben de Goodreads'den girip baktım hemen tabi. Bakış o bakış :D Kitabın kapağı bile kitabı okumam için yeterli bir nedendi. Bir de hayallerimi yaşayan bir kızın hikayesi...

Kitabı babamla gittiğim bir iş seyahati sırasında (o sıralar başarılı bir iş kadınıydım :P) yol boyunca okuyup bitirdim. Çok güzeldi. Buradan Drew, Colin ve Liam'a bana yol boyunca eşlik ettikleri için kocaman öpücükler gönderiyorum :D

Ayrıca kitabı benimle birlikte okudukları için Vera ve Bir Kitap Delisi'ne de kocamannnn, kucak dolusu öpücükler :* :* :*



Konuyu anlatmakla başlayalım. Pandora, iki en yakın arkadaşı ile yaşıyordur. Ev arkadaşlarıyla arası iyidir iyi olmasına ama şöyle de bir sorun vardır. bu iki en yakın arkadaşı evlidir. Henüz bir aylık evli bir çiftin evinde yaşamak ise artık Pandora'nın en büyük kabusu haline dönüşmüştür. Sen en baştan hata yapmışsın Dora. Kızım senin yeni evlilerin yanında ne işin var. Onlar cicim aylarından şimdi. Hiç mi akıl yok sen de :D

Neyse efenim Dora kendine yeni bir ev aramaya başlar ve bu ev arayışının arasında öyle bir eve denk gelir ki ev mi cennet mi belli değil.

Kendilerine ev arkadaşı arayan 3 erkek modeli karşısında gören Dora, neye uğradığını şaşırır. Bir Avusturalyalı, bir İngiliz ve bir Amerikan erkek model aynı evde yaşarsa ve sizi ısrarla 4.ev arkadaşları olarak isterlerse ne olur? İşte kitabımız bunu anlatıyor :D

Dora, en başta onlarla birlikte yaşamak istemese de bu üç yakışıklı oldukça inatçı kişiliklere sahipler. Hele bir tanesi... işi Dora'nın en yakın arkadaşlarına bir alt katta ki daireyi vermeye kadar ilerletiyor ve sonunda Dora'yı onunla yaşamaya ikna ediyorlar. Dora onların 'Şanslı 4 numarası' oluyor ama başına geleceklerden habersiz.


Şimdi efenim 3 erkek bir kız aynı evde yaşar da aşk olmaz mı? Olur tabi ki! Ama kiminle? Kitap boyunca kendinize bunu sorup duruyorsunuz. Dora'nın aklı kitabın iyi çocuğuna kaymasına rağmen ortada bir de Dora'ya aşık bir yakışıklı var. Onu daha ilk gördüğü andan itibaren seven biri ama o kim? Kitap Dora'nın ağzından anlatılıyor ama her bölümün sonunda bu gizemli yakışıklının ağzından kısa bir paragraf oluyor. Bu paragraflarda bize Dora'yı onun gözünden anlatılıyor. Biz bu konuşmalarla kitapta ki olayları birleştirince tabi hemen buluyoruz kim bu yakışıklı.... dersem de inanmayın. Biz aslında o yakışıklıyı bulduğumuzu sanıyoruz ama meğersem bulamamışız. :D Yazar kitap boyunca bir sağ gösteriyor bir sol gösteriyor en sonunda çeneden bize şoku geçiriyor :D 
Bizim en başta 'kesin bu!' dediğimiz kişi gidiyor, yerine bambaşka biri geliyor :D

Acaba kim bu?



Ben böyle anlatınca sanmayın ki kitabın konusu bu yakışıklının kim olduğu. Aslında kitabın konusu tamamen 'Şanslı dört numara'
Bu dört numara Dora'nın şansı mı olacak yoksa laneti mi bunu okuyoruz biz kitapta.

Kitap bir süre sonra Dora'nın yakışıklımızın kim olduğunu bulmasıyla devam ediyor ve bu noktadan sonra küfür etmeye başlıyoruz. 

Dora ve bu yakışıklı arasında geçen olaylar tabi ki küfür etme nedenimiz. Çocuk bu kızı cidden baya çok seviyor. Hani öyle bir tipin bir kıza ilan-ı aşk ederken o hallere düşeceğini, o kadar heyecanlanacağını kimse hayal edemez. Asla olmaz deriz. Çünkü adamın elini sallasa 1500. İstese her gece başka bir kızla takılır ama o Dora'yı istiyor. Dora ise saçma sapan komplekslere giriyor. Klasik kitap karakteri işte. 

Yani bizim kitap karakterlerimiz neden asla ellerindekinin kıymetini bilmiyorlar anlamıyorum. Sonuç olarak hep sinir krizi geçiren biz zavallı okuyucular oluyoruz ve maalesef bu konuda yazarları anlıyorum. Anlamak istemiyorum ama. Çünkü çok lanet bir şey bu :D

”I don’t belong in his world. It was just a fling, but now my heart is broken…again.” 

Neyse ki yazarımız o kötü son yazmayı seven acımasız yazarlardan değil. Son zamanlarda isim vermek istemiyorum ama özellikle Veronica Roth'a çok gıcığım :D


Kitabın sonuyla ilgili daha fazla bir şey anlatmak istemiyorum. O yüzden kitapla ilgili son görüşlerimden bahsetmek istiyorum biraz da.

Kitap da Dora ne zaman iç sesiyle düşünse bir karakter çıkıp 'Yine daldın gittin Dora' 'Ne düşünüyorsun sen?' tarzı bir muhabbet açtı. Sevgili yazar, madem bu kızın iç sesiyle düşünmesi bu kadar tuhaf karşılanıyor biz kitabı niye onun ağzından okuduk?
Bu olay bana biraz saçma geldi açıkçası.

Kitabın başları çok eğlenceli, komik olmasına rağmen sonlara doğru biraz... bozdu diyebiliriz. Yani olay çok başka bir rotaya saptı gibi geldi bana.

Bir kere karakterlerden biri ani bir şekilde ortadan kayboldu ve nereye gittiğini kimse bilmedi. Bu mesela kitabın sonunu çok da beğenmeme sebeplerimden biriydi. Kitabın sonu dediysem yanlış anlamayın. Kitabın bitiş şeklini sevdim Sadece son bölümler biraz olmamış gibiydi.

Onun dışında kitap güzeldi. Bir kere eğlenceliydi. Zaten üç tane yakışıklı erkekle aynı evde yaşayan bir kızın hikayesi ne kadar sıkıcı olabilir ki? 

Kitabın konusunu okuduğumda aklıma gelen şeyler, Dora ev arkadaşlarıyla aklına gelen şeylerdi. Biz ikimizde bu kadar fitne fesat, lanet tiplerken nasıl sıkılabilirim ki? :D

Eğer İngilizce kitap okumayı seviyorsanız, bu kitabı okuyun derim. Hatta keşke Türkçesi çıksa da bir de Türkçe okusak :D Bu yorumluk da bu kadar. Kendinize iyi bakın :* :D

 A B C D 


              Elif Yılmaz
  

You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook