Gezgin Kitap Kardeşliği Okuma Etkinliği #1 'Masumiyet Çağı'-Kitap Yorumu

06:16


Gezgin Kitap Kardeşliği ilk okuma etkinliğini sunar :D

Okuma etkinliği dediğimiz şey aslında kitap okumaya zamanımız olmadığında yaptığımız böyle turun daha kısası gibi oldu aslında :D Ancak ileri ki zamanlarda sizi turlarda yaptığımızdan farklı sürprizler bekliyor :D


Ben açıkçası Gezgin Kitap Kardeşliği ekibiyle olmaktan çok mutluyum :) Aramızdan ayrılar ve aramıza sonrada katılanlar oldu ama ben yine de bu ekibe öyle ya da böyle dahil olan herkesi çok seviyorum :*


Gelelim esas konumuza.  Masumiyet Çağı.
Masumiyet Çağı, Amerika edebiyatının önemli kadın yazarlarından Edith Wharton'un 1920'de yayımlanan romanıdır ve bu roman yazarın en ünlü romanı olarak biliniyor.

Kitap, New York'un sıkı toplum kuralları arasında kaybolup giden bir aşk hikayesini anlatıyor.

Genel olarak, hangi ülkenin edebiyatı olduğu fark etmeksizin, klasiklerin kadın yazarları dönemin sosyal yapısını eserlerinde daha yoğun işliyorlar.

Jane Austen örneğin. Aşk ve Gurur'da (ki hala Türkçe çeviri ismi bana çok yanlış gelir) Elizabeth çoğu kişi tarafından 'avam' bir kız olarak tarif ediliyor. Bay Darcy bile onu sırf bu yüzden yanlış değerlendiriyor. Aslında Elizabeth sadece içinden nasıl geliyorsa öyle davranıyor. Aynı şekilde o da Bay Darcy 'bence' sırf bu yüzden yanlış değerlendiriyor. Zaten Jane Austen bir kadın olarak yazmaya başladığı dönemde benimsediği ilkelere göre yazıyor. 

Ülkemiz yazarlarından da buna örnek verebiliriz ama konuyu dağıtmak istemiyorum. Konumuz Masumiyet Çağı.


Newland Archer, May Wallend ile nişanlanmıştır ve tek arzusu onunla evlenip, hayatına düzenli bir yol vermektir. New York sosyetesinde ondan daha iyi, daha güzel bir kız bulamayacağını bilen Archer, May ile nişanlandığı için mutludur.

Nişanlarını ilan etmeye hazırlandıkları dönemde May'in kuzeni Kontes Olenska, Avrupa'dan çıkıp gelir. Kocasıyla problemleri yüzünden Amerika'ya dönen ve ondan boşanmayı düşünen Kontes Olenska, sosyetenin gündemine bomba gibi düşmüştür. Boşanma isteği New Yorklular tarafından hoş karşılanmadığı gibi hakkında da çok çirkin dedikodular çıkmıştır.

Newland Archer, onun tam da nişanları ilan edildiği dönemde çıkıp gelmesinden memnun değildir. Olenska'nın rahat tavırları onu rahatsız etmiştir. Ancak o May'in kuzenidir ve yakında onunda kuzeni olacaktır.


Kontes Olenska'yı herkes bir yandan boşanmaktan vazgeçirmeye çalışırken bu ekibe hiç beklemediği bir şekilde Archer'da dahil olur. Ellen Olenska ile yaptığı bu küçük görüşmelerin onun hayatını bambaşka bir yöne çevireceğini bilmeden, onu boşanmamaya ikna eder. 
Ancak bunun sonuçları ikisi içinde acı olur. Kontes Olenska bir kez boşanmaktan vazgeçer ve geri dönüşü olmayan bir yola girer. 

Şimdi ne Archer'dan vazgeçebiliyordur ne de boşanırsa kaybedeceği servetten.


Archer'a kitap boyunca hem sinir oldum hem de üzüldüm.

Öncelikle Kontes'i yanlış değerlendirdiği için sinir oldum. Evet, Kontes fazla rahat bir kadın ama o yıllarca Avrupa'da yaşamış. Oranın düzenine alışmış. Kimse ona zaman vermiyor. 

Ayrıca gidip de nişanlısının kuzenine vurulmasına da çok sinir oldum. Tüüü boyun posun devrilsin Archer!

Ancak Olenska için her şeyden vazgeçmeye hazırken, etrafında gerçekleşen bir dizi olayın bunu engellemesi onun için kötü oldu.

Olenska'yı özlediği yetmiyormuş gibi bir de May'in güzel ama boş bir kız olması onu yıktı denebilir.

Beyler burada size bir mesaj var. Güzel diye o sarışın, çelimsiz, çarpık bacaklı, boya kutusuna düşmüş kızlara gidiyorsunuz ama sorun önce bi 7 kere 7'yi geçtim 2 kere 2'yi biliyorlar mı? Sürekli 'ben bilmem beyim bilir' diyen bir tiple hayat geçmez.

Bu arada 7x7=49. 2x2=4 ama 5 diyen bilim adamları da var. Bilin istedim :D


Kitabın sonunun nasıl olacağını baştan tahmin etmiştim ben. O yüzden çok şaşırmadım.
Bu kitapta beğenmediğim diyebileceğim iki şey var. 
1) New York sosyetesini uzun uzun anlatmaları. Çok sık dikkatim dağıldı açıkçası ama kitapta bu önemli bir unsurdu. Çünkü konu tamam sosyetenin ahlak kurallarıyla ile ilgili.
2) Kitap Amerika edebiyatı klasiklerinden.
Her ne kadar günümüzde çok iyi yazarlar çıkarsa da bu edebiyat, geçmişte pek de sağlam bir yapıya sahip değil benim kanaatimce. Biliyorsunuz Amerika sonradan keşfedilen bir ülke. Her şey yavaş yavaş, tek tek kurulmuş ve roman türü de biraz geç gelişmiş gibi. Bir İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak :D pek keyif almıyorum Amerikan klasiklerinden. Muhteşem Gatspy'de ben de aynı etkiyi yaratmıştı.

Ancak kitap yine de güzeldi. Ben sevdim. Umarım siz de seversiniz. Lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşın :)



A B C

Kitaba sahip olmak için hemen kitapsihirbazi.com'a tıklayın










You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook