12.Bursa Tüyap Kitap Fuarı

04:52


Bu sene 12. gerçekleşen Bursa Kitap Fuarı, 15 Mart'da kapılarını ziyaretçilerine açtı.
Ben İstanbul fuarın gittiğim zaman, sevgili Vera ile Bursa fuarına gideceğim konusunda anlaştık. Zaman geldi geçti ve sonunda Mart geldi. Şubat ayını sırf bu fuar için babamın yanında çalışarak geçirdim ki bu benim için oldukça zordu. Yanlış anlamayın. Hiç de yorucu değildi. Yapacak bir şey olmadığı için tüm gün oturup, insanların bana iş vermesini bekledim. Zor kısım ise babamın yaptığı işten hiç bir şey anlamıyor olmamdı.

Yine de değdi. Maaşımı aldığımda gözümün önünde kitap ağaçları filan canlandı :D Kitap ağacı olsa ne güzel olurdu. Kitaplar ağaçlarda yetişirdi, biz de hiç ağaç kesmezdik :P

Neyse konuyu dağıtmayalım. 19 Mart gecesi Ankara'dan otobüse bindim ve 20 Mart sabahı oradaydım. Bu sefer günü birlik gidip gelmedim. Orada yaşayan bir akrabamız da üç gece kaldım böylece imza günlerine de yetişebilmiş oldum :)

20 Mart'da hemencecik fuara gittim ve Vera yani Ecrin'le tanıştım :D Çok uzun zaman planlayınca tabi çok mutlu oluyor insan. Resim çekinmeyi unuttuk ama :( 

Olsun biz çok eğlendik onunla. 



Bursa'da hava oldukça sıcaktı. Anlatamayacağım kadar sıcak. Orada mesafeler uzak olduğu için otobüsler yarım saatte bir geliyor. Bir de üzerine bir saat filan yol çekmeniz gerekiyor otobüste ve genelde belediye otobüslerinde yer bulmak zordur. Yani fuara ulaşmak benim için tam bir işkence oldu. Hele dönüş...


Resimde böyle göründüğüne bakmayın. Fuar oldukça kalabalıktı ve fuar alanı da bir hayli sıcaktı. Kitaba giden yolda ne çile olsa çekerim diyerekten daldım bir hışımla içeri ve uzun uzun gezdim. Ben giderken saçımı başımı güzel güzel taramıştım filan. Az daha göz makyajı yapacaktım da iyi ki vazgeçmişim. Yüzüme sürdüğüm 2 gram kapatıcı da akıp gitti. Tabi önce bir süre terden yapıştı yüzüme :D


Fuarda bazı yayınevleri yoktu. Pena Yayınları, Parodi Yayınları, Optimum Kitap, Aspendos Yayınları yoktu örneğin. Bu yüzden biraz üzgünüm :(

Ephesus yine en sevdiğim ve en çok uğradığım stant oldu. İyi ki kovalamadılar beni :D
Ayrıca biraz hoş sohbetin yapamayacağı şey yok diyerekten çok güzel indirimler aldım :D

Ve Ankara'ya tam 31 kitapla döndüm. Tabi kitapları valize koyunca elimde ki eşyaların sayısı arttı. Çok komik bir durumdu ama ayrıntıları bilmeseniz de olur :D

Bakalım neler almışım.


En çok ziyaret ettiğim yayın evi olduğu için Ephesus yayınevi ile başlayayım dedim :)

Vefa Enver'in kitapları hariç bu resimde ki tüm kitaplar imzalı :) Aslında Gül ve Avcı'yı da götürüp imzalatacaktım ama unuttum. Sağlık olsun :D

Yazarlarla ilgili eklemek istediğim bir kaç şey var. Fatma Erdek çok ama çok zarif bir kadındı :D Ben kendisini çok beğendim şahsen :D Çok da tatlıydı. Çok uzun süre konuşma fırsatımız olmadı ama İzmir fuarında ona bir diğer kitabını imzalatırken konuşmayı planlıyorum.

Evet, o fuara da gideceğim :D

Fatih Murat Arsal da çok sıcak kanlıydı. Benden önce ki okuyucusunun oğluyla uzun uzun ilgilendi, sohbet etti. Çocuk da onu çok sevmişti :D

Biz de biraz konuştuk. Kitapları ilk defa okuduğum için çok konu açılmadı ama Ankara'dan geldiğimi söyledim. Okul için mi gidip geliyorsun dedi. Hayır dedim. Kaç yaşındasın dedi. 18 dedim. Daha küçük gösteriyorsun dedi ve ben orada şok geçirdim. Hayatım boyunca bana hep en az iki yaş büyük gösterdiğimi söylediler. Eyvallah diyesim geldi öyle mutlu oldum :D Ben hep 18 olmak istemişimdir ama tabi küçük göstermekte sakınca yok.

Asude ile de tanıştım. Onunla ilgili söylemek istediğim şey de küçük bir anı.
Ankara'ya dönüş otobüsündeyim. Çıkardım Pabucumun Ajanı'nı okuyorum. Otobüs gardan hareket etti. Tam otogarın çıkışında biri durdurdu otobüsü. Kim diye bir kaldırdım kafayı aaa Asude :D Tabi şok oldum filan ama gidip üzerine atlamadım tabi ki kadının. O yerine geçti ben de yerimde kaldım. Öyle yani. Ankara'ya kadar birlikte geldik. Kitabı okurken Cebeci'den sık sık bahsetmesi üzerine komşu olduğumuzu düşünmeye başladım :D

Bu arada Pabucumun Ajanı, Şahane Gelin ve Yemin şimdiden bitti. Çok ama çok güzellerdi :D


Pegasus'dan çok fazla bir şey almadım. Çok göz kırptılar bana ama ben 'Hayır. Listem de yoksunuz. İzmir'i bekleyin' dedim :D

Kresley Cole'un Arzuların Esiri kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. O yüzden hemen diğer iki kitabını da aldım. Silüet'i uzun zaman önce okumuştum. Hatta hatırlıyorum tam bizim mezuniyet fotoğrafları çektirdiğimiz dönemdi. Dolunay'a başlamadan önce kitabı tekrar okumam gerekebilir ama yine de çok merak ediyorum.
Karanlık Sırlar'da ki ana karakterin ismini bu kitaptan bulmuştum. Çok hoşuma gitmişti. Gerçi kitapta anlamı zambak olarak geçiyor ama ben hiç bir yerde bu anlamını görmedim.

Neyse sonuçta tüm Callalar sorunlu :D

Labirent: Ölümcül Kaçış'ı da okumayan bir ben kaldım. Almak için aylardır bu fuarı bekliyorum. Güya İstanbul Tüyap fuarında çıkacak demişlerdi ama çıkmadı. Ondan sonra daha bekledik yine uzun süre. Neyse ki artık elimde ve kapağı çok hoş ya :D Elinizde tutunca daha da bir hoş :D


Dex yayınevinden de çok güzel kitaplar aldım. Listem de olup da alamadığım  tek kitap 'Kıyamet Sonrası' oldu.
Aslında piyasaya çıkmıştı ama fuarda yoktu. Bir ara gizlice almayı planlıyorum. Annem duyarsa kellemi alır valla :D

Acıtan Güzellik ve Avcı'yı daha önce İngilizce olarak okumuştum. Şimdi bir daha okuyacağım :D Hala Acıtan Güzellik'in kapağını beğenmiyorum ama :/

Bu arada Kocan Kadar Konuş Bitti. Çok güldüm o kitabı okurken :D Yorumumu yakında yazarım inşallah :D


Epsilon Yayınları'ndan kitap almayacaktım ama Umutsuz ve Ada'yı çok uzun zamandır istediğim için araya sıkıştırdım. Benim Küçük Aşk Pastam, İzmir fuarı listemdeydi ama hadi bulmuşken alayım dedim :D Araf'ı İstanbul'dan aldım. Cehennem'i Bursa'dan. Ben daha seriye başlamadan Cennet çıkacak. Onu da İzmir'den alırsam hiç şaşırmam :D

Buraya Kadarmış ve Kuğu benim sürpriz kitaplarım. Bu kitapların sürprizleri için takipte kalın :D

Ayrıca ortada ki ayracı da kapalı çarşıdan aldım. Benim gibi bir ayraç manyağı görür de almaz mı? Hem de Karagöz'lü :D Hacivat'lısını bulamadım ama :(


Ayrıca Bursa'dan geldiğimde bir sürprizle karşılaştım. Gezgin Kitap Kardeşliği'nin ilk tur kitabın yazarı sevgili Anne Elliot, bana imzalı bir kitap göndermek istediğini söylemişti. Ben de ona adresimi verdim. Ancak paketten bu kadar şey çıkacağını tahmin etmiyordum :)
Maalesef t-shirt olmadığı için anneme verdim :(
Patikleri denemedim ama daha :D
Ayrıca kelebekli kutuyu da çok sevdim :D 
Çookkkkk teşekkürler Anne Eliot :*



Elif Yılmaz






You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook