Yazmak ya da Yazmamak. İşte Bütün Mesele Bu!!!

01:28


Merhaba :) 

Hikaye yarışmasının devam ettiği şu günlerde, kendi kendime dedim ki, Elif, neden yazma tecrübelerini ve bilgilerini takipçilerinle paylaşmıyorsun?

Elbette ki çok iyi bir yazar olduğumu iddia edecek kadar tecrübeli veya uzman değilim ama yine de size söyleyecek bir kaç kelime bir şeyim var :)


Nasıl Yazıyorum?


Öncelikle kendi yazma tarzım ve alışkanlıklarımdan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle, ben kesinlikle dağınık bir ortamda yazamam. Çalışma masamın üzeri mutlaka ben yazarken düzenli olmalı. Etrafımda ise dikkatimi dağıtacak hiç bir şey bulunmamalı. Örneğin okunmayı bekleyen heyecanlı bir kitap :D

Ben hep derim, bir hikayenin oluşmasında ki en kolay kısım aslında yazma kısmıdır. Zor olan ise hikayenin taslağını oluşturduğunuz kısımdır. Hazırlık çalışmaları her zaman zaman alan bir süreçtir.

Bunu her yazar tercih etmez ancak ben fikirlerimi not almayı tercih ediyorum.

Fikir aklıma gelir gelmez ilk iş hikayeye bir isim bulurum. 
Akılda kalıcı bir şey olmalıdır isim. 
Genelde ilginç, yaratıcı şeyler düşünürüm. 

İsmi bulduktan sonra onu taslak defterime başlık olarak yazarım.

Benim hikayelerim için 3 adet defterim var. 1. si ileride kitap olarak yazacağım fikirlerimin bulunduğu defterim. 2. si internet hikayesi olarak yazacağım fikirlerimin bulunduğu defterim ve 3.sü de internet hikayelerinin, tanıtım filmlerinin vs taslaklarını yazdığım defterim ki o defterde ancak ben bir şeyler bulabilirim. (Bazen ben de bulamıyorum öyle karışık ama çaktırmayın :D)

Her neyse, öncelikle ilgili defteri elime alıyorum ve hikayenin isminin başlığını atıyorum.

Sıra geliyor hikayenin taslağına. Taslak nasıl oluşturulur? 
Tabi bu bir tarz meselesi. Herkesin kendi taslak yazma tarzı vardır. 

Ama size tavsiyem, öncelikle ana ögeleri yazın.
Karakterler. Yerler. İsimler vs.

Daha sonra, ayrıntıları bulmadan önce, hikayenin ana konusunu kısaca anlatın.

Mesela; bir kadın ve bir erkek varmış. Aşık olup, evlenmişler. Son

:D Tabi bu çok saçma bir örnek oldu ama mesela yani.

Daha sonra tüm bu aşamaların aralarına yerleştireceğim olayları belirliyorum. Kadın vardı ama nasıl vardı? Karakteri nasıldı? Erkek nasıl bir yaşam tarzına sahipti? Nasıl tanıştılar? Nasıl aşık oldular? Hikayeleri ne? 

Bunlar önemli detaylar.

Ve bir de hikayenin sonu var tabi ki. 
Ben çoğu zaman final bölümünü taslak aşamasında kararlaştırırım. Ancak yazarken aklıma başka bir şey gelir ve mutlaka değişir :D


Taslak aşaması bitti? Buradan sonra ne yapıyorum?

İtiraf ediyorum. Taslağı yazdıktan sonra yazdığım her şeyi aynanın karşısına geçer canlandırırım :D

"18 yaşına gelmişsin yaptığın işlere bak!" diyebilirsiniz ama canlandırmanın hayal etmenin bir parçası olduğunu düşünmüşümdür hep. Asla ama asla inanmadığınız bir şeyi yazamazsınız. Bir dizi hayal ürünü olsalar bile yazdığınıza önce kendiniz inanmalısınız.

Ve işte geldik yazma kısmını. Kulaklıklarımız ve müziğimiz hazır. Masamız toplu. Kahvemizi ve taslağımızı alıp yazmak için bilgisayarın başına oturduk.

Her yazarın kendi yazma tarzı vardır. Ancak ben düzenli olarak internet hikayeleri ve kitap okuyan biri olarak size bu konuda bir kaç öneri verebilirim.

Nasıl Yazmalı?


1) Yazarken rahat olun. Eğer o an içinizden gelmiyorsa bırakın. Beni bekleyen okuyucularım var diye düşünmeyin. Sonuçta bu bir emek işi ve yazmak için yazmak size bir şey kazandırmaz. Bir de sevgili okuyucular, biraz sabırlı olun. Bir yazar tıkandığı zaman o ruh halinden kurtulması hiç kolay değil :D 

2) Özgün olun. Kimsenin fikrini yazmayın. Sadece yanlış olduğu için değil. Aynı zaman da sıkıcı olduğu için. Bu işin eğlencesi yeni fikirler üretmekte. Yazar olmak demek, üretmek demek. 
Elbette ki aynı konuyu işleyebilirsiniz. Size aynı konuyla yazılmış bir sürü kitap ve hikaye sayabilirim. Ben hep derim. Önemli olan kurgu.

3) Edebiyat parçalayacağım diye kendinizi parçalamayın. Herkes edebiyat parçalayamaz. Benim bu yeteneği kazanmam oldukça uzun zamanımı aldı. Herkes afilli afilli cümleler kurarken ben ezik ezik dolanıyordum ortalarda :D İlla çok yapmak istiyorsanız kendinize bir tema seçin. Mesela ben Karanlık Sırlar'ı yazarken bu tema yı kelebek olarak seçtim. Sürekli kelebekle ilgili betimleme yapıyorum ve çok hoş oluyor :D

4)Betimlemeyi abartmayın. "Gözlerin bir pınarın üzerine yansıyan güneş ışığından kırılan bir ışık huzmesi gibi ışıl ışıl parıldıyordu ve kalbime adeta anne elinden çıkmış, özenle örülmüş bir kazağın her bir ilmeği gibi ince ince işlenmişti" İşte betimlemeyi abarttığınızda ortaya böyle şeyler çıkıyor. :D Bazen yazarlar bu betimleme olayın sadece abartmıyor üzerine bir de ağır bir betimlemeye yapıyor. Bu öncelikle yoruyor ve sonrasın da ise hikayeden sıkılmanızı sağlıyor. Göz kırpması kaç farklı şekilde betimlenebilir ki? Üstelik, bu betimlemelerin arasında olay örgüsünü de kaçırıyoruz.  Ancak betimlemeyi abartmayacağım derken de hiç yazmamak olmaz.
Sürekli, yaptım, geldim, gittim, yattım, kalktım... tarzı bir olay örgüsü de bunaltır. Ben bir zamanlar bunu yapıyordum ve yazarken bile sıkılıyordum.
Kimse hikayeyi elinizden çalmıyor. Kendinize zaman verin ve düşünün. Günlük hayatta yaptığınız şeyleri. Su içerken neler hissediyorsunuz? Bu bir örnek olabilir. "Su içtim" demek yerine "Bardağı dudaklarıma götürdüm ve hafifçe yukarı kaldırdım. Soğuk su yavaşça boğazımdan aşağıya doğru aktı. Su beni yavaşça serinletti ve rahatlama hissi beni sardı" diyebilirsiniz. Evet biraz saçmaladım ama bir anda uyduramıyorum öyle :D


5)Olay örgüsünü kısa tutmayın. Kadın ve Erkeğin tanıştığı süreden bahsetmiştim. Hemen hikayeyi başlatıp tanıştırmayın. Okuyuculara konuyu kavramaları için zaman verin. Karakterleri tanıştırıp, ikinci saniye de ayırmayın. Birbirlerini biraz tanımalarına izin verin. O anı, mekanı, düşünceleri okumamıza izin verin ki hikaye bizi sarsın.

6) Konuşmalarda '-' yerine tırnak işareti koyun. Çünkü '-' kullandığınızda hikaye gibi değilde senaryo gibi oluyor ve akıcılık kayboluyor. Her hikayede bu göze batmaz belki ama genellikle batıyor ve okuyucular bu tarz hikayeleri açtıkları gibi kapatıyor.


7) İmla kurallarına dikkat edin. İnternet hikayesi yazıyorsanız ufak tefek hatalar çok göze batmaz. Ancak kitaplarda bu resmen bıçak gibi batar. Öyle rahatsız eder yani. Ha, internet hikayelerinde göze batmıyor diye de düzeltme okuması yapmadan da yayınlamayın. Bu en başta okuyucuya gösterdiğiniz saygı ve özeni simgeler.

8) Bir hikaye fikrine ihtiyacınız var ama bulamıyorsunuz. Ben böyle durumlarda We heart it, Pinterest gibi sitelere girip resimlere bakıyorum. İçlerinden biri mutlaka bana ilham veriyor. Bunu deneyebilirsiniz. :)


Yazımızın sonuna gelmiş bulunuyoruz :) Aranızda hikaye yazanlar varsa benimle paylaşmaktan çekinmesinler. Her zaman mail adresime mesaj atabilirler. Ayrıca hikaye yazıyorsanız mutlaka hikaye yazma yarışmasına katılın.

Ayrıca hikayelerimle ilgili her türlü bilgiye ulaşmak için yazar blogumu, Wattpad profilimi veya Facebook'ta yazdığım sayfayı takip edebilirsiniz.

Hepinizi öpüyorum :*


Elif Yılmaz





You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook