Twisted Perfection (Perfection #1, Rosemary Beach #4)- Kitap Yorumu

03:20

Life outside of her house was a new experience for Della Sloane. The dark secrets of her past weren’t something she ever intended to share with anyone. They would never understand. No one would ever get close enough to find out. There was always a chance she’d go crazy sooner than they expected…

Woods Kerrington had never been one to be attracted to fragile females. They seemed like too much work. He wasn’t in it for the work just the pleasure. A night full of naughty fun had been exactly what was on his mind when he’d laid eyes on the hot little number that didn’t know how to pump gas and needed some help.

What he didn’t know was she was as fragile as they came.
The carefree girl who spoke her mind and didn’t care what the world thought of her was more breakable than he could ever imagine…

Kitabın Adı: Twisted Perfection
Yazarın Adı: Abbi Glines
Sayfa Sayısı: 210 (Epub)



Twisted Perfection, Perfection serisinin ilk, Rosemary Beach serisinin 4.kitabı. Bu kitaba ve bu seriye tapıyorum sanırım. Hiç bitmesin istiyorum. Grant, Woods, Nan... kim varsa kitapta hepsine hikaye yazılsın istiyorum :D

Yazarın planı da bu anlaşılan.

Bu kitap biricik Woods’umuzla alakalı. Üzgünüm Rush ama Woods kesinlikle tahtına aday.






                                              

       

Woods ve Della hayatlarında ki sorunlardan kurtulmak istedikleri bir anda karşılaşırlar birbirleriyle.

Woods’un ailesi onu istemediği biriyle evlenmeye zorluyordur. Eğer evlenmezse yıllardır uğruna çalıştığı ve hakkı olan aile işini kaybedecektir. Woods’da el mahkûm kabul eder. Aslında onun ki biraz hırstır. Çünkü bu iş için çok çalışmıştır.

Della ise geçmişinde ki karanlıktan kurtulmaya çalışıyordur. Babası ve kardeşi öldükten sonra akli dengesini kaybeden annesinin ona yaşattıklarını ve bir günü onun gibi olabileceği gerçeğini unutmak istiyordur. Bu nedenle en yakın arkadaşı ona arabasını verir ve Della kendini bulmak üzere bu yolculuğa çıkar. Benzin almak için durduğu sırada ise Yunan tanrılarını aratmayan görünümüyle arabasından inen Woods’la karşılaşır ve her şey o noktada başlar.

İkisi de sadece hayatlarından bir geceyi feda etmek ve her şeyi unutmak ister. Güzel bir gece geçirir ve sabah hiçbir şey olmamış gibi ayrılırlar. Birbirlerini bir daha görmeyeceklerini sanıyorlardır ama kaderin onlar için başka planları vardır…


Ne laf ettim be :D

Efenim bu hikâyede Della’ya gram acımadım. Kızım sen delireceğim diye korkuyorsun ama zaten ruh hastasısın. İnsan hayatını ‘ben delireceğim’ diyerek geçirir mi? Bir şeyi kırk kere söylersen zaten olur yani. Önemli olan inanmak ama tabi gelin görün ki Della bunu düşünmek yerine kendine acımayı seviyor.

Bu kitapta acıdığım esas kişi Woods’du. Yazık sen o kadar çalış didin baban çıkıp sana ‘bu kızla evlenmezsen iş miş yok sana’ desin. Eh be Woods ama sen de bu kadar hırslı olma. Olacağı varsa zaten olur. Çek resti. İstemiyorum ulan de. Sana iş mi yok? Tabi ki Woods benim gibi düşünmüyor ve ailesinin istediği kızla evlenmeyi kabul ediyor ama kızı zerre sevmiyor. Sevmiyor sevmesine ama kıza boyuna ümit veriyor.


Bir gün Della Rosemary Beach’e geliyor ve patronun Woods olduğundan habersiz kulüpte iş başvurusu yapıyor. Ya ne kulüpmüş ya. Blaire girdi Rush’ı kaptı,Bethy girdi Jace’i kaptı, şimdi de Della Woods’u kapıyor. Ben girsem acaba bir Grant filan çıkar mı bana da? Hiç mi? Hmm tmm ok by .s.s

Neyse, işte Della gidiyor kulübe iş başvurusu yapmaya bir de bakıyor aaa patron Woods. Şok oluyor tabi ama içten içe de umutlanıyor. Umutlanılmayacak adam da değil Woods :D Sonra bir öğreniyor ki adam nişanlı. Çok kızıyor, çok üzülüyor ama elden ne gelir.

Woods, Della’dan uzak durmak istiyor. Onu üzmek istemiyor ama yapamıyor. En sonunda da zaten canına tak ediyor.


Açıkçası Rush gibi saçma sapan aile dramlarına karıştırmıyor Woods, Della’yı. Evet, ortada eski bir nişanlı ve sorunlu bir aile var ama elinden geldiğince korumaya çalışıyor sevdiği kadını. Biliyor zaten kızın yeteri kadar derdi var. Onun hep yanında oluyor. Gözünü kırpmıyor Della yanındayken öyle yani. Ben daha böyle aşk görmedim hayatımda :D

Ancak Della bir türlü o salak acıma duygusundan kurtulamıyor. Oldum olası güvensiz, kendine acıyan kızlardan hoşlanmamışımdır zaten. Git ders al biraz Blaire’dan. Kız ne zaman biri ona acımaya kalksa ‘benim silahım var’ deyip duruyor :D Ayrıca biraz da onun gibi zeki ol Della. İkinci kitaptan hamile kaldı hatun. Şimdi ohhh kim alır Rush’ı elinden. Ondan iyisi yok. Buradan Blaire Finley’e kocaman bir alkış :D



Kitap oldukça çarpıcı bir olayla bitiyor. Olay çarpıcı, çarpıcı olmasına da Woods hiç oralı değil maşallah. Varsa yoksa Della. Sen de biraz hayatında ki diğer olaylarla da ilgilen Woods yani :D Della kocaman kız. Öğrensin kendine bakmayı :D


Kitap çok güzeldi ve tabi ki burada bitmedi. Yazar hikayeye serinin ikinci kitabı ‘Simple Perfection’la devam ediyor :)

O da en az bu kitap kadar güzel. Yorumu en yakın zamanda sizinle paylaşacağım. O zamana kadar kendinize iyi bakın :)

Hepinizi öpüyorum :*





You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook