Tüyap İstanbul Kitap Fuarı 2013

05:40


                               Uzun ısrarların ardından, çılgın bloggerınız Tüyap’a gitmeyi başardı :D






7 saatlik bir otobüs yolculuğunun ve bir saatlik servis yolculuğunun ardından fuara ulaşmayı başardım ve saat 10.30 da içeri girmiştim.
Aslında fuar 10.00’da açıldığı için oraya giden ilk kişi filan olacağımı düşünüyordum ama yanılmışım :D Bazen bu ülkede ki tek kitap manyağının ben olmadığımı unutuyorum :D
İçeri saate göre gayet kalabalıktı.

Kapıdan geçerken, neden üniversite sınavını tesadüfen kazandığımı anladım. Allah benim öğrenci kartımla fuara bedava girebilmemi istemiş :D Sevgili kuluyum Allah’ın işte :D
Yani öğrenci kartınızla içeri ücretsiz girebilirsiniz :D Yani o parayı kitap paranıza ekleyebilirsiniz. 3-5 lira bir şey demeyin ben Dex’te 4 liraya kitap gördüm :D

Dex demişken, içeri girdiğimde ilk gördüğüm yayın evi oydu.


Dev gibi bir Deamon’la karşılaşınca tabi ben böyle bir iki saniye afalladım :D İlk gittiğimde Köken henüz gelmemişti :( Ben de dolanayım, sonra gelir alırım diye düşündüm.


Daha sonra Pegasus Yayınevi’yle karşılaştık. Dedim tatlım nasılsın? İyiyim sen nasılsın dedi ben de seni gördüm daha iyi oldum dedim :D Çünkü listemde en çok yeri Pegasus Yayınevi’nin kitapları kapsıyordu ama hepsi yeni çıkacak kitaplardı. Yani onlar için de birkaç saat beklemem gerekiyordu :( İçime nasıl oturdu o bekleme şeysi anlatamam. Ben olan kitapları aldım ve gezmeye devam ettim. Daha sonra ki durağım İthaki Yayınları oldu.



İthaki Yayınları aynı zamanda Yabancı Yayınları oluyor bunu belirtmek istiyorum. Eh, oraya uğramışken Araf’ı ve Yolun Sonundaki Okyanus’u almadan ayrılmak olmazdı. Ne yaptım? Aldım :D


Ve sonra Ephesus’a geçtim. Ah o stand yok mu o stand :D Fuar da en sevdiğim stantlardan biriydi. Oraya giderken bana içimden bir ses ‘burayla ilgili bir şey vardı ama ne?’ deyip durdu.
Standa gittim. Kitaplara bakıyorum filan ama nasıl kararsızım. Sonra biri gelip bana kitaplarla ilgili bilgi vermeye başladı ama nasıl bir bilgi vermek o. İşte o an benim jeton düştü. O kişi bir bloggerdı. Fuarın en iyi özelliği standlarda yer yer bloggerların olmasıydı. Sorun şu ki ben o bloggerın hangisi olduğunu daha önce internette okumuşumtum ama o an hatırlayamadım ve bu beni çileden çıkardı. Taktım kafaya, arıyorum arıyorum bulamıyorum filan :D
Neyse ayrıldım Ephesus’tan elimde ‘Sert Rock, Gül ve Avcı ve Şans Bilekliği’ kitapları ile ama sonra geri döndüm ve bu sefer de ‘Beni Aşka İnandır’ kitabını aldım. O geri dönüşümde standa tek bir blogger olmadığını fark ettim. Bu arada o konuştum blogger Küçük Kız’dı :D


Epsilon’un standı da oldukça büyüktü. Bir an kararsız kaldım. Umutsuz’u alsam mı almasam mı diye ama sonra emin olamayınca almadım. Kitabı okumak istiyorum aslında ama dedim ya kararsız kaldım.
Artemis’in resmini çekmeyi unutmuşum ama şunu fark ettim. Resmen yayınevini taciz etmişim bu yıl :D Tüm güzel kitaplarını sömürmüşüm :D Bir tek Cehennem Makineleri eksik onu da alamadım maalesef :(


Arkadya Yayınevi’nin standı da bayıldığım stantlardan biriydi. Rengarenk kitapların arasında insan kendini kaybediyor ve oldukça kararsız kalıyor. Ben iki kere gidip tam beş kitap aldım :D
Bu arada fuar nedeniyle kitaplar 10 liraydı :D
Sarah Jio’nun üç kitabını aldım. Mart Menekşeleri, Yağmur Sonrası ve Böğürtlen Kışı kitaplarını aldım ve Böğürtlen Kışı’nı imzalı olarak aldım :D


Arkadya Yayınevi’nin şöyle iyi bir özelliği var, kitaplarında ayraç çıkıyor. Hem de püsküllü :D Tabi benim gibi ayraç manyağı insanlar bunu görünce çıldırıyor :D Zaten bir Dex bir Arkadya. Bayılıyorum onlara :D


Fuarda saat 15.00’da Canan Tan imza günü vardı. Ben de Yüreğim Seni Çok Sevdi’yi okumuş ve aşık olmuş bir insan olarak gidip hemen kitabımı imzalattım :D
Not: Buradan Aslı’ya tekrardan sevgilerimi (!) yolluyorum. Aferin Aslı, o tiple o zekayla buldun Murat gibi çocuğu sonra da bıraktın. Aferin!
İmza günü oldukça kalabalıktı ama ben bir buçuk saat öncesinden gidip sıraya girdim :D Ne yapayım. Saat 19.06’da otobüsüm var en geç 16.00’da oradan çıkmam gerek :D Ben de hemen gidip en önde sıraya girdim. Tabi benden önce birileri vardı ama olsun, öndeydim sonuçta. 6 kitap imzalatanlar bile oldu :D Bir üzüldüm kadına o an :D Dedim ilerde inşallah bir gün kitabım çıkarsa bana da mı böyle olacak? :D Üşengeçlikte dünya markası olduğumu söylemiş miydim? :D




Yüzümü sansürleyesim geldi :D Nasıl çirkin çıkmışım :D Allah Allah aslında gayet fotojenik, güzel bir kızımdır :D Allah vergisi işte ne yaparsın :D

Kitabımı imzalarken ona bir sorum olup olmadığını sordu ben de, benim de yazdığımı ve bana tavsiyesi olup olmadığını sordum o da bana bunun tavsiyesi olmayacağını söyledi ve çok okumamı çok yazmamı, içimden geldiği gibi yazmamı söyledi. Eh, o zaman doğru yoldayım :D

İmza gününden sonra hemencecik otobüsüme gittim. Benim için oldukça acılı bir yolculuktu :D O kadar saat gezmenin zararları :D Boynum, bacaklarım, sol elim iflas etti resmen ama şimdi iyiyim ve evdeyim :D Yol boyunca Vera'nın Rüya Kitaplığı bana eşlik etti :D Neredeyse bütün yol boyunca onunla konuştum :D Ayrıca fuar boyunca takipçilerimle de bol bol konuştum. Yorumlarını ve mesajlarını eksik etmediler sağolsunlar :D
Ve işte fuar ganimetlerim :D






Not: Batik poşeti, Ephesus çıkartmamdan bir hatıra :D Sağolsun beni madur etmediler ve poşetleri olmadığı için bana bu poşeti buldular :D









You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook