Cumartesi İlk 10: Yürek Burkan Anlar

01:17


Çok uzun zamandır Cumartesi ilk 10'a katılmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş.



1.Senden Önce Ben: Lou, Paris'te bir kafede oturmuş kuruvasanını yiyor, kahvesini içiyor ve Will'i unutmaya çalışıyordur. Ancak o mektup... ah mektup yok mu o mektup :( Lou'nun, Will'in mektubunu okuduğu bölüm, bir kitapta benim içimi en çok burkan, en çok acıtan andı.

2.Aynı Yıldızın Altında: Artık kitabın sonlarına yaklaştığımız ve John Green'e, Gus'a yaptıklarından dolayı ağıtlar yaktığımız bölümlerdeyiz. Hazel, Augustus'un, Peter Van Houten ile bir kez daha konuştuğunu öğreniyoruz. Üstelik sadece Hazel için... Hazel arayıp, Gus'un mektuplarını vs. buluyor ve benim içimi burkan an yine bir okuma anı oluyor. Ah zavallı Hazel, zavallı Gus :(

3.Ateş Böceği Yolu: Bu kitap Kristin Hannah'nıın en sevdiğim kitaplarından biridir. Ve bu kitabın sonu... O kadar çok ağladım ki anlatamam. Bir de ben kitap okurken ekstra sulu göz oluyorum. Yani ağla ağla öldüm. Sonunda ne olduğunu söylerdim ama okumayan varsa spoiler olur.

(Fark eden var mı? İçimi burkan olaylar hep benzer olaylar :D Will, Gus, Katie... bakalım sırada kimler var? :D)

4.Ben Ölmeden Önce: Bu kitabı okumamın üzerinden çok uzun süre geçmedi ve hala yorum yazmamı bekleyen kitaplardan ama sonunda en çok hüzünlendiğim kitaplardan biri de budur. Sam'in sonu, yaptığı fedakarlıklar, tekrar SAM'İN SONU bunlar hep canımı acıtan şeyler oldu ama bu kitapta içimi burkan yegane olay Sam'in sonu değil, kitabın sonu oldu.

5.Sentinel: Bu kitap yurt dışında henüz çıktı ve bende daha yeni okudum ama okurken gözlerimin dolmasına sebep olan bir sahne vardı ki... (Spoiler içerir sonra uyarmadı demeyin) Ares gitmiş, Alex tanrı katiline dönüşmüş, Seth iyilere katılmış, her şey yolunda. Tek bir şey dışında. Alex tanrı katili. Biz daha en başından tanrıların bunu hoş görmeyeceğini biliyorduk ama ne bileyim Apollo onu kurtarır, kendi canını teklif eder, Alex'in güçlerini alır filan diye düşünmüştüm ama yo! Hiç Alex için ağlayacağımı düşünmezdim. 5 numarada içimi burkan an, Alex ve Seth'in vedalaştığı an oldu.

6.Fırsatçı: Kitap boyunca içimde hep bir umut besledim. Dedim ki olacak. Caleb ve Olivia olacak. Ancak Olmadı.Birbirlerine veda ettikleri o son sahne benim günlerce kendime gelmeme engel oldu.

7.Ayaklı Bela: Bu kitap, kız karaktere sık sık küfür ettiğim kitaplardan biridir ve içimi burkan an, yine, kız karaktere küfür ettiğim anlardan biri. Abby'nin, ilk gecelerinden sonra onu bırakıp gittiğini anlayan Travis'in o hali beni çok üzmüştü :(

8.Final: Fısıltı serisinin son kitabında benim çığlıklar atmama ve günlerce depresyona girmeme sebep olan bir sahne vardı. *Spoiler* Scott'ı öldüğünü görmek beni çok derinden yaralamıştı. :(

9.Camlar Şehri: Valentine kupayı, kılıcı ve aynayı ele geçirmiş ve Melek Raziel'ı çağırmaya hazırlanıyordur. İşte benim içimi en çok burkan an, tam da o an. Valentine'in meleği çağırması değil tabi ki *Spoiler* Jace'in ölmesi sorun. :( 

10.Özgürlüğün 50 Tonu: Anastasia, hamile haliyle, Christian'ın kız kardeşini kurtarmak üzere başından büyük işlere bulaşır ve kendini hastane de bulur. O uyanmaya çalışırken başından bir an bile olsun ayrılmayan Christian'ın hali benim 10 numara da içimi en çok burkan andır :(


You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook