Tempting Fate-Kitap Yorumu

10:22


When Gabby first met Elliott she knew he was the man for her. In twenty years of marriage she has never doubted her love for him - even when he refused to give her the one thing she still wants most of all. But now their two daughters are growing up Gabby feels that time and her youth are slipping away. For the first time in her life she is restless. And then she meets Matt . . .

Intoxicated by the way this young, handsome and successful man makes her feel, Gabby is momentarily blind to what she stands to lose on this dangerous path. And in one reckless moment she destroys all that she holds dear.

Consumed by regret, Gabby does everything she can to repair the home she has broken. But are some betrayals too great to forgive?


Tempting Fate, orta yaş krizinin sadece erkekleri değil ayrıca kadınları da etkileyebileceğini ve kadınları da yoldan çıkarabileceğini anlatan bir hikaye.


Jane Green bir kadının arzuları ve gerçek hisleri arasında yaşadığı zorlu dönemi anlatmış hikayede.
Biz bu döneme kısaca ‘orta yaş krizi’ diyoruz.
Erkeklerin bu dönemde neler yaptığını bilmeyen yoktur herhalde. Evini, arabasını, hatta karısını bile daha iyisi ve daha yenisiyle değiştiren erkekleri hepimiz duymuşuzdur. Peki ya kadınlar?
Gabby’nin hikayesi arkadaşlarıyla dışarı çıktığı bir gece başlıyor. Gabby her şeye sahip. Onu seven bir koca ve harika iki çocuk.
O gece tek başına oturmuş martinisini içiyor ve arkadaşlarının evli oldukları halde başka erkeklerle flört etmesini izliyordu.
Gabby bu davranışları kesinlikle onaylamıyordu. Bir arkadaşı gelip ona ‘evli olman öldüğün anlamına gelmiyor. Gözlerin var ve başkalarından da etkilenmen normal. Sonuçta kocanı aldatmıyorsun ya!’ dediğinde  bunun ne kadar yanlış olduğunu düşünen kadın, yanına gelen ilk genç erkekten etkilendi.

Matt, onun tanıdığı herkesten farklıydı. Genç, başarılı ve çekici.
Gabby onu o geceden sonra uzun bir süre aklından çıkaramadı.

Ne olduysa zaten ondan sonra oldu. Önce Gabby ve Matt internet üzerinden mesajlaşmaya başladılar. Her şey en başta arkadaşçaydı ama Matt’in, Gabby’den etkilendiği her halinden belliydi ve Gabby’de sürekli onu düşünüp duruyordu. O kadar ki bazen kocasıyla birlikte olurken bile onu düşünüyordu. Burada ‘eh yuh artık’ demiştim.

Daha sonra en yakın arkadaşının hamile kaldığını öğrendi. Gabby hep onun için üçün uğurlu sayı olduğunu düşünmüş ama kocası önce  bir çocuk daha istemediğini söyleyip sonra kısırlık ameliyatı olunca bu şansını kaybetmiş. Şimdi bir de arkadaşının geç yaşta hamile olduğunu öğrenince Gabby’de ipler kopuyor.
Matt tabi buna biraz da ilgi gösterince… çocukla şehir dışında gizli gizli buluştu bile.


Gabby’nin kendini sürekli şişko ve çirkin bulmasına bir türlü anlam veremedim. Hele ki kocasından başkasına ilgilenmesi çok sinirimi bozdu. Adam kadının resmen gözünün içine bakıyor öyle aşık karısına ama bizim ki doyumsuz. Sırf o Matt için yeni kıyafetler almalar, güzellik uzmanlarına gitmeler, yüz gerdirmeler filan.

Neyse işte olaylar gelişiyor ve bir gün bunlar olayı sonuca bağlıyorlar. Kadın çocukla yatıyor ama bir pişman bir pişman. Matt’le ilişkisini kesiyor ve bunu bir sır olarak saklamak istiyor ama artık her şey için çok geç.

*SPOILER*

Olaydan bir süre sonra Gabby hamile kaldığını öğreniyor ve doğal olarak bebeğin babası kocası değil.
Gabby kocasına her şeyi anlatıyor, adam bunu terk ediyor filan Gabby çocuğu doğuracak yani.

Şimdi kitapta benim beğenmediğim yerleri anlatmak istiyorum.

Öncelikle Gabby bebek doğduktan sonra Matt’e gidip baba olduğunu söylediğinde verdiği tepki…ne bileyim fazla iyimserdi. Adamın manken sevgilisi var, zengin, yakışıklı. Bir öğreniyor ki yaşlı bir kadından bebeği var ama verdiği tepki ‘Sen harika bir annesin Gabby, bebeğimin annesi olmasını isteyeceğim kadar harika’ oluyor.

Hadi neyse bu da tamam. Kitabın sonu da hoşuma gitmedi açıkçası. Tablo şu. Gabby, kocası, kızları, oğlu, Matt, onun sevgilisi, aile dostları vs. Matt ve Gabby’nin oğlunun ilk doğum gününü hep birlikte kutluyorlar. Biraz çabuk kabullenildi olay.

Kitap genel olarak güzeldi. Orta yaş krizi gayet güzel bir şekilde anlatılmıştı. Bir tek dediğim gibi sonuç kısmı beni tatmin etmedi. Ben kitabı İngiltere’den aldım ama isteyenler e-book olarak bulabilirler J


You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook