Kötü Çocuk 2-Hikaye Yorumu

02:59


Meriç maymun iştahlı umursamaz kötü çocuk. Kayla saf cesur masum kız. İkisinin yolu nasıl kesişti dersiniz ? Kaylanın cesurluğu Meriç'in ulaşılmazlığı... Onlar sevgili olmayan iki genç... onlar zıtlıkların birleştiği siyah içindeki beyaz,Beyaz içindeki siyah iki nokta...


Birinci hikayenin sonunda Meriç ondan neredeyse 65 bölüm boyunca beklediğimiz performansı göstermiş ve Kayla’ya onu sevdiğini söylemişti.
Bu hikayede Kayla ve Meriç’in ne oldukları tam olarak belli değil. Yani böyle bir sevgili gibiler ama aslında değiller :D
Kısaca şöyle açıklayabiliriz aslında. Kayla, Meriç’in kızı. En doğru tabir bu çünkü.



Ben birinci hikaye öyle bitince daha başka bir ikinci hikaye bekliyordum aslında. Ne bileyim hani hep birinci kitabın sonunda aşkını ilan eden kötü çocuk ikinci kitapta kızın aşkından köpek olur ya. Öyle bir şey bekliyordum ama yazarımız beklentileri aştı.
Meriç hala bir öküz :D Bence böyle olduğu daha iyi olmuş. Zaten Türk erkeği dediğin vurdu mu yumruğunu masaya kadın kısmı susar :D Şimdi öyle dedim diye de ben susarım sanmayın. O masaya vurursa bende ona vururum :D 

Herneyse konuyu dağıtmayalım. Meriç’le Kayla’nın araları en başlarda çok iyi. Böyle her buldukları köşe bucakta oynaşmaya başlamaları yok mu bir de… Ya gidin evinizde oynaşın abicim. Meriç’i olan var olmayan var :D


Efenim serinin ikinci hikayesini benim en gıcık olduğum konulardan birinin üzerine. Yanlış anlamayın okumaktan gıcık olduğum değil, okurken ana kız karaktere gıcık olduğum ve onu gördüğüm yerde boğmak istememe sebep olan bir konu.

Kayla’nın bu sefer ki saçmalığı ‘senin için senden vazgeçiyorum’
Meriç bu kıza çocuk demekte haksız mı? Kayla’ya saf diyorlar ama saflığı geçiyor artık biraz bunun ki. Biz halk arasında bu durumu ‘Salaklık’ olarak anıyoruz ve maalesef henüz bilinen bir tedavisi yok. İsviçreli bilim adamları üzerinde çalışıyorlar ama. İlk denekleri de Kayla olacak.
Neyse, Meriç çok kavga etmeye başlayınca ‘eğer onu bırakırsam kavga etmeyi de bırakır’ düşüncesiyle Meriç’ten ayrılıyor.

Bence bu Kayla’nın bahanesi. Çünkü çocuk buna taaaa birinci hikayede ‘gitme’ dedi. ‘sen  beni o nefret ettiğim ihtiyacın içine itiyorsun ama gitme’ dedi. Bunu bile bile çocuğu bırakmasının sebebi bence Kayla’nın, Meriç’in onu başka şeyler için istediğini düşünmesi.
Tabi bunu kendine bile itiraf edemiyor.

Hem çocuğu bırakıyor hem de peşinden ayrılmıyor. Bu kızın derdini hala anlayabilmiş değilim. Bir de o yokken başını bir güzel belaya sokuyor.
Hayır madem bu kadar acı çekeceksin niye bırakıyorsun çocuğu.

Bu hikayenin final bölümü benim Kötü Çocuk serisinde en sevdiğim bölümlerden ikincisi. Birincisi de bu hikayede ama hangi sahne olduğunu söylemem. Sürpriz :D

Meriç aslında tam dozunda yazılmış bir karakter.
Kendi içinde sorunları olan ve birine muhtaç olmaktan nefret eden birisi ama Kayla ile tanışınca bir anda ona hiç istemediği bir ihtiyaç duymaya başlıyor ama bunu belli etmiyor.
En iyi yanı da o kötü çocuk özelliğini kaybetmemesi.
Bir kötü çocuğun, pısırık ev erkeğine dönüşmesi kadar itici bir şey yok çünkü. Meriç bence hiç değişmesin ama sadece bir defa için bile olsa Kayla’nın aşkından ser sefil olduğunu görmekte istemiyor değilim yani :D


Hikayeye buradan ulaşabilirsiniz :)



You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook