Kötü Çocuk 1-Hikaye Yorumu

01:57


Kimin kızıydım ben? Ortaya çıkalı 3 hafta olan biyolojik adama "Ben senin kızın değilim!" diye haykırıyordum ama Kötü Çocuk'un kızı olarak anılıyordum. Almaya çalıştığım intikam beni cehennemin dibine doğru çekerken tek yapabildiğim annemi özlemekti.


Kayla Askaya hikâyenin ailesi sorunlu, psikolojik problemleri olan ana karakteri.
Son yorumlarımda sürekli bunu söyleyip durduğumun farkındayım ama eğer ortada iyi bir hikâye varsa ailesi sorunlu, psikolojik problemleri olan kız olmazsa olmazdır.
Kayla da bu hikâyenin olmazsa olmazı.



Kötü çocuk serisi 3 hikâyeden oluşuyor ve benim hala merakla ve heyecanla takip ettiğim bir hikâye.
Kayla yıllarca babasını tanımadan annesiyle büyümüş ve şimdi bütün hayatını değiştirerek, bilmediği bir şehre, tanımadığı bir adamın yanına sırf ‘babası’ olduğu için taşınmayı bir türlü kabullenemiyor.
Bu yüzden bir karar alıyor. Sırf babasından intikam almak için iyi kız Kayla, kendine bir kötü çocuk bulmaya karar veriyor ve Meriç Tuna hikayeye böyle dâhil oluyor.
Meriç bildiğiniz kötü çocuklardan çokkkk farklı. Bizim bildiğimiz kötü çocuklar hikayenin bir yerinden sonra kıza sırılsıklam aşık olur ve onun yürüdüğü yola tapacak kıvama gelir.
Meriç öyle değil. O öküz geldi öküz gidecek ama bu Meriç’i cazip yapan şey.
Meriç’in de bazı sorunları var ama spoiler vermemek için bu sorunlarından bahsetmeyeceğim.
Her zaman ‘Türkiye’de nerde böyle çocuklar ya?!’ diyerek ortada dolana ben, bu hikayeden sonra bu cümleyi bir daha kurmadım.

Kayla bu işe önce babasından intikam almak için giriyor ama tabi işin sonunda Meriç’e âşık oluyor.
Meriç’te sevmiyor değil kızı ama romantik olmak onun tarzı değil.


Şimdi efenim ben Meriç’in yerinde olsaydım hiç uğraşmazdım bu Kayla denen karın ağrısıyla :D
Kız çocuğun hayatına girdiğinden başına açmadığı bela kalmadı. Nefes alması bile sorun yaratıyor Kayla’nın. Sırf bu yüzden bir ara yazara Kayla’ya ulaştırması için bir tehdit mektubu gönderecektim.

‘Hiç de sevgili olmayan Kayla;
Bekle geliyorum. Ölümün benim elimden olacak.
7 gün, I want to play a game.
Yakında görüşürüz, Meriç’e selamlar’


Benim hikâyede en çok sevdiğim olaylardan biri Kayla’nın ‘Meriç’in kızı’ olarak anılmasıydı.
Bu da Kayla’nın suçu tabi ki. Meriç’in peşinden bar-kafe tarzı bir yere gidiyor ve orada birkaç tip buna sarkıntılık ediyor. Meriç bunu koruyunca da ki bence hiç gerek yoktu bıraksaydı da yeselerdi kızı orda, işte durum böyle olunca herkes onu ‘Meriç’in kızı’ olarak anıyor ve ona bulaşmıyor. Böyle bir ‘saygılar yenge’ moduna giriyorlar :D Ancak tabi Kayla sorunlu dediğim gibi. Rahat durmuyor.



Meriç (resimde ki arkadaş yazarın bizler için seçtiği Meriç ki şahsen onu böylece bütün olarak yiyebilirim:D) bir ressam.
Bu benim hikâyeyle ilgili sevdiğim bir diğer olaydı. Meriç tam anlamıyla bir kötü çocuk. Bu kesinlikle değişmez bir gerçek ama resim yapıyor olması bence onun iyi yanını yansıtıyor. Dediğim gibi Meriç’in de kendi için de sorunları var ve resim bu sorunlardan uzaklaşma yöntemi. Şimdi bir de başında bir de Kayla olduğuna göre, ben onun yerinde olsam, başımı kaldırmadan resim yapardım :D
Yin ve Yang’ı bilmeyeniniz yoktur. Bence Meriç ve resmi Yin ve Yang gibi. Kayla bu tabiri Meriç ve kendisi için kullanıyor ama resim, Meriç’in tüm karanlığının içinde ki beyaz nokta gibi.


Okumak isteyenler hikayeye buradan ulaşabilirler :) 







You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook