2.Wattpad Turu-Ben Baba Olamam-Yazarla Söyleşi

01:20





Bir turun daha sonuna gelmiş bulunuyoruz :D
Turun son gününde 'Ben Baba Olamam' hikayesinin yazarı Aydan İnan'la yaptığım söyleşiye yer vermek istiyorum :)
Yazarımız 17 yaşında ve Urla Hakan Çeken Anadolu Lisesi'nde okuyor.
Bu durumda kendisi bir son sınıf öğrencisi. Allah kolaylık versin :D Malum sınav dönemi :D

Söyleşiyi sizinle paylaşmadan önce yazarın söyleşiden önce, söyleşi sırasında ve sonrasında bende harika izlenimler yarattığını belirtmek istiyorum. Çok tatlı, çok sevimli biri :) Ona ilk turdan bahsettiğimde çok heyecanlandı. Benim kadar heyecanlanmış olamaz. Bu benim ilk röportajımdı. :) İlk röportajımı bir internet yazarıyla yapmak benim için çok özeldi çünkü ben de bir internet yazarıyım ve bizlere kendimizi tanıtmamız için şans verilmesi gerektiğine inanıyorum :) Umarım bu turdan sonra hikayesi daha iyi yerlere ulaşır :) 


O: yazmaya ne zaman ve nasıl başladın?
A: 
Yazmaya 14 yaşında başladım. Küçük bir defter alıp o an aklımdan ne geçiyorsa yazmaya başladım önce...Herkesin tahmin edebileceği gibi komik şeylerdi. Bir konu yoktu bir ana fikir yoktu ama rahat hissetmemi sağlıyordu ve bu böyle amatörce tam iki ay devam etti. Sinirlendiğimde veya bir şeye üzüldüğümde sürekli aynı yöntemi uyguladım. Sonra kurgulamak istedim artık. Ve birkaç amatör kurgu sonrasında iyi şeyler kurgulayabildiğimi fark ettim. Hala beni rahatlatan tek şey yazmaktır.

O:'Ben Baba Olamam' hikayesiyle ilgili fikirler ilk olarak ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?
A: 
We heart it de geziyordum ve kitabımın ilk kapağı olan o şebek resmi görmemle kendime söz verdim. Bu resmi canlandırmalıyım ona hayat vermeliyim dedim ve bu sözümden sadece bir hafta sonra bir konu çizgisi belirlemeden yazmaya başladım. İlk bölümü bitirdiğim an da hemen Wattpad'e yükledim zaten. Bölüm bir gün içerisinde öylesine büyük bir ilgi aldı ki tahminlerimin çok ama çok ötesindeydi. Ve o zaman kendime bir söz daha verdim bu hikayeyi sonlandırmadan yazmaya ara vermeyeceğim diye.

O:Bence hiç ara verme zaten gayet güzel yazıyorsun :)
A: 
Çok teşekkür ederim canım benim :)

O: Peki ya karakterler? Onları oluştururken nelere dikkat ettin?
A: 
Jason için önce sorumsuz bir tip yaratmak istedim ki sonrasında büyük değişim göze fazlasıyla batar dedim. Jason geçmişi yüzünden biraz yara almış biri zaten. Austin'i bir süre sonra hemen benimsemesi geçmişte yaşadıklarını biricik gün ışığına asla yaşatmak istememesinden kaynaklanıyor. Sarah'nın çok masum ve iyi kalpli olmasını istedim çünkü Jason'ın değişiminde çok büyük etkisi olacaktı. Geri kalan diğer karakterlerse tamamen hikayeye tat katmak amacıyla yazdığım karakterler... Hepsinin ayrı bir renk tonu var ve bu hikaye içinde büyük bir gök kuşağı oluşturmamı sağlıyor. 

O: Jason başlı başına hayatımızı renklendiren bir karakter zaten :D
A: 
Karakterim adına teşekkür ediyorum o zaman :D 

O: peki sen sarah'nın yerinde olsan ne yapardın? Mesela Jason'a gider miydin?
A: 
Hahaha harika bir soru... Sanırım giderdim. Sonuçta ortada bir bebek var ve babasının yanında olmasını isterdim. Kesinlikle giderdim. 

O: :D Bende giderdim sanırım :D Hikayeyi Jason'in ağzından yazıyorsun. Bir erkeğin ağzından yazmak zor olmuyor mu? Bir yazar olarak biliyorum ki bir erkeğin düşüncelerini yazmak kolay değildir :)
A: Kesinlikle kesinlikle hiç kolay değil :) Çünkü biz kadınlardan çok ama çok daha nesnel düşünmeye yönelikler. Ama yaklaşık bir 10 bölüm sonrasında Jason karakterini benimsedim ve artık düşüncelerini aktarmakta çok fazla zorluk çekmiyorum :)
O: Özellikle yazmak istediğin bir tür var mı?
A: 
: Bir fantastik kurgu daha oluşturmak istiyorum aslında. Bu sefer orta çağ döneminde geçmesini istiyorum. Belki şu an değil ama yazın bunu uygulamaya geçirmek istiyorum.
O: Tarihi 
konular benim ilgimi çekmiştir sabırsızlıkla bekliyor olacağım :D
A: 
:))) İşte şimdi mutlu oldum

O: Aldığın en kötü,en iyi ve en komik yorum nedir? Hatırlıyor musun?
A: 
: En iyi yorumlarımda ayrım yapamayacağım çünkü siz o kadar tatlı okuyucularsınız ki bana binlerce en ama en en en en iyi yorum verdiniz...İşte bu yüzden içinden birini seçemiyorum. Ama kötü yorum olarak ...Düşüş hikayemde bununla burun buruna gelmiştim. Düşüşün, Fısıltı kitabına çok benzediği ve neredeyse kopya çektiğimi belirtmişti bir arkadaş ama okursanız aslında ne kadar farklı bir konu barındırdığını anlayabilirsiniz. Beni kırmıştı çünkü sonuç olarak bir düşmüş melek hikayesi ve bazı ayrıntıların benzemesi çok normal. Ayrıntıdan kastım da V şeklinde yara, heşvan gibi küçük şeyler.
O: Fısıltı'yı 
da Düşüş'ü de okudum ve alakası olmadığını söyleyebilirim. Sadece temel aldıkları konular aynı :D Peki ya en komik?
A: 
Melanie için hazırlanan harika bir işkence planı vardı :D Saçlarıyla spagetti yapmaktan ve gözlerini de yanına köfte olarak hazırlamaktan bahsetmişti bir okuyucum. Adı Kayra...Planına aşık olmuştum :D
O: 
:D ahaha :D güzel planmış :D Bence uygulanmalı. Hele ki son olanlardan sonra :D
A: 
Kesinlikle çok hoştu :D gülmüştüm

O: :D Peki biraz kendine bahset. Hikayelerini yazarken kendine ait özellikleri yazılarına dahil ediyor musun?
A: 
Her hikayemde bir karakterime bir özelliğimi katıyorum evet. Sarah'nın alttan alma özelliği. Jason'ın oğluyla hazırladığı o komik planları bile beni yansıtıyor. Küçük kuzenimle öyle hazırlamış olduğumuz çok planımız var :)) Diğer hikayelerimin karakterleri de aynen böyle benden küçücük bile olsa bir şeyler taşıyorlar. Boş zamanlarımda yazmakta olduğum bir hikaye var ve onun baş karakteri kız kendimden ilham alarak yazdığım bir karakter olma özelliğini taşıyor.   Yani huyları hareketleri açısından. Onu da yazın yayınlarım büyük ihtimalle :))

O: Söyleşiye son vermeden önce hikayenin geleceğiyle ilgili söylemek istediğin bir şey var mı?
A: 
Melanie açısından içinizin rahat olmasını istiyorum sadece :))

O: :D İçimiz rahat. Nasılsa Jason sonunda saldıracak ona :D Söyleşi için teşekkürler :)
A: 
Önemli değil canım benim :) Ben çok teşekkür ederim asıl.







You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook