Aidan-Hikaye Yorumu(İnternet hikayesi)

06:08



Karşımda duran bir katildi. Yüzü her ne kadar güzel olsa da.Hadi ama korkudan iyice saçmalamaya başlamıştım. Katilimi mi beğenmiştim ben az önce? Ölmeyi şimdi gerçekten hak etmiştim işte.


Bir süredir yorum paylaşamamıştım ama işte karşınızdayım :) Aidan bir internet hikayesi. Büşra Küçük adında gerçekten başarılı bir yazar tarafından yazılıyor.




Nil; Kendi halinde yaşayan, ailesiyle sorunları olan, kafe de ki işi dışında pekte bir hayatı olmayan bir kızdır.
Son müşterinin de gitmesini ve ardından dükkanı kapatıp eve gidebilmeyi beklediği sıradan günlerden birinde, başına gelebilecek en korkun. Şey gelir. En azından o, en başta böyle düşünüyordur.
Nil iş çıkışı eve giderken, arka sokaklardan birinde bir cinayete tanık olur.

Bir cinayete!

Katil onu görür. Nil tüm gücüyle oradan kaçar ve evine gider. Deli gibi korkuyordur. Ne yapacağını bilmiyordur.
Aynı gece, katil, Nil’i evinde ‘ziyaret’ eder. Onu sessiz olması ve gördüklerini kimseye anlatmaması konusunda uyarır.
Peki Nil ne yapar? Tabi ki sabah uyanır uyanma ilk iş polise gider. Nil, katilin başına bela olmaya niyetlidir.





Zaten bu baş kız karakterleri ben anlamıyorum bir türlü. Adam sana sus otur diyor. Canın bu kadar m kıymetsiz. Beyinsel fonksiyonlarında sorun mu var? :D
Nil başına bela olmaya başlayınca katilimiz onu kaçırıyor, korkutuyor, tehdit ediyor ama Nil’in uslanmaya niyeti yok.
Katil bu sefer onu kendi evine götürüyor. Bir süre orada tutacak çünkü bela olmaya devam etmeyeceğinden emin olmak istiyor.

Ben katilimize orada aşık olmaya başlıyor. Henüz katille ilgili bilgi vermiyorum. Her şeyin bir sırası var değil mi? :D
*SPOİLER*

“Seninle aramda hiçbir şey olmayacak!” dedim sertçe
“Aklın nerelerde ufaklık? Ben o gün boyu giydiğin kıyafetlerle yatağıma giremeyeceğinden bahsediyorum”
--------------------------
“Bak ne diyorum? Biraz eğlenirsek şu dışarıdaki sesi umursamazsın bile”
“Aklından bile geçirme”
--------------------------
Nil katilin evindeyken, katil bir anda onu aşağı indiriyor ve oradan çıkmamasını söylüyor. Dışarıda birileri var ve Nil onları görmemeli, onlarda Nil’i ama Nil ne yapıyor? Söz dinlemiyor ve olduğu yerden çıkıyor. Adamlarda onu görüyor doğal olarak.

O adamlar Vampir!

Şimdi Katilimizle ilgili konuşabilirim işte :)
Onun adı Aidan.




Aidan; Güç için kurt adam, vampir ve benzeri yaratıklara dönüşmesini engelliyor ve dönüşenlerden kurtuluyor. Her zaman öldürmüyor ama onların icabına bakıyor.
Aidan aslında bir koruyucu ya da bir zamanlar öyleydi. Büyücüleri, onları yok etmek isteyen insanlardan koruyor. Bu onun istediği bir şey değil. O böyle doğdu ve koruyucu olmak berbat bir şey. Aidan bir gün koruduğu büyücüyü öldürüyor ve kölelikten kurtuluyor.
Adamları ona Latince’de bağışlayıcı anlamına gelen ‘Donantes’ ismiyle sesleniyor çünkü hepsini kölelikten o kurtarmış.

Aidan’ın adamlarına bayılıyorum. Özellikle de Ray’e

“Çığlık atan kız da gelmiş”
“Benim bir ismim var”
“Çok konuşan kız”


Aidan aslında İrlandalı. Geleneklerine çok bağlı. Onun için bir kız saf olmalı. Sadece onun olmalı. Çünkü sadece onun olan değerlidir, onun için. Başkasının olan değil.

Şimdi dönelim olaylara. Nil başını tabi ki vampirlerle belaya sokuyor. Aidan’da onu korumak için adamlarıyla birlikte kaldığı bir çeşit dağ evine götürüyor. Bildiğiniz dağa kaldırdı kızı yani :D

“Neden beni koruyorsun?”
“Sende bir ışıltı gördüm. Onu benimle paylaşana kadar da diğer kötü adamların sana zarar vermesine izin vermemeyi seçtim”

Aidan ve Nil bu andan itibaren atışmaya başlıyor ve atışmaları çok komik. Bu kesinlikle Nil’in suçu. Bulmuşsun o tiple yakışıklı çocuğu gıcıklık yapıyorsun :D

“Senden nefret ediyorum?”
“Farklı şeyler bulmalısın bu eskidi”
“Ukala.Uyuz.Düzenbaz. Daha ister misin?”
“Beni sevme şeklin çok çekici”

Ama Aidan’ın da dediği gibi onda bir ışıltı var. Aidan’ın karşı koyamadığı bir ışıltı. Bir insan ancak bu kadar tatlı aşık olabilir ya. Yapmayın şöyle şeyler ya benim Bad Boy zaafım var ama :( :D

Aidan ve Nil sürekli atışıyor, Nil onu çileden çıkarıyor ve en sonunda benim en sevdiğim sahnelerden biri geliyor.

“Ne işin var burada? Sakın düşüncelerime bulaşma ve git”
“Ben yalnız uyumaya alışkın değilim. Olmaz”
“Yattığın kızlardan birini çağır o zaman. Ah! Pardon onların hayatı önemli tehlikeye atmak istemezsin değil mi? Ne kadar safı…”
Dudaklarını dudaklarıma yapıştırıp öpmeye başladığında gözlerimi yumarak hareketsizce bekledim.

Aidan onu öpüyor ve Nil… kızıyor! Bu onun il öpücüğü ve Aidan’ın bunu mahvettiğini düşünüyor. 
Olur!
Aidan seni öpmüş daha ne istiyorsun, acaba? Bu kız ne maymun iştahlı bir şey ya :D
Her neyse. Aidan’ın saflıkla ilgili düşüncesinden bahsetmiştim. Bu nedenle Aidan, Nil’den özür diliyor. İnanabiliyor musunuz? :D Nasıl tatlı ya :D
Aiden gitmiyor. Nil’de gördüğü ışıltı için savaşıyor. Çünkü Nil’in o ışıltıyı, onunla paylaşmasını istiyor.

“Bu senin için özelse… Benim içinde özel. Ne kadar özel olduğunu tahmin edemezsin ama bunu sana şimdi anlatarak vakit kaybetmeye gerek yok. Telafi edebiliriz”

ONU TEKRAR ÖPÜYOR!

Bilemiyorum burada ‘Beni de öp Aidan’ diye bağırmış filan olabilirim. Tam olarak hatırlamıyorum ama ayrıntılara takılmaya lüzum yok :D
Nil öyle utanıyor ki kaçıyor ve kaçma şekli Aidan’ın kalbini kırıyor.

“Uyumak istiyorum ve bunu sen kollarını belime dolamamışken yapmayı tercihe diyorum”
Var ya bu hikaye kitap olsa kitabı kapatır oturur ağlardım ama telefondan okuyordum internet paketim dolar, şarjım biter diyerek kapatamadım ama istedim gerçekten yapmak istedim.
Bana o kızın adresini bulun ya da daha iyisi Aidan’ın adresini bulun. Ben onu öperim :D

Neyse ki olay bir şekilde tatlıya bağlanıyor çünkü Nil bile Aidan’a karşı koyamaz :D
Her şey düzeldi mi sanıyorsunuz?

Çok safsınız:D

Nil’in büyük annesi bir büyücü ve ona büyülü bir kolye vermiş. Onu büyülü güçlerden koruyan bir kolye.
Aiden, Nil’in onun bir zamanlar olduğu gibi büyüye köle olmasını istemiyor ve kolyeyi ondan alıyor ama kolye Nil’de bağımlılık yapmış.Daha doğrusu kolyenin büyüsü. Nil’in o kolyeye ihtiyacı var.
Aidan onu bağımlılıktan kurtarmak için her şeyi yapmaya hazır. Panzehiri Nil’e getirecek.
Nil’in o panzehire bir an önce ihtiyacı var çünkü büyüye olan ihtiyacı onu kendine zara verecek kadar delirtiyor.

Nil her kriz geçirdiğinde yanında Aidan’ı arıyor çünkü onu sakinleştirebilen tek kişi o.
Bende kriz geçiriyorum Aidan :D

“Şimdi uyu biraz dinlen”
“Son zamanlarda sıkça yaptığım gibi”
“Ufaklıkların uykuya ihtiyacı vardır.”

Bir de ufaklık deyişi yok mu? Of of.Zaten bir ufaklık  bir güzellik. :D

Aidan panzehiri almaya gittiği sırada Nil yine başını belaya sokuyor ve vampirlerin eline düşüyor. Vampirler onu dönüştürüyor.
Neyse ki Aidan onu kurtarmak için orada. Aidan dönüşüm tamamlanmadan vampir zehirini, Nil’,n vücudundan akıtıyor.

Her şey yine bitmedi tabi ki..
Aidan’ın sürpriz patronu ortaya çıkıyor ortaya. İşlerini aksattığı için Aidan’ı öldürmek için gelmiş.
Aidan adamlarını korumak için hiçbir şey yapmıyor. Nil bu sefer onun başına bela olmak yerine onu kurtarıyor. Bir silah buluyor ve adamları öldürüyor.

İşte her şey şimdi tam anlamıyla bitti. Nil’in başı beladan kurtuldu. Evine döndü. Hayatına devam ediyor ama Aidan ortalarda yok. Nil sürekli onu düşünüyor.
Ben olsam ben de düşünürdüm. Düşünülmeyecek gibi mi sizce? :D
Aidam tam her şey bitti dediğim zamanda ortaya çıkıyor.

“Seni bırakmam mümkün değil ufaklık. Sanırım hayatıma fazla dahil oldun”

Ben de seni bırakamam Aidan. Nasıl düşünebilirsin böyle bir şeyi alındım şimdi :/ :D

Ve hikayenin son sözleri

“Seni seviyorum Aidan” oluyor

İşte böyle. Aidan benim Perfect Bad Boys listemde önemli bir yere sahip oluyor. :D

Yazarla ilgili birkaç yorum yapmak istiyorum.
Türk karakterler ve yabancı karakterleri karıştırmak her zaman güzel olmaz. Hatta itiraf ediyorum o hikayeleri okumayı pek tercih etmem ama Büşra bunu çok güzel başarmış. Ben fark etmedim bile. Kim Türk, kim İrlandalı.
Bu oldukça büyük başarı. Herkes yapamaz. O yüzden yazarı tebrik ediyorum :)
Başarılarının devamını diliyorum.
Hepiniz öpüyorum :*








You Might Also Like

0 yorum

Like us on Facebook