Kan ve Yıldız Işığı Günleri || Kitap Yorumu


Kitabın Adı: Kan Ve Yıldız Işığı Günleri
Orijinal Adı: Days of Blood and Starlight

Seri Sıralaması: #2
Yazarı: Laini Taylor
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 490

*****
BİR ZAMANLAR MELEK VE ŞEYTAN BİRBİRİNE ÂŞIK OLDU. SAVAŞLARIN SON BULDUĞU VE AKAN KANIN DURDUĞU BİR DÜNYA DÜŞLEDİLER. BU DÜNYA, O DÜNYA DEĞİL, NE HAZİN…
-“Elinizde bırakmak istemeyeceksiniz.” –Entertainment Weekly
-"Kader, umut ve kendini arayışa dair nefes kesici, romantik bir fantezi.” –The New York Times
-“Bir seri nadiren bu kadar nefis başlar.” –Kirkus Review
-"Ustaca yazılmış ve temposu güzel kurgulanmış.” –Publishers Weekly





Heyooooo!
Serinin ikinci kitabının yorumuyla karşınızdayım :D
İlk kitabı ilk kez okuduğumda ve o sonu gördüğümde, bu kitap neden elimde değil diye düşünüp çok ağlamış, bir an önce çıksın diye uzuuuunnnn süre dua etmiştim. Sonra da kitap çıkınca aylarca kitaplıkta beklettim. Böyle de vefasız biriyim...

Kitabı çok fazla anlatmadan konuyu şöylece bir toparlamak istiyorum.
İlk kitabın nerede bittiği malum... Akiva bağrına taş basıyor 'dönerse senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır,' diyor. Melekler ve kimeralar arasındaki savaşta artık melekler bir sıfır önde... Derken bu hikayenin seri olmasının bir nedeni olduğu ortaya çıkıyor. Aslında hayat siz planlar yaparken başınıza gelen şeyler değil midir zaten? Bu sözü buradan imparatora armağan ediyorum...

Ve gel zaman git zaman Karaou, bizim o canavarın ininde tüylerle oynayan masum kızımız, Akiva'nın yaptığı hatayı yapıyor. İçindeki intikam ateşine odunu attıkça atıyor. Bilmiyor ki öfkesi aslında onu hiç içine girmek istemediği bir karanlığa sürüklüyor. Eee boşuna dememiş büyük üstad Brimstone ne dilediğine dikkat et diye. Sen anca uçmayı dile. Kuş çoktan öldü beybisi...


Kitapla ilgili sevdiğim şeylerden başlayayım öncelikle. Tabii ki Akiva ve Karou ilişkisindeki dengeyi sevgim. Zaten her şeyi bir kenara bırakmalarını beklemiyordum onlardan. Bence ikisinin karşı karşıya olmaları daha doğru olmuş. Hep bir 'ne senle ne de sensiz' havası vardı aralarında. Böyle böyle, uzaktan uzaktan sevdiler birbirlerini. 

Sonra ilk kitaptan tanıdığımız, Karou'nun arkadaşı Zuzana ve erkek arkadaşı Mik'in bu kitapta daha çok yer almalarını sevdim. Onların ilişkilerine de yakından bakacak fırsatımız oldu yani. Merak edenler ve İngilizce okuma bilgisine güvenenler için bu çiftimizin de bir novellası var. Ben bir ara okumayı düşünüyorum şahsen. 

Sonra Akiva ve kardeşleri arasındaki ilişkiyi sevdim. Bence o denge çok önemliydi çünkü aralarındaki ilişki daha sonra hikayenin kaderini belirleyecek. Yani bu serinin finali bir apartmansa, temeli onların ilişkisiydi...


Ne sevmedim... Bir kere ilk kitaptan sonra sakın beklentiyle başlamayın bu kitaba. O büyüden bir kurtulun önce. Şahsen ben büyük hayal kırıklığına uğradım. İlk kitapta yazarın Prag'ı tasvir edişine, o şehrin büyüsüyle olayları birbirine ilişkilendirmesine, olayların, karakterlerin ve savaş sahnelerinin üzerinde duruşuna vurulmuştum. Bu kitaptaysa savaş sahneleri artık yeter dedirtecek kadar fazlaydı. Çok ama çok durulmuştu üzerine. Esas üzerinde durulması gereken karakterler ve olaylar  bir kenara itilmiş gibiydi; ancak olaylardan çok, karakterlerin üzerine durulmuştu.

Ne zaman tam anlamıyla kendimi kaptırsam, araya hep başka bir olay girdi. Sahneler ve geçişler çok kopuk kopuktu. Bazı şeyleri hiç anlamadım. Daha sonradan üçüncü kitap için yazdığı ortaya çıkan ama benim hiçbir şekilde ikinci kitapta anlam veremediğim olaylardı bunlar.

Bazı şeylerin üzerinde hiç durmamıştı bile. Sadece yazıp geçmişti ve kafamda soru işaretleri kalmasına sebep oldu. Bu yüzden kitabı okurken hep sevdiğim küçük ayrıntılara odaklanmak zorunda kaldım. Ardından da üçüncü kitaba başlarken beklentilerimi en alt seviyeye indirmeye.

Evet, kitap güzeldi. Evet, sonu yine heyecanlı bitti ama ilk kitabın muhteşemliğinin yanında açıkça sönük kalmıştı.

Bu olmadı Laini Taylor... Üzdün. O yüzden senden puan kırıyor ve üçüncü kitabın yorumunda görüşürüz diyorum.

Esen kalın efenim.






Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.