Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turları #31 || Mucize || Kitap Yorumu + Çekiliş



Kitabın Adı: Mucize
Orijinal Adı: Wonder
Yazarı: R. J. Palacio
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
*****
Arka Kapak

Kaderinde Sıradışı Olmak Varsa Sıradan Kalamazsın…

Merhaba, adım August. Size nasıl göründüğümü anlatmayacağım. Aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyorumdur.

August (Auggie) Pullman yüzünde fiziksel bir bozuklukla doğduğu için, normal bir okula gidemiyordu… şimdiye kadar. Yakında Beecher Ortaokulu'nda beşinci sınıfa başlayacak ve ömrünüzde bir kere bile "yeni çocuk" olduysanız, bunun ne kadar zorlu olduğunu tahmin edebilirsiniz. Dondurma yemek ve Xbox'ında oyun oynamak gibi sıradan şeyleri seven Auggie aslında sadece sıradışı yüzü olan, sıradan bir çocuk. Peki, yeni sınıf arkadaşlarını, görünüşünün ardında kendisinin de onlar gibi olduğuna ikna edebilecek mi?


Yepyeni bir blog turdan herkese merhaba :D Bir süre ara vermiştik ama tekrardan harika bir kitapla karşınızdayız :D

Bu kitap bizim tur olarak okuduğumuz ennnn harika kitaplardan biriydi gerçekten :D

O yüzden hızla yoruma girmek istiyorum :D


August, yüzünde bir engelle dünyaya gelmiş bir çocuk. Aslında o da diğerleri gibi sıradan bir çocuk. Sadece bazı engelleri var. Kitap bize fiziksel engellerin, insan olmamıza engel olmadığını anlatıyor.

Kitaptan çıkardığım ilk ana fikir, aslında her çocuğun bir mucize olduğuydu. Evet, dünyaya gelen her çocuk bir mucizedir ve biz yetişkinler bunu nedense bir türlü anlayamıyoruz.

Kitabın konusunu anlatmayacağım. Onun yerine, kitabın beni ne kadar etkilediği hakkında biraz konuşmak istiyorum.

Kim ne düşünürse düşünsün kitabın edebi açıdan çok büyük önem taşıdığı fikrindeyim. Yazar kitabında bu çağın en önemli sorunlarından birini eleştirmiş bana kalırsa. Dış görünüşün gereksiz önemini.... Kimse August'un neden öyle olduğunu ya da sahip olduğun engelin ona çektirdiği acıları düşünmüyor. Kimse onun fiziksel görünüşünün ardında normal olabileceğini düşünmüyor. Sadece yargılıyor. Aslında oldukça zeki ve komik bir çocuk olan August, sadece yüzü yüzünden yaşıtları tarafından dışlanıyor.

Çocuklar bazen çok acımasız olabiliyorlar; ama biz bunu çocukluklarına veriyoruz. Peki, ya yetişkinler? İşte onları anlamak oldukça güç.


Kitabı sadece August'un ağzından değil, değişik karakterlerin ağzından okuduk ve her bir karakteri okurken 'evet, bu karakter şu yaşta' diyebildim. August'un, Summer'ın ve Jack'in çocuklukları dillerine yansmıştı. Özellikle August... Ah o güçlü karakterin altında yatan kırılgan küçük çocuğu okumak ne büyük bir zevkti öyle. August düşmesini bildiği gibi, tekrar ayağa kalkmasını da bildi. Hep dik durdu. Düşmekten gocunan biri değil. Evet, o da pes edebilir ve ettiği zamanlar oldu da ama yeniden toparlandığında hep daha dik durdu. Yüzünden memnun olduğunu söyleyemem ama olduğu kişiyle gurur duyuyordu August. Tek istediği insanlar tarafından sevilmekti ve bunu başardı. Bu da onun mucizesiydi.

August hepimize çok önemli bir ders verdi. Kişi kendini nasıl görüyorsa, diğer insanlarda onu aynen o şekilde görür. August kendini sıradan, zeki ve komik bir çocuk olarak görmeyi seçti ve herkesi onu o şekilde kabullenmeyi öğretti. Gerçekten saygı duydum. 

Çok ama çok etkiledi kitap beni.
Bu kitabı almayı düşünüyorsanız sakın tereddüt etmeyin. Hemen alın! Pişman olmayacaksınız :D






a Rafflecopter giveaway

Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.