Senin Yerinde Olsaydım-Kitap Yorumu


Kitabın Adı: Senin Yerinde Olsaydım
Orijinal Adı: If I Were You
Yazarı: Lisa Renee Jones
Seri Adı: Inside Out
Seri Sıralaması: #1
Yayınevi: Arkadya Bitter
Sayfa Sayısı: 336
*****
Arka Kapak

Bu sayfalar, bir kadının yasaklı dünyasına açılan gizemli bir kapı. Kapının ardında ise sıradan birinin asla hayal edemeyeceği bir dünya saklı; acının zevkle, korkunun aşkla karıştığı bir dünya. Tutkunun önüne ne gelirse yakıp küle çevirdiği o ilkel ateşin ve aşkın en saf hali gizli bu satırlarda. Ne duyarsan duy ya da ne görürsen gör devam edebilecek, bana hazzın ve acının en büyüklerini yaşatan gizemli adamın kim olduğunu çözebilecek kadar cesur musun? Benim yerimde olsaydın, cevabın ne olurdu?

Sıradan bir lise öğretmeni olan Sara McMillan'ın cevabı evetti. Ta ki bir rastlantı sonucu okuduğu o günlükteki kayıp kadını bulmaya çalışırken, git gide hiç tanımadığı o kadına benzediğini, onun hayatını yaşamaya başladığını fark edene kadar. Rebecca'yı içine çekip yutan, parlak ışıklarla dolu sanat dünyası, Sara'ya boyun eğecek miydi? Yoksa onun da sonu bu ateşli, gizemli ama bir o kadar da tehlikeli adamın kollarında mı gelecekti?

Kimdi bu adam? Peki, ya ben kimdim? Korku, nasıl böyle baştan çıkarıcı olabilirdi?
Öğrenmeye hazır mısın?







Yine yazılmayı aylardır bekleyen bir kitap yorumuyla karşınızdayım :P Neden yorumları bekletip durduğumu inanın bilmiyorum :D Aslında bitirir bitirmez yazınca daha iyi oluyor her şey. Ya da biraz sakinleşmeyi bekleyip öyle yazmak :P Böyle aylarca bekleyince unutuyorum vallahi.

Senin Yerinde Olsaydım, Arkadya Bitter'in ilk kitabı. Şu ana kadar çıkan iki kitaplarını da okudum ve ikisi de çok ama çok iyiydi. Bu kitabı çok sevdim gerçekten. 

Gizemli, heyecanlı ve tutkulu kelimelerinin bir kitapta can bulmuş halini okudum adet. Çok ama çok güzeldi. 


Kitap, karakterimiz Sara McMillan'ın, en yakın arkadaşının depo satışları sayesinde ele geçirdiği bir günlüğü okumasıyla başlıyor. İlk başta onun sandığı bu günlük, belki de bir kadının yaşayabileceği en gizli, en tutkulu ve -en azından benim için- en tuhaf macerayı yaşıyor.

Günlük aslında Rebecca adında bir kıza ait ve artık tamamen Sara'ya ait olduğunda da, o Rebacca'nın yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyor ve gizemli kızımızın peşine düşüyor.

Aslında bir sanat aşığı ve mezunu olan Sara, kendini bir anda sanat dünyasının belki de en lüks, en elit yerlerinden birinde buluyor. Şimdi, olayların tam ortasında. Rebecca'yı kurtarmaya çalışıyor; fakat farkında olmadan, çoktan belanın ortasına düştü.


Elbette yakışıklı erkekler de var bu kitapta :P

Biri Mark Compton, diğer, Chris Merit. Mark buradaki kötü adamımız. En azından ben kötü olduğunu düşünüyorum. Chris ise Yunan tan... şey yani iyi adamımız. 

Mark, Sara'nın Rebecca'yı bulmak amacıyla çalışmaya başladığı galerinin sahibiyken, Chris, resimleriyle o galeriye can veren ressamlardan biri. Sara ona üniversiteden beri hayran. Yüzünü hiç görmese bile çalışmalarına bayılıyor ve bu da ikilinin arasındaki ilişkinin gelişmesi yönünde ileri doğru çok büyük bir adım oluyor :D

Kitap boyunca gizem hiç bitmiyor ve okuyucu tam anlamıyla meraktan çatlıyor. Bir yandan Chris'le ilişkisi, bir yandan Mark'ın tuhaflıkları bastırırken, Sara bir an olsun bırakmıyor Rebecca'nın peşinden gitmeyi.

Kız tuhaf bir şekilde kayıp. Herkes onu tanıyor. Herkes nasıl biri olduğunu, geçmişini biliyor. Herkes onun için tatilde diyor; ama kimse, aslında ona ne olduğunu bilmiyor.


Bana kalırsa, bu tarz kitaplarda gizemi canlı tutmak zor. Yani, sonuçta bütünüyle bir gizem kitabı değil bu. Erotik ve romantik bir yanı da var ve biri diğerine ağır basmadan kurguyu ilerletmek benim açımdan zor bir şey. Yazar bu kitapta onu başarmış. Chris ve Sara'nın ilişkisi, tek başına bile bu üçlü dengeyi başarılı bir şekilde kurmuş.

Kitabın sonu çok çarpıcı bir şekilde bitti ve ben inatla ikinci kitabı indirmiyorum. Neden bilmiyorum; ama sanırım bu sefer beklemek istiyorum. Hiç de huyum değildir aslında :P

Eğer new adult tarzında kitapları okumayı seviyorsanız, bu kitaba bayılacağınızı garanti ediyorum :D




Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.