Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri #3 'Sevgili Küçüğüm' || Kitap Yorumu






Kitabın Adı: Sevgili Küçüğüm
Orijinal Adı: Dear Thing
Yazarı: Julie Cohen
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 424










Arka Kapak:
Ben ve Claire mükemmel bir çiftti, en azından öyle görünüyorlardı. Oysa her şey göründüğü gibi değildi… Romily yıllardır en yakın arkadaşı Ben ve eşi Claire'ın bir çocuk sahibi olmaya çalışmalarını seyretmek zorunda kalmış ve sonunda onlara geri çeviremeyecekleri bir teklif sunmuştu: Onlara hayalini kurdukları tek şeyi verecek, taşıyıcı anne olacaktı.

Romily zaten bekâr bir anneydi ve ikinci bir çocuk aklındaki son şeydi. Fakat hamilelik, Romily'yi etkisi altına alan, Ben ve Claire ile olan arkadaşlığını tehlikeye atan, hatta onların ilişkisini paramparça edebilecek tüm o duyguları da beraberinde getirmiş, bir anda ortaya dökmüştü. Yıllardır herkesten saklamayı başardığı hislerini bile… Şimdiyse ortada iki anne, her ikisine de ait bir bebek ve verilmesi gereken imkânsız bir karar söz konusuydu.



Deniz Kızları'nın 3. etkinliğinden herkese merhaba. Çok mu çok güzel bir kitap konuğumuz bu etkinlikte. En yakın arkadaşınız için ne kadarını feda edebilirsiniz? Kitabı özetleyen bir soru bu belki de. Hadi herkes kendine bu soruyu sorsun, ben de yoruma başlayayım.



Ben ve Romily çok yakın arkadaşlar. Romily çocuklu bekar bir anne, Ben ise evli ve çocuk sahibi olmak isteyen bir adam. Ben ve karısı Clarie çok uzun süre boyunca denemelerine rağmen çocukları olmuyor. En sonunda Clarie hamile kalıp bebeği kaybettiği zaman ise, tüm umutları son buluyor. Ben denemeye devam etmek isterken, Clarie vazgeçiyor. 
Tam bu sırada hayatlarını değiştirecek bir öneri de bulunuyor Romily. Onlar için taşıyıcı annelik yapmayı teklif ediyor.


Kitap oldukça hassas bir konu üzerine işlenmiş. Taşıyıcı anne bence kadının en çaresiz kaldığı nokta. Her iki taraf için de. Romily'nin nedenleri ve çaresizliği farklıydı; ancak kim para için başkasına bebek doğurur ki? Onu o duruma ne iter ki? Peki ya diğer anne? Sadece anne olabilmek için bir başkasının onun yerine tüm o güzel duyguları tatmasına izin veriyor. Bebeğini hiç hissetmeyecek karnında, hiç onunla konuşamayacak gizlice. Romily'nin durumunda ise gizlice sevip, içinde büyüttüğü bebeği, yine gizlice sevdiği adama ve karsına verecek kadar çaresiz bir anne var karşımızda. Sevdiği için bebeğini feda edecek kadar çaresiz bir anne...

Çok ince işlenmişti olay örgüsü. Oldukça dikkatli ele alınması gereken bir kurguydu ve yazar bunu başarmıştı. Entrika yoktu. Entrika ile kirletilemeyecek bir konuydu ve yazar o masumluğu korumuştu. Ben ve Clarie'yi pek sevmesem de yine de onlara sempati besledim. Çok zor bir durumdalardı ve içinde bulundukları ruh hallerini anlayabildim ben kitabı okurken. Aynı şekilde Romily de anladım. Kendi kızı için iyi bir anne olmaya çalışırken, bir yandan da karnında büyüyen bebeği sevmemeye çalışıyor. Aynı babasını sevmemeye çalıştığı gibi. 

Hayat cidden tuhaf bir şey. Kitabı okurken bunu anladım. Ve cidden her şeyin bir nedeni var. Daha önce başımıza gelen kötü bir olay, sonradan bize iyi bit hayat dersi olup, titreyip kendimize gelmemize yol açabiliyor.

Diliyle, redaktesiyle, çevirisiyle bence çok güzel bir kitaptı ve benden tam puan almayı başardı.








Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.