Okuma Etkinliği | Belalı Korumam | Karakter Söyleşisi



Okuma etkinliği yapmışken, karakterlerimizi kısa bir söyleşi yapmadan bırakmayalım dedik ve onlara hepimizin merak ettiği en can alıcı soruları sorduk :)

Bakalım kitabımızın ateşli çifti Deniz ve Selin ile neler konuşmuşuz?



+Selin Aslan. Öncelikle evliliğinizi tebrik etmek istiyorum. Evliliğinizi üç kelime ile anlatır mısınız?

- Selin Aksöz Aslan diye düzeltelim lütfen. Açıkçası ateşli, hararetli ve aşk dolu bir evlilik bizim evliliğimiz. Gözümün aşktan kör olduğunu düşünüyorum. Onu izlerken sürekli bir yerlere çarpıyorum ( bacağındaki morluğu gösterip gülümsüyor)

+Neden erkeklerden bu kadar uzak durdunuz?

- Babam bizi terk ettiğinde çok küçük yaştaydım ve kaldıramadım. Evet, herkes onun gibi olacak diye bir şey yoktu ama bunu bilinçaltınıza anlatamıyorsunuz ve o güvensizlik oraya yerleşiyor. Bir robot haline geliyorsunuz ve ince ince sizin hareketlerinizi kontrol ediyor.  O zaman da her erkeğe hırlayan bir kaplan gibi oluyorsunuz. Asılan bir erkek egonuzu kaldırıyor sonra ona dersini veriyorsunuz ve egonuz tavan yapıyor.

+Peki, bu olaya iyi tarafından baktığınız oldu mu?

- Ahhh tabi ki… İyi tarafından bakmadığım gün yok. Deniz; hayatımın aşkı, yaşama sebebimle tanışma şansım olmayabilirdi. Tanrım düşününce bile tüylerim ürperiyor. Salağın biriyle kendimi rezil edebilir saçma bir hayat sürebilirdim. Şimdi ise ( Denize bakıp gülümsüyor) erkeğim ile beraber bu muhteşem aşkı ilk günkü gibi yaşıyoruz…

+Sert bir kadın olduğunuz söyleniyor - dövüş sanatları vs. gibi? Bu doğru mu?

-Şeyy. Hmm… Pekâlâ, evet doğru. Ama siz de hak verirsiniz ki bu devirde bir kadının kendini savunmasını öğrenmesi gerekir. Çevre; beyniyle hareket etmeyen affedersiniz ama dangalaklarla kaynıyor. Ee haliyle bir kaç savunma hareketi öğrenmekten zarar gelmez değil mi?

+Deniz Bey gerçekten de çoğu kadının hayallerini süsleyen biri. Sizin için zor olmuyor mu bu durum?

- Sizin bu " çoğu kadın" grubuna dâhil olmadığınızı farz ediyorum. Off bazen gerçekten de çok zorlayıcı oluyor. Bir gün katil olacağımı düşünüyorum. O kadınların gözlerini oyup yedirmek, saçlarından bir ata bağlayıp atı dörtnala sürmek istiyorum. Bir keresinde Deniz arkadaşlarıyla evimizde parti yapacaktı ve bunun için alışverişe çıktık. Allah’ım bütün kadınlar mı bakar. Yani delirmemek elde değil...

+Peki, siz ne yaptınız o durumda?

-Ne mi yaptım? Erkeğimin boynuna sarılıp dudaklarına yapıştım ve orta parmağımla işaret yaparak " sizi sürtükler bu dehşet herif benim ve hemen buradan uzayın " mesajını verdim.

+Âlemsiniz Selin Hanım. Sevgili olmadan önce günleriniz nasıl geçiyordu?

- Hmm… Şöyle ki sürekli sidik yarıştırıyorduk. Kim daha iyi laf sokabilir çabasındaydık. Bazen kırıcı olduğumuz anlar oluyordu ama genelde aşırı keyifli geçiyordu. Ve burada Deniz'i de tebrik etmek lazım. Çok iyi bir laf sokucudur kendisi. Dediğim gibi böyle şahane bir adamın yanında sıkılmanız mümkün mü?

+Pekâlâ, Deniz Bey siz eşinizi kıskanıyor musunuz?

- Kıskanmak kelimesi benim duygularımı karşılayabilecek bir kelime değil bence. Selin bir afet… Evet, çok güzel ve alımlı bir kadın. O farkında değil ama yanından geçtiği her erkek ona bakıyor ve sadece bakması bile beni kuduz köpeğe çeviriyor. Bunun yüzünden bir kaç arkadaşımla kötü olduğumu bile söylebilirim. Açıkçası Selin'i dışarı çıkarmak istemiyorum. Eğer bu böyle devam ederse onu bir yatağa zincirleyebilirim sanırım. Zaten kolay kolay oradan çıktığımız da söylenemez…

+Şeyy Deniz Bey çok açık sözlüsünüz :) Bir kaç arkadaşımla kötü oldum derken neyi kastettiniz?

- ( Kızarıyor ve eşine yandan bir bakış atıp ) Aslında bu biraz özel ama… Pekâlâ, en yakın arkadaşlarımla bu konuda ufak bir geçmişimiz olduğunu söylemem yeterli sanırım. Bu yüzden evli olmak mükemmel! Çünkü Selin bana ait ve bunu çok rahatça söyleyebiliyor, çoğu erkeğin hayallerini yıkabiliyorsunuz. Bu hayal kırıklığını onların gözlerinden görmek aşırı tatmin edici…

+Deniz Bey kadınlar sizin biraz burnu havada kendini beğenmiş biri olarak biliyor? Gerçekten de öyle misiniz?

- Yani tam olarak öyle olmasam da... Hmm... Sanırım öyle değilim. Bunu sadece ilk zamanlarımızda Selin'i kızdırmak ve onu tahrik etmek için yapıyordum. Ama sonra bana ait olunca artık o davranışların bir anlamı kalmadı. Çünkü Selin benimdi, ben de onun. Bazen arada sırada yine kızdırmak için yaptığım oluyor ama ( gülümsüyor )

+Pekâlâ, öncelikle Selin Hanımın cevap vermesini isteyerek son sorumu soruyorum. Evlilik nasıl gidiyor?

- Deniz benim kocam. Koca kelimesine alışamam sanıyordum ama alışmayı bırakın gittiğimiz her yerde bu benim kocam, sizi kocamla tanıştırayım, aa bakın kocam geldi, kocam şunu yer, kocam bunu içer, kocam kocam... Ömrümün sonuna kadar ona bu kelime ile seslenebilirim. Açıkçası biraz sert bir kadın olduğumdan kolay kolay aşk sözcükleri kullanamama gibi bir huyum var - tabi belli anlar dışında (kızarıyor ve gülümsüyor )  - ama ona kocacığım diye seslenmek bir erkek çocuğunun istediği oyuncak arabayı alması, bir kızın istediği pastayı yemesi gibi büyük bir haz veriyor. Kocamı çok seviyorum ve onunla bir aile olmak muhteşem hissettiriyor.

- Selin'in bana ait ve bunu resmi bir şekilde herkese duyurmak... Tanrım bu kadın beni delirtiyor. Her anlamda ama kavga, eğlence, aşk, seks... Evlilikten sonra her şey ortak oluyor. Evimiz, paramız, aşkımız, tatilimiz, dedemiz...  Onun kalbine sahip olmak dünyalara bedel. Onun o doğal hallerini görmek, uyandığımda yanımda olduğunu bilmek ve en önemlisi günaydın öpücüğünü almak. Tanrım evlilik gerçekten de dehşet verici bir şekilde insanı tatmin ediyor…


Sevgili Romantik Optik'e, çiftimizle yaptığı bu güzel sohbet için teşekkürler :)



Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.