Masum Koza-Kitap Yorumu






Kitabın Adı : Masum Koza
Yazarın Adı: Özge Erkin

Sayfa Sayısı: 315
Yayınevi: Olimpos Yayınları


Aşkı hiç tatmamış bir adam ve aşkı silah olarak kullanan bir kadın…
İntikam kor bir ateşti; bilinmezliğe sürükleyen ve her daim biraz daha yakan.Hayal,intikam ateşiyle ve tunçtan bir demir gibi şekillendirmişti yüreğini.
Umuda dair ne varsa,küle dönüştürmüştü.Son avını seçtiğinde ruhundaki tüm hayalleri serbest bırakmıştı.
En büyük darbeyi aşkla vuracaktı.Ama unuttuğu bir gerçek çabuk hatırlattı her şeyi; kader koca bir labirentti.Sona ulaşmadan önce çıkmaz bir sürü sokağa sürüklerdi sizi…
Acaba bu koskoca labirentte kaybettiği masumiyetini ve yok olan insanlığını geri kazanabilecek miydi ?
Deniz gözlü bir adamın ruhunda dinlendirebilecek miydi yorgun yüreğini ?
Kadınların yüreği okyanus gibidir…İçinde binlerce canlı barındırır;
Ama en büyük batıklar yine içinde saklıdır…Kimi zaman görmene izin verir,kimi zamansa dalgaların köpüklerine saklar…Her kadının kendine ait bir gizemi vardır. Tıpkı her insanın gizlediği bir günahı olduğu gibi…
Karanlık geçmişinin izlerini silmek için, erkeklerden intikam alma hırsıyla yaşayan bir kadın…
İçinde büyük bir savaş veren ve kendisini hiç affetmeyen bir ruh hali…
Masumiyetiyle birlikte, mutlu bir gelecek hayalini kaybetmiş bir yaşam…
Her şeye rağmen kader geçmişin izlerini silecek miydi ?


Son savaşının kahramanı karşısındaydı… Tüm maskelerini indirdi,silahlarını kuşandı…Ama bir şeyi unuttu; Aşkı…


Sevgiyi ve nefreti aynı anda yaşadağımız bugünde, günün anlam ve önemini anlatan bir kitabın yorumu ile karşınızdayım.
Adam gibi adamları ısrarla aradığımız, ancak hızla türeyen şerefsizlerin arasında kayboldukları için bulamadığımız bir dünyada yaşıyoruz artık. 
Kadın olduğu için, insanlık dışı bir muamele gören, tecavüze uğrayan, şiddete maruz kalan ve hatta korkunç bir şekilde öldürülen hemcinslerim de bu şerefsizlerle birlikte artıyor. 

Özgecan Aslan'ın yasını tuttuğumuz bu güne, çok uygun bir kitap bence Masum Koza...




Kitabın ilk sayfasını okur okumaz anlıyorsunuz Hayal'in başına gelenleri. Daha küçük bir kızken yanlış cinsiyette doğmanın cezasını çekmiş Hayal. Ve yaşadıkları onu erkeklere düşman olmuş. Çünkü onun gözünde erkek sinekler dahi, aşağılık birer yaratık. Eh, aksini gösteren hiçbir kanıtla da karşılaşmamış. Poyraz'la tanışana kadar...

Hayal yıllarca, başına gelenlerin intikamını almış erkeklerden. Onları kendi silahlarıyla vurmak, en büyük eğlencesi olmuş. Bir nevi yaralı kalbinin ilacı gibiymiş bu oyun. 

Poyraz'la karşılaştığında, aslında ilacının sevmek, sevilmek olduğunu fark eden Hayal bir anda neye uğradığını şaşırıyor. Tanıştığı tüm erkekler gerçekten de birer pislikken, Poyraz ölen annesinin anısıyla yaşayan, o anıya aşık ve sırf bu aşk yüzünden bile hiçbir kadına kötü davranmayan, onlara hak ettikleri muameleyi yapan bir adam. 
Aşık olmak isteyen ama hep kendini bir adım geri de tutan bir adam...

Hayal ve Poyraz'ın yolları hayatın öyle bir noktasında kesişiyor ki, büyük bir aşkın başlamaması neredeyse imkansız.

Kitabın baş kısımlarının biraz hızlı geçtiğini düşünmüştüm ancak sonradan, bunun sebebinin esas olayın daha sonradan başlamamış olması olduğunu kavrayınca dedim Elif tamam, panik yok :D

Kitabı okurken iki gözüm iki çeşme ağladım resmen. Ne çektin be Hayal! Kızın başına gelmeyen kalmadı resmen. Dert Hayal'de, dermanın aklı 5 karış havada :D Poyraz'ı çok ama çok sevdim kabul ama kitabın bir kısmı var ki onu kınamadan edemedim...

Ben yazım hatalarından çok rahatsız olan bir okuyucu değilim. Çok abartı olmadığı sürece... Bu kitapta bazı yerlerde hatalar vardı. Hani rahatsız oluyorsanız baştan bilin. Ama bence kesinlikle okunmaya değer, çok güzel bir kitaptı. 

Yazarı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Karakterler olsun, kurgu olsun, gerçekten de mükemmeldi. Aziz Baba karakterini özellikle çok sevdim. Hele hele Devran'a bayıldım... Ona da bir kitap istiyoruz sevgili yazarım :D



Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.