Beyaz Yakalı Serseriler | Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turları #14 | 5.Gün 'Kitap Yorumu'




Kitabın Adı : Beyaz Yakalı Serseriler
Orijinal Adı: Smokin' Seventeen
Seri Sıralaması: 17
Serinin Adı: Stephanie Plum
Yazarı: Janet Evanovich
Sayfa Sayısı: 336
Yayınevi: Martı Yayınları

Goodreads  | Kitap Sihirbazı
İyi olmak şanslı olmaktan her zaman daha iyidir. Adım, Stephanie Plum. Kuzenim Vinnienin kefalet ofisinde çalışıyor, mahkemeden kaçan suçluların peşine düşüyorum. New Jersey, Trentonda üç katlı tuğla yığınından oluşan bir binada, düşük kiralı ve hiçbir çekiciliği olmayan bir dairede yaşıyorum. Orta boyluyum. Fiziğim idare eder. Ortalama bir zekâm olduğuna adım gibi eminim. Berbat bir işim olduğuna da.

Kısacası hayat zor ama yine de en iyi arkadaşım Lula sayesinde çok da eğlenceli. Bir de buna beni sürekli evlendirmeye çalışan ailemi, peşimdeki azılı düşmanları ve âşıkları ekleyin. İşte karşınızda Stephanie Plumın tuhaf hikâyesi!


Herkese merhaba :) 14. turumuzun 4.günü geldi çattı. Sınav haftası iki arada bir derede okuduğum bu güzel kitabın yorumunu sizlerle paylaşacağım bugün :) 


Ben aslında polisiye seven biri değilim pek. Ancak kitabın tanıtım bültenini okuduğumda oldukça ilgimi çekti. Sadece benim değil, tüm Gezginler olarak kitabı çok merak ettik. Bu nedenle hemen yayınevi ile iletişime geçtik ve kitaba tur yapmaya karar verdik.

Polisiye dediysem, sizin bildiğiniz polisiyelerden değil bu. Serinin adı Stephanie Plum. Stephanie adlı ana karakterin hikayelerini anlatan uzuuunn bir seri. Ben 17. kitaptan başladım ancak farkı çok da anlamadım.

Biraz romantik, biraz komedi, biraz polisiye... Gerçekten oldukça eğlenceli ve akıcı bir kitap.

Ana karakterimiz Stephanie, kuzeni Vinnie ile birlikte bir kefalet ofisinde çalışıyor. Mahkemeden kaçan suçluları yakalayıp, adaletin önüne çıkarıyor. Tam olarak polis değil. Dedektif desek.... o da değil. İkisinin arasında diyelim biz en iyisi :D

Yeni ofislerinin inşaatlarında buldukları bir cesetle başlıyor her şey. Kahramanlarımız, o cesedin hikayesinin peşine düşüyor ve tabi ki hikaye bunun etrafında dolanıyor. Stephanie, kendi günlük işini yapmaya da devam ediyor elbet ancak her şey mutlaka dönüp dolaşıp o cesede bağlanıyor.

Kitabın en sevdiğim yanı, içinde ne ararsanız olmasıydı. Aşk üçgenine kadar vardı yani :D Stephanie'nin karışık aşk hayatı ve ailesinin uyguladığı evlilik baskısı da, polisiye hikayenin üzerinde, yeşillikle dolu salatanın üzerinde ki domates gibi olmuştu. 

Not: Blogger diyette olduğunda saçmalayabilir. Çeşitli objeleri, çeşitli yemeklere benzetebilir. Aldırmayın!

Kitabın dili de, türüne göre oldukça anlaşılır ve eğlenceliydi. Bu tarz kitapları çok okuyanlar sever sevmez, orasından emin olamıyorum ancak benim gibi çömezler için iyiydi. Başlangıç seviye 1 :D

Martı Yayınları'nın baskısı ve çevirisini her zaman çok beğenmişimdir ben. Yine güzel bir kitap, güzel bir kapak ve güzel bir baskı vardı karşımızda. Üzerinde özenle çalışılmış, kaliteli bir kitaptı.
Yayınevini bu yüzden tebrik ediyorum :)

Umarım sizler de kitabı beğenirsiniz :)




Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.