Ali'm-Kitap Yorumu





Kitabın Adı : Ali'mYazarı: Işıl Parlakyıldız
Seri Sıralaması: 2
Yayınevi: Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı:536
"Biliyordum, onu gördüğümde yine bütün kalkanlarım bedenimi saracak ve âşık ruhumu saklayacaktım. Artık hiç değilse kendime dürüst olma vaktiydi. Aslı ruhuma işlemişti işlemesine de ben bunu istiyor muydum? Hoş aklıma, ruhuma girerken bana sorduğu yoktu ama korkuyordum. Hiçbir şeyden korkmadığım kadar korkuyordum."

Ali Aral, nam-ı diğer Ali'm.. Karanlık ve acımasız bir hayatı seçmek zorunda kalan, korkularını ve pişmanlıklarını kör bir cesaretin arkasına saklayan bir adam… Ali'm, yetimliğinin acısını; Duygu'ya can, Bekir'e kan, Sado'ya yıkılmayan duvar olarak unutmuştu. Hercai arzuların efendisiyken, bir gün hayatına gökten zembille inen Aslı'yla tanıştığında hayatındaki en büyük eksikliğin ne olduğunu anladı: Aşk... Fakat hayatındaki eksik şeyi yerine koymak sandığı kadar kolay olmayacaktı. 

Ali'm, Aslı için yanmayı ve yakmayı öğrenebilecek miydi? Öksüz ruhuna, kana bulanmış geçmişine aşkı anlatabilecek miydi? Ondan kaçan kadını, onu kendinden bile çok seveceğine inandırabilecek miydi?

Hercai arzuların ebedi aşka dönüştüğü Bir Türk Masalı daha...


Masal kaldığı yerden devam ediyor... İtalyan Aşk adlı hikayesiyle tanıdığım, Köle kitabıyla kalbimi çalan, Duygu'nun yazarı Işıl Parlakyıldız'dan bir kitap daha... Duygu'nun Ali'si... Ali'm :)


Her ne kadar bir Sedat olmasa da :P Ben Duygu'yu okurken, Ali'yi de çok sevmiş, karizmasına, ukalalığına ölüp bitmiştim. Haliyle bu kitap ilaç gibi geldi bana :D Darısı Bekir'in Levo'nun başına :P

1. kitap da bildiğiniz üzere Ali'nin başı bağlanmıştı. Ali ve Aslı birbirlerini katletmenin eşiğine gelip, sonunda doğru yolu bulmuşlardı. Ama biz hikayeyi doğal olarak Duygu'nun ağzından okumuştuk. Bir de Ali'nin ağzından dinlememiz gerekiyordu sonuçta :D

Ben bu hikayeyi ilk olarak İnternette okumuştum. O zaman okuduğum da hikayenin tamamını Duygu'da okuduğumuzu düşünmüştüm ve açıkçası heyecanım kaçmıştı. Meğerse yazar bizi kandırmış :P Kitap da ilk fark ettiğim şey hikayeyle aralarında ki farklar oldu. Yeni bölümler eklenmiş. Yazar ufak değişiklikler yaparak bize güzel sürprizler hazırlamış. Yani hikayeyi okuduysanız ve bu nedenle 'zaten okudum, okumayacağım' diyorsanız, alınmayın ama çok safsınız. Çok şey kaçırıyorsunuz... :D

Ali ve Aslı'nın hikayesinden bahsetmek istemiyorum çünkü 1. kitabı okuduysanız bunu zaten biliyorsunuzdur. Okumadıysanız bu yorumu niye okuyorsunuz. Lütfen Ali'yi okumadan önce Duygu'yu yalayıp yutun. Duygu'yu okumayan bizden değildir!

Ali'nin öküzlüklerinden ve Aslı'nın cazgırlıklarından başlamak istiyorum. Kitapta Karadeniz'den çok bahsedildiği için Ali ve Aslı'ya şöyle bir cevap vereceğim. Bizim oralarda (Karadeniz'de) afkurma derler duydunuz mu hiç? Afkurmayın :D Bir de andır kalsın deli ağzın var ama konuya hiç girmeyeceğim :D

Arkadaş bunların ikisi de birbirinden deli. Hani Ali bağırdıkça Aslı gel çak ağzıma diyor resmen. Aslı hele... bir kız hiç mi susmaz ya. Az ben bilmem beyim bilir de, olay tatlıya bağlansın. Adamın düzeleceği yok. Öküz gelmiş öküz gidecek. Kabullen böyle, al bağrına bas. He de geç... Yok ama illa Ali beni dövsün. Ağzımı burnumu kırsın. Mazoşist ruh hastası.

Tabi tüm suç Aslı'da mı? Hayır. Büyük başın büyüğü Ali. Kıza iki güzel laf etsen, bir kere özür dilesen, azıcık alttan alsan, ne olur? Kız deli, belli. Hayır bir gün uykumda boğar bu kız, akli dengesi yerinde değil raporu alır yırtar diye hiç düşünmek yok. Madem bunu düşünemiyorsun git biraz Bekir'den Sedat'tan centilmenlik öğren. 

Yine de muhteşem üçlümüz arasında en romantiği Ali... Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Hele o... HAYIR! Söylemeyeceğim :D Ama kitap da öyle bir şey yaptı ki resmen eridim gittim okurken. Allah herkese bir Ali nasip etsin dedim...

Yazarın içten, bizden dili Duygu'da da hoşuma gitmişti, bu kitapta da çok sevdim. Ancak bazı yerlerde dozu kaçmış gibiydi. Ya da ben alışkın olmadığım için bana tuhaf geldi. Çünkü bir tek Işıl Parlakyıldız'ın kitaplarında bu kadar samimi bir dile rastladım ben. Ali'nin o sert, çapkın, yaralı, mafya tiplemesini iç sesinden bile alabiliyordunuz. 

Duygu'yu sevdiyseniz, bu kitabı da çoookkk seveceksiniz :)



Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.