11.Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turu 'Ateşli Dişler'-Kitap Yorumu

   

Kitabın Adı : Ateşli Dişler
Orijinal Adı: Blur
Seri Adı: Gece Gezginleri (Night Roamers) Serisi
Seri Sırası: 1

Yazarı: Kristen Middleton
Sayfa Sayısı: 203
Türü: Aksiyon/Romantik
Yayınevi: Altın Bilek Yayınları

Ondan uzak duramıyordu, bu elinde değildi... Onu ilk gördüğü andan beri adeta etkisi altına girmişti. Buz mavisi gözlerinden, tıpkı bir karamel gibi kokan teninden ve onu baştan çıkartan dokunuşlarından uzak duramıyordu... Öte yandan Duchan, ona âşık olduğunu söylemişti, o da; hayatında ilk kez bir erkekten hoşlanmıştı ve daha yeni çıkmaya başlamışlardı, bu hiç de âdil değildi...

California'dan taşınma fikri Nikki'yi huzursuz etmişti, yeni okul, yeni iş, yeni arkadaşlar tüm bunlara alışmak zaman alacaktı... Kalacakları evi gördüğünde tüm hisleri tersine dönmeye başladı...Muhteşem göl manzaralı evlerinde kendine ait bir jakuzisi bile vardı... İkizi Nathan da halinden çok memnun görünüyordu. California'da bıraktığı eski sevgilisini, burada gördüğü kızlardan sonra zihninin en derin köşesine itmişti.

Ama çok geçmeden işler tersine dönmeye başlamış, göl kenarında bir ceset bulunmuş, ilk kez gördükleri garson kız, Nikky'nin eline gizlice bir kâğıt tutuşturmuştu... Kâğıtta şu yazıyordu: Geceleri kapınızı kilitleyin ve evinize yabancıları almayın...

Bu not ne anlama geliyordu? Kasabada üst üste cesetler bulunmaya devam ederken, karşı koyamadığı şehvetli aşk da Nikky'yi esir almaya başlamıştı.

Gece Gezginleri serisinin ilk kitabı olan ATEŞLİ DİŞLER, size gizem ve aşk dolu bir maceranın kapılarını açıyor.

Bu çağrıya kulak verin...

 

11.Gezgin Kitap Kardeşliği blog turundan herkese merhaba. Hepimiz tatile gitmeden önce son bir turla size veda edelim istedik ve bu tur içinde güzel bir vampir kitabı seçtik :)
Yorumu okurken gözünüze çarpan hataları lütfen affedin. Sırtım yüzünden oturmakta zorluk çektiğim için hızlıca yazıyorum :(


Psikopat babalarının annelerine saldırmalarının ardından Nathan ve Nikki, anneleri ile birlikte California'ya dan taşınır ve küçük bir kasabaya yerleşirler. Her şey mükemmel başlar. Harika ve büyük bir göl evinde yaşayacak ve mutlu olacaklardır. Ta ki ilk gecelerinde göl kenarında bir ceset bulana kadar.

O geceden sonra her şey bir anda tuhaflaşmaya başlar. Bu kasabada normal olmaya bir şey vardır.
Nikki bütün bu gizemi çözmeye çalışırken, hayatlarına hızla yeni insanlar dahil olur. Önce Şerif Caleb girer hayatlarına. Anneleri hemen hoşlanmıştır ondan. Aslında iyi adamdır Caleb. Ancak Ne zaman anneleri onunla takılmaya başlamıştır, işte işler onun için tuhaflaşmaya başlamıştır. sürekli hastadır ve uyuyordur. Boynunda ise iltihap kapmış gibi görünen şişler vardır.

Ve bir de Duncan... Duncan'ın babası kasabada ki tek tekne tamircisidir. Nathan ve Nikki ile gölge tanışırlar ve Nathan'ın teknelere olan merakı sayesinde hemen kaynaşırlar. Ancak Duncun'ın esas hoşlandığı kişi Nikki'dir...

Nathan, Nikki ve Duncun bence harika bir üçlü olmuştu. Aralarında ki konuşmalara sık sık kahkahalara atarak güldüm. Kitabın dilinden de bu arada hemen hızla bahsedeyim. Kitabın dili iyiydi ama çevirmenin biraz daha dikkatli olması gerekiyordu bence. Çünkü "Ah, Come on!' cümlesini genelde "Ah, hadi gel!" olarak çevirmeyiz. bunun gibi iki tane filan daha hata vardı ama çok göze batmıyordu yine de belirtmek istedim.

Devam ediyorum...

Kasaba da her şey gittikçe daha da tuhaflaşır. Ölen kişilerin sayısı artar ve Nikki, Nathan ve Duncun'ın katili tespit etmek için buldukları tüm yollar hızla bertaraf edilir. Üstelik bazı çılgın insanların, bazı çılgın teorileri vardır bu konu hakkında... vampirler!

Son olarak Ethan girer hayatlarına... Buz mavisi gözleri ve gizemli havasıyla bastığı yeri yakıyordur :D (yazar Fifty Shades of Grey fragmanından sonra toparlanamadı. O asansör sahnesi.... öhöm! Neyse) 

Nikki, Duncun'dan gerçekten hoşlanıyor ama asla Ethan'a hayır diyemiyordur. Tuhaf bir etkisi vardır Ehan'ın Nikki üzerinde.

Ve kitap tam burada heyecanlanmaya başlar.... Ama yazar devamını uzatmaya maalesef üşenmiştir...


Yani kitap dörtle gidiyordu ve ben gerçekten beşe çıkmasını umuyordum. Çünkü harika başlamıştı. Ethan olayıyla yazar aklımı başımdan alır sanıyordum ama ne oldu ne bitti anlayamadım. Öyle hızlı geçmişti ki son kısımları resmen kalemi alıp kitabı baştan yazasım geldi. Ethan-Nikki-Duncun aşk üçgeni, Caleb ve anneleri arasında olan ilişki,vampirlerin gizemi, Nikki'nin Ethan'a karşı koyamaması... bunları en az 200 sayfa daha yazabilirdi bence ama yazmamıştı bu yüzden bir hayli hayal kırıklığına uğradım.

Bir de bunun üzerine ne yaptı yazar? Harika bir final sahnesini yine kısa kestiği halde heyecanlı bitirmeyi başardı. Ne yapayım ben şimdi bu kadını? Hayır ya kitap hemen yarın çıkmazsa? Ne yaparım ben o zaman?

Ben bir kitabı okuyup beğenmediysem yorumunu asla yazmam. Tur için bile olsa... eğer bu kitabı beğenmeseydim, yumruğumu masaya vurur :D yazmam derdim ama beğendim. Gerçekten güzeldi. Sadece yazılış tarzında bazı sorunlar vardı ama bu, şu da bir gerçek ki her yazarın yazış tarzı farklıdır? Belki de yazar ilk kitabı hafif tutup, serinin devamında bize kalp krizi geçirtmeyi planlıyor?

Dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım. Çünkü bu seri de gelecek var. İyi bir yerlere gidiyor. 
Bu nedenle size okumayın demiyorum. Eğer vampir romanlarını seviyorsanız, okuyabileceğiniz bir kitap olduğunu söylüyorum :)

Umarım beğenirsiniz :)







Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.