10.Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turu 'Petey'-Kitap Yorumu

   

Kitabın Adı : PeteyYazarı: Ben Mikaelsen
Sayfa Sayısı: 272
Yayınevi: Beyaz Balina Yayınları

Sevgi, inanç ve dostluk üzerine sımsıcak bir hikâye

Beyin felciyle doğup doktorların yanlış teşhisleri sonucu zihinsel engelli kabul edilen Petey, iki yaşındayken ailesi tarafından, akıl hastanesine gönderilmek üzere terk edilir. Ufacık yaşında terk edilse de hayata sımsıkı tutunur Petey. Ailesi ondan vazgeçmiştir belki ama o, hayattan vazgeçmez. Yeni evinde şartlar ne kadar ağır olursa olsun mutlu olmak için bir neden bulmakta hiç mi hiç zorlanmaz. Ve bu özelliğiyle etrafındaki herkesi kendine hayran bırakır.

Mevsimler değişir, yıllar geçer; Petey büyür, yaşlanır Dostları istemeyerek de olsa onu birer birer terk eder. Petey de bir daha incinmemek için artık kimseyle arkadaşlık etmek istemez. Ta ki gönderildiği huzurevinde Trevor Ladd adındaki bir çocukla tanışana dek. Çok geçmeden ayrılmaz iki dost olan bu küçük çocuk ve yaşlı adamın birbirlerinden öğrenecekleri çok şey vardır.

   

Bu ay Gezginlerin en yoğun ayı herhalde. İşin kötüsü, bu ay benim için de çok yoğun bir ay :( Kitapları iki arada bir derede okumama ve tur işlerinden uzak kalmama rağmen yine de güzel bir kitapla karşınızdayız.

Biz turun ilk gününden beri her türlü kitabı sizin için inceledik Her türlü kitabı okuduk ve düşüncelerimizi sizinle paylaştık.

Bugün de yine değişik bir kitabın yorumuyla sizlerleyim. Petey, gerçek bir yaşam öyküsü.

Bu kitabı bitirdiğinizde ne olursa olsun, ne yaşamış olursak olalım, sahip olduğumuz kusurlar önemli olmaksızın hepimizin birer birey olarak bu dünyaya geldiğimizi ve bu şekilde muamele görmemiz gerektiğini anlayacaksınız.



Petey dünyaya bazı kusurlarla geliyor. O normal çocuklar gibi değil. Ama hepimizin başına gelemez mi böyle şeyler? Biz de onun yerinde olabilirdik sonuçta ya da bizim çocuğumuzda bir gün böyle doğabilir.
Petey doğduktan sonra ki ilk bir kaç sayfada bunu düşündüm.

Annesinin önce isyan edip sonra umutsuzca oğluna tutunmaya çalışmasını okumak gerçekten üzücüydü, onu öylece hiçliğe terk etmesi ise daha kötüydü.

Petey, ailesi artık onun bakım masraflarını karşılayamadı için bir akıl hastanesine gönderiliyor ve tüm hayatını orada geçirmeye mahkum ediliyor.

Herkes onun düşünemediğini, beyninin bunun için yeterli olmadığını söylüyor ama Petey'de farklı bir şeyler var. Söylenenlerin aksine düşünüyor Petey. Hissediyor. Tepki veriyor.

Bunu fark eden bir kaç kişi oluyor ama onlarda kimseyi inandıramıyor. Geri kalan herkes, Petey'i hastane yatağında ölüme terk etmeye hevesli çünkü.
"Hepimiz, doğduğumuz andan itibaren ölüyoruz.
Yaşamak, o yüzden bu kadar önemli."

Petey çok küçük yaştan itibaren bir çok arkadaşa sahip oluyor. Onlarla bir şekilde iletişime geçiyor. Her insan gibi o da kendini ifade etmeye ihtiyaç duyuyor ve kendini ifade ediyor da. Sahip olduğu arkadaşlar ona bunun için yardım ediyor.

Ancak yıllar geçtikçe sahip olduğu her arkadaşı bir bir kaybediyor Petey. Kaybettiği her dost, ondan koparılıp alınan her kişi onu biraz daha üzüyor ve en sonunda yemin ediyor, bir daha kimseye bağlanmayacağına...
“Öyle görünüyor ki insanlar dostlarını kaybedince var olma nedenlerini de yitiriyor”

Ta ki Trevor adında ki çocukla tanışana kadar.

Ergenlik çağında ki gençlerin mutlaka bir amaca ihtiyaçları vardır. Boşluğa düşen, amacı olmayan ve bir türlü kendini sevemeyenler bu dönemde zorlanırlar. Trevor, Petey'le tanıştıktan sonra kendine bir yaşama amacı buluyor.

Bu yaşlı adam onun en yakın arkadaşı oluyor. 

Ve bu nokta da size ilk söylediğim şeyi anlıyorsunuz. Bizler ne olursa olsun bu dünyaya birer birey olarak geliyoruz ve öyle muamele görmeyi hak ediyoruz.

Hani belediye otobüslerinde gözlerimizi dikip baktığımız o insanlar var ya... kimi hayatlarının sonuna ek tekerlekli sandalyede yaşamak zorunda insanlar... aslında tek yapmamız gereken şey onlarında hissedebildiğini kabullenmek.

Ben bana bir şeyler öğreten kitaplara bayılıyorum. Gerçek yaşam öyküleri de bunu kesinlikle başarıyor.

Ben Petey'den gerçekten ama gerçekten çok etkilendim. Sahip olduğu tüm zorluklara rağmen hayata tutunan Petey'i ve kendini herkese sevdirebilmesini okumak inanılmaz zevkliydi.

Sizin de bu kitaptan aynı zevki alacağınızı biliyorum.

Hemen gidip alın okuyun bence :D




Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.