Vampir Akademisi-Film Yorumu

 

Hepinizin bildiği üzere Vampir Akademesi serisinin filmi dün vizyona girdi.
Vampir Akademisi, benim 6 kitabını 6 günde bitirdiğim serilerden. Öyle bayılarak okumuştum. Rose'a bazen çok gülmüş, bazen küfür etmiştim. Dimitri'ye sonsuz bir aşkla bağlanmış, Adrian'ı görünce dilimi ağzımın içine sokmakta zorlanmış ve bol bol salya akıtmıştım. Evet, Adrian Ivashkov'un böyle bir etkisi var işte :D

Bu güzel kitabın film olacağını duyunca hepiniz benim gibi çok sevindiniz biliyorum. Ben de öyle. 

Filmi biliyorsunuz bekleme sürecinde yayınlanan resimler yüzünden izlemiş kadar olmuştuk... ya da öyle sanmıştık. Aslında hiç de öyle değil :D

Meğersem adamlar bizi kandırmış :D



Film izlemesi oldukça keyifliydi. Tabi ki kitabı okuyan biri olarak beni rahatsız eden noktalar oldu. Ayrıca bazı küçük değişiklikler vardı ama anlaşılması zor şeyler değildi. Sonuçta bir kitabı senaryolaştırmak kolay şey değil. Senaryo yazmak başlı başına zor zaten :D

Öncelikle sinemada başıma gelen bir olayı anlatmak istiyorum.
Sevgililer günü depresyonu diye bir şey var bilen bilir. Ben de tam o moddaydım. Ankara, Kızılay, Karanfil Sokak'tan yürüyorum. Etrafımda ki herkes öpüşüyor. Ciddiyim bu konuda. İyice sinirlerim bozulmuş. Kardeşimle oturup yemek yedik filan. 
Bilin bakalım sonra ne oldu?
Bileti kaybettim.
Evet var öyle huylarım :D

Neyse sonunda kardeşim gişede ki kadınla konuştu da sorun çözüldü. 
Biz girdik filme. Heyecanla bekliyorum filan. Sonra film başladı. Ben biraz rahatladım ve sonra sahneye...


...Dimitri Belikov çıktı :D

Herkesin Danila için ön yargıları var biliyorum ama mükemmel bir Dimitri olmuştu.  O ilk girdiği sahnede küçük çaplı bir kalp krizi geçirdim resmen :D

Dimitri'den konu açılmışken Dimitri&Rose sahnelerinden bahsedelim. Buradan sonrası filmin içeriğiyle ilgili bilgi içerebilir.

Dimitri ve Rose sahneleri yetersizdi. Yani kitap bana göre Dimitri&Rose kitabıyken film Rose&Lissa filmi olmuştu.

Dimitri ve Rose'un en güzel sahneleri hızlı geçilmişti. Misal, şehvet tılsımı sahnesini çok büyük bir hevesle bekledim ve hevesim biraz kursağımda kaldı.

Ama şu da bir gerçek ki adamın kendine has bir Roza deyişi var :D Hele o my Roza dediği kısım.... :D Hala kulaklarımda çınlıyor. 'Roza...My Roza...'

Fangirling alarımı :D Kaçın bence :D


Ben hala bu kazık olayını çözemedim. Arkadaşım ilk kitapta öyle bir şey yok. Öldürseniz Rose'un eline silah vermezdi ki! Hoş, zaten o öğretmen-öğrenci kurgusu iyi işlenememişti. Yani sanki öyle birlikte çalışıyor gibilerdi. Dimitri öğretmeni olayım diye ortaya atılmadı. 

Ancak ve ancak Rose ve Dimitri arasında ki diyaloglar güzeldi. Zaten Rose komik bir karakter. Kişiliğine hep hayran olmuşumdur. 

Son sahneler benim favorilerimdi :D Christian'ın ateş büyüsünü öyle muhteşem bir şekilde kullanışı, Dimitri'nin kendinden emin tavırları ve Rose'un o çok şaşırtıcı numarası :D Dedim ya, resimlere aldanmayın :D 

Filmin dövüş sahneleri de ayrıca mükemmeldi :D Tüm ekip çok sıkı çalışıp, hazırlanmış belli.
Hele Natalie Dashkov'un Strogoi olduğu sahneler :D O kız Strogoi olarak doğmalıymış :D Bi güzelleşmiş :D

Neyse efenim mutlaka gidip görmeniz gereken filmlerden Vampir Akademisi. Benden geçer puan aldı. 

İkinci film gelse de Adrian'ı görsek. Bi içimiz açılsa :P

  A B C D  

Elif Yılmaz






Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.