Dublin Caddesi-Kitap Yorumu


Kitabın Adı : Dublin Caddesi
Orijinal Adı: On Dublin Street

Yazarı: Samantha Young
Yayınevi: Dex
Sayfa Sayısı: 364


Goodreads | Kitap Sihirbazı
  Joss geçmişte yaşadığı acıları bir kutuya kilitleyip, her şeyi unutmak için, Amerika'dan İskoçya'ya yerleşmişti ve şimdi yeni bir ev arıyordu.                                                                               Bulduğu ev Dublin Caddesi'nde ki havalı binalardan birindeydi.                                                       Yolda bir adamla karşılaştı.                                             Takım elbiseli, bronz tenli, çıldırtıcı İskoç aksanlı, maço tavırlı, seksi bakışlı Bredan'la.                         Joss, Braden'ın her zaman kolunda taşıdığı Barbie kılıklı kızlardan biri değildi, olmaya da hiç niyeti yoktu.

Ama insan arzularına nereye kadar gem vurabilir? Kalbiniz başka beyniniz başka söylüyorsa, hangisinin sözünü dinlersiniz?                                                                                                    TRAJEDİ. SEKS. TUTKU. KAHKAHA. KISKANÇLIK.                                                                                                                                                


Yoruma çığlık atarak başlamak istiyorum. Çünkü bir insan bu kitabı okuduktan sonra çığlık atmaktan başka ne yapabilir bilmiyorum :D

Nasıl bir kitaptı bu böyle :D Süperdi süper süper süper..... :D


Bi kere Braden'ın ismi yeter ya :D Adamın isminin bir tınısı var :D Bi kendi kendinize tekrar edin. Braden!

Şimdi efenim kitap kısaca şu. 

Geçmişi sorunlu ve ciddi ilişki istemeyen kız+Çok yakışıklı (ayrıca geçmişi sorunlu) ve ciddi ilişki istemeyen erkek= Tutkulu bir aşk :D

Eh, hal böyle olunca bana Joss'u öldürmek için bol bol neden doğuyor. Bir kere Braden'la tanıştı. Sırf kıskançlıktan bile öldürebilirim kızı :D

En iyisi kitap hakkında konuşmaya başlayayım ben :D



Jocelyn Butler kendine yeni bir ev arıyordur ve Tanrı onun karşısında Ellie'yi çıkarır :D Ben hep derim evrende olan her şeyin bir sebebi var diye :D

Efenim bu arkadaş Ellie ile konuşmaya giderken biniyor bir taksiye. Aaa bir bakıyor taksiye binen tek kişi o değil. Yakışıklı mı yakışıklı İskoç bir erkek de onunla birlikte takside. Çok yaşasın İskoç erkekleri :D

İngiltere'ye gittiğimde 17 yaşında olduğum için ülkeyi terk edip burnumun dibindeki İskoçya'ya gidemedim ama ilk fırsatta gidip bu İskoç erkekleriyle ilgili baştan çıkarıcı efsaneyi birebir kontrol edeceğim :D

Neyse efenim işte bunlar taksiye biniyorlar binmesine ama bu adam bir ukala, bir sinir yani böyle tam yemelik... şey yani tam dayaklık diyecektim de dilim şey etti işte :P

"Sana numaramı vermeyeceğim"
"İstemedim ki. Hem istesem bile sana sormam. Sevgilim var."
"O zaman bana öyle bakmayı kes"
"Sevgilim var ama kör de değilim. Bir şey yapmıyorum diyede bakmayacak değilim."

Hatırlar mısınız? Doktorların ilk bölümünde Ela'yla Levent'in bir tanışma sahnesi vardı. Taksi de filan. Bu sahneyi okurken aklıma ilk o geldi. Tabii Braden daha tatlı. Levent'de kimmiş onun yanında -,-

Sonunda Joss dayanamıyor ve taksiden inip Ellie'nin evine gidiyor.
Ev de ne ev ama. Hani keşke hepimiz öyle bir paraya, öyle bir ev arkadaşıyla, öyle bir ev bulsak.
Şahsen ben sonsuza kadar o evde kalabilirim.

Konuşuyorlar anlaşıyorlar ve sonunda Joss'un Ellie'ye taşınmasına karar veriyorlar. Joss yeni evine taşınıyor taşınmasına ama bir de öğreniyor ki onu taksi de sinir krizlerine sokan yakışlı Ellie'nin ağabeyi :D

"Ellie seni çok sevmiş"
"Ben de onu sevdim. Ağabeyinden emin değilim ama. Biraz kaba birine benziyor"



Ben hep derim. Ateşle barut yan yana durmaz diye.
Tabii ki yine öyle oluyor ve Joss ve Braden bir çıkar ilişkisine başlıyor. Artık çıkar ilişkisinin ne olduğunu hepimiz öğrendik, değil mi? :D Son  iki yılda bol bol kitap okuduk bu konu hakkında ama tabii önemli olan kurgu. Şahsen ben kurgu böyle güzel olduğu sürece sadece Braden'ın nefes alışı bile anlatılsa okurdum kitabı :P

Efenim dediğim gibi bunlar bir çıkar ilişkisine başlıyorlar ama yine hepimiz biliyoruz ki o işler öyle yürümüyor :D

Devamını anlatıp heyecanınızı kaçırmak istemiyorum ama şunu söyleyebilirim ki Dublin Caddesi Dex'in çıkardığı en güzel kitaplar listemde oldukça yüksek bir sıraya yerleşti.

ALINTILAR

"Hıyarın tekisin"
"Bunu kadınlar genellikle onları becerip sonra da taksi çağırdığımda söylerler"

*

"Paylaşmayı sevmem dedim"
"Ben öyle işitmedim"
"Tekrar edeyim. Söz konusu sensen... paylaşmayı sevmem"

*

"Ağzın iyi laf yapıyor. Hakkını vermek gerek."
"Ellerim de iyi işler. Onun da hakkını verecek misin?"

*

"Bebeğim, güzel iç çamaşırları bir adamı baştan çıkarmak içindir. Bense çoktan hayvan gibi baştan çıkmış durumdayım"

*

"Sokakta Joss Butler'sın. Karizmatik, kendine hakim. Yatakta Jocelyn Butler'sın. Çok seksisin, bebeğim. Kontrolsüz. Muhtaç. Tatlı. Aradaki farkı biliyor olmak hoşuma gidiyor. Başka bir erkeğin bilmesi fikri hiç hoşuma gitmiyor ama."

*

"Beni bırakıyor musun?"
"Zaten... hiç tutamamışım ki."

*

Bu güzel kitaba sahip olmak ve benim gibi Braden Carmichael'a aşık olmak istiyorsanız hemen kitapsihirbazı.com'a gidin ve siparişinizi verin :)


 A B C D E 

Elif Yılmaz


Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.