Pride&Prejudice-Film Yorumu


Pride&Prejudice, Jane Austen'in aynı isimli romanından uyarlanan bir film. (Kitabın kısaltılmış versiyonunu okudum ancak orijinalini okuduğumda yorumu burada paylaşacağım :D)

Baş rollerinde Keira Knightley ve Matthew Macfayden'in oynadığı film, gurur ve ön yargıyı anlatıyor kısaca. Zaten ismi de bu yüzden gurur ve ön yargı.


Burada bir noktaya değinmek istiyorum. Kitap ve filmin ismi Türkçeye 'Aşk ve Gurur' olarak çevrilmiş ancak bu isim pek uygun değil bence. Aşk ve Gurur başlığı sizin kitaba bambaşka izlenimlerle başlamanıza sebep oluyor. 

Jane Austen zeki bir kadınmış (yani kısmen :D Onun da filmini izledim. Yorumunda çok fena söveceğim hazır olun :D) kitabın ismini Gurur ve Ön yargı koymasının bir sebebi var.

Baş  rolde ki iki karakter de aşırı gururlu karakterler. Asla gururlarından taviz vermiyorlar. Ayrıca karakterler bir birlerine karşı ön yargıyla yaklaşıyorlar ve bu aşkların arasında bir nevi engel görevi görüyor.


Elizabeth Bennet, 5 çocuklu bir ailenin (beşti sanırım) kızı. Ailesinin durumu çokta iyi değil Elizabeth'in. Yani 5 kız kardeş artık evlenmeleri gereken bir durumdalar.

Ultra zengin :P Bay Bingley'nin yaşadıkları bölgeye gelişiyle tabi ki hepsinin etekleri tutuşuyor. Hep birlikte hazırlanıp baloya gidiyorlar ve baloda Elizabeth'in kız kardeşi Bay Bingley'e gönlünü kaptırıyor.

Bay Bingley baloya yalnız gelmemiş ancak. Yanında bir de arkadaşı Bay Darcy var. Bay Darcy katı duruşu ve kimseyle konuşmamasıyla dikkat çekiyor. Herkes onu kibirli biri olarak nitelendiriyor. Elizabeth'de öyle...


Elizabeth'in kız kardeşi, Bay Bingley'nin evinde davet edildiği bir eve giderken kendi kurduğu tuzağa düşüyor. Özellikle yağmura yakalan Jane hasta oluyor ve orada kalmak zorunda kalıyor. Eh, Elizabeth'de mecbur da peşinden gidiyor. Bay Bingley'nin evinde birlikte geçirdikleri günlerde nasıl Elizabeth onu sadece dışarden bir kere bakarak yanlış değerlendirdiyse, Bay Darcy'de onu öyle değerlendiriyor. Onu görgü kurallarından haberi olmayan, kötü bir kadın olarak değerlendiriyor.

Fakat daha sonra öyle olmadığını anladığında kendine engel olamıyor ve ona karşı bir adım atıyor.


Ne geldiyse bu ikisinin başına o Jane'le Bay Bingley yüzünden geldi. Zaten ortada yeteri kadar yanlış anlaşılma yokmuş gibi bir de bu ikisinin ilişkisi Elizabeth ve Bay Darcy'nin ilişkisini karıştırıyor. 

Ön yargılar ortadan bir süre sonra kalkıyor ama bu seferde devreye gururları giriyor. Yani iş iyice arap saçına dönüyor.



Yine de mutlu sonu olmayan film olmaz mantığıyla onlarda mutlu sonlarına kavuşuyor. :) Gururlarını bir kenara itip, ön yargıları aralarından kaldırdıklarında her şey çok çok daha güzel oluyor.

Kitabı okumadığım için bilmiyorum ancak filmin sonunu çok beğendim ben. Çok tatlılardı. Hele Darcy'nin Elizabeth'e Mrs. Darcy diyişi çok sevimliydi :)

İzlemenizi önerdiğim, güzel bir film ama önce ne yapıyoruz... tabi ki kitabı okuyoruz :D








Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.