5.Okur-Yazar Wattpad Turu: Işıl Parlakyıldız- Söyleşi


Okur-Yazar'ın sevgili takipçileri ve Wattpad okuyucuları.

Üzelerek söylemek istiyorum ki söyleşiyi yayınlamaktan vazge.... tamam tamam şaka :D Tabi ki öyle bir şey yapmayacağım :D

Yazarımız çok tatlıydı. Ben böyle sevecen yazarlarla söyleşi yaparken nasıl mutlu oluyorum anlatamam :D

Hazırsanız başlıyoruz :D




O.Y: Öncelikle benimle söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için tekrar teşekkürler.

I.P: Rica ederim. Asıl ben ilgin için teşekkür ederim.

O.Y: İlk sorum benim her yazar sorduğum klasik sorumdur. (Bilin bakalım ne :D) Yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

I.P: Aslında çok komik bir hikaye. Bir sitede okuduğum hikayeye yorum yaparken başladım yazmaya tam yedi yıl oldu. Yazara şöyle yaz böyle yaz derken baktım hikayeyi ben yazıyorum. Yazdıkça mutluluk geldi. Sonra üç arkadaş kurduğumuz bir sitede yayınlamaya başladım. İnanılmaz ilgi çekti

O.Y: Peki bu site hala var mı?

I.P: Yeni yılda revizyona (yenileme demek) girdik. bir ay kadar kapalı kalacak. www.sunheyday.com

O.Y Anladım O zaman bir ay sonra açılmış mı diye kontrol edeceğim hemen.

 I.P: İnşallah, bekleriz

 O.Y: İkinci sorum kitabınızla ilgili. Köle'nin kurgusu ilk nasıl oluştu?

I.P: Kurgu aslında aklımda hazırdı. Nasıl diye soracak olursan, biz kız kardeşimle çocukken bebeklerimizi oynatırdık. Krallar, prensler köleler... hayal dünyamız sanırım o zamanlar gelişti. Tabii eklemeler sonra geldi. Benim aslında belirli bir kurgum yok bilgisayarın başına geçtiğimde oluşuyor. Yani yazdığım hiç bir hikayenin sonunu bilmiyorum.

O.Y: Yani o an aklınıza ne gelirse, canınız ne isterse onu yazıyorsunuz?

I.P: Evet aynen öyle. Editörler tarafından tepki alıyorum. Çünkü altı yüz sayfalık bir kitabı bir haftada yazıyorum. Tabii sonra üzerinde çalışılmıyor değil

O.Y: Köle'nin ilk bir kaç sayfasında hikayeyi tarihi-romantik bir hikaye sanmıştım ama sonra öyle olmadığını anladım. Aslında köle-soylu ilişkileri çerçevesinde bir nevi bir distopya oluşmuş gibi geldi bana. Tam olarak hangi yılda geçtiğini anlayamadım ancak sizce bir gün dünya böyle bir yer olur mu? Kraliyet sistemiyle yönetilen ve insanların köle-soylu olarak ayrıldığı bir dünyada yaşar mıyız?

I.P: Bence zaten görünmese de köle-soylu ilişkisi var. En azından ben öyle bakıyorum. Hangi yılda geçtiğini ben okura bırakmak istedim. Ama benim için gelecekte geçiyor.

O.Y: Aslında okuması çok ilginçti. Sanki geçmişle gelecek birleşmiş gibi hissettim. Bir yandan sarayda yaşayan herkesi eski zaman kıyafetlerinde hayal ettim ama bir yandan da müthiş bir teknolojiyle çevrelenmiş olduklarını hayal ettim

I.P: Dikkat ettiysen balo haricinde hiç kabarık elbise yoktu.

O.Y: Evet yoktu ama ben hep öyle hayal ettim. Özellikle Jaymie'nin köle elbisesi. Kabarık değil
ama uzun, gri bir elbise hayal ettim

I.P: Köle günümüz dünyası yok olduktan sonra arta kalanlarla kurulmuş bir dünyada geçiyor diyebiliriz. Kitapları hayal edebildiğimiz için seviyoruz

O.Y: Dediğim gibi bir nevi distopya :)) Kitap açıkçası en sevdiğim türlerin birleşimi gibiydi. O yüzden hızlıca okuyup bitirdim :))

I.P: Ben zaten aşk romanlarının karakterleri olsun, mekanlar olsun hepsinin düşsel bir kavram içinde yaratıldığını düşünüyorum.Sence Edward gibi bir aşık var mı?

O.Y: Sanmıyorum. Edward'ın aşkı biraz değişikti. Bir yandan çok seviyor gibiydi ama bir
yandan da ölesiye nefret ediyordu sanki.

I.P: Aşk bencilliktir. Nefret demek yalnış olur çünkü sonunda bütün benliğiyle bağlandı. Bencil bir aşık diyebiliriz.

O.Y: Evet. Kesinlikle öyle. Peki, hikayelerinizden bahsetmek istiyorum biraz da. İtalyan Aşk benim en çok ilgimi çekendi. Bize biraz yazım sürecinden ve bu hikayeyi yazarken hissettiklerinizden bahseder misiniz?

I.P: İtalyan aşk .... Ben kitaplarımı tarz olarak üçüncü ağızdan anlatmayı seviyorum. Her karakterin duygularını vermek bana göre daha kolay geliyor İtalyan aşk bir denemeydi. Birinci ağızdan yazmayı denediğim bir hikaye ve halen neden bu kadar sevildiğini anlamış değilim. Üzerinde çalışılması gereken bir hikayeydi. Çünkü ben onu iki günlük bir otobüs yolculuğunda yazdım Bazen aldığım yorumlar üzerine tekrar okuyorum Ama neden bu kadar sevildi bilmiyorum

O.Y: Büyük ihtimalle Chars yüzünden çok okundu Açıkçası ben okurken kesnlikle Chars'a hayran
oldum Ayrıca olaylar ve hikayenin dili de çok güzeldi

I.P Yazarken eğlendim ve mutlu oldum. Her zamanki gibi. İlginç sanırım üzerinde çalışıp tekrar yayınlamam gerekecek.

O.Y: Bekliyoruz o zaman. Çıkmaz sokak... o benim favori hikayelerimden biri ve okurken hep çok merak ettiğim bir şey var. Robert herkesin bildiği üzere bir prens. İngiltere prensi ama neden prens. Bir rock yıldızı olabilirdi, kanun kaçağı da olabilirdi ama bir prens Onu bir prens olarak yazmanızın özel bir sebebi var mı?

 I.P: Bunu hiç düşünmedim. Sanırım çocukluğumun etkisi diyebiliriz.


O.Y: Kan ve aşk tarihi-romantik kurguyla yazılmış bir hikaye ve ben kesinlikle tarihi-romantik kurgu hayranı bir okuyucuyum. Emma ise çok uzun zamandır okumak istediğim bir karakter. Hem asi ve savaşçı hem de leydi :)) Bize Emma'yı sizin gözünüzden anlatır mısınız?

I.P: Emma, aslında yanlış zamanda doğmuş bir kız.

O.Y: Nasıl yani?

I.P: Kadın, erkek eşitliğine inanan ve kadınların erkeklerden hiç bir eksiklerinin olmadığına inanan bir karakter tabii o çağda kadınların erkekler tarafından bastırıldığını ve bir meta olarak kullanıldığını varsayarsak. Aynı zamanda bana göre bir çok erkekten daha güçlü bir kişilik. Olaylara bakış açısı ve neyi ne zaman nerede yapması gerektiğine karar veren kıvrak bir zekaya sahip

O.Y: Evet. kardeşi gelene kadar sorumluluk ona kaldığında çok hızlı bir şekilde çözüm üretmeyi başardı. Bunu çoğu erkek bile yapamaz bence

I.P: Ne kadar doğru karar verdi tartışılır. Lordun kollarına düştü

O.Y: Bakalım. Ben henüz Wattpad'den okumaya başladım ve çok bölüm yayınlanmadı daha orada. İleriki bölümlerde ne olacağını bekleyip göreceğiz Sıra Mucize'de Suren'in yerinde olsaydınız siz ne yapardınız? Bebekleri Melanie'ye verir miydiniz yoksa Suren gibi kaçar mıydınız?

I.P: Ben olsaydım... ilk baştan zaten kabul edip hamile kalmazdım.Hayal dünyam çok geniş olabilir ama ben Suren kadar cesur bir kadın değilim

O.Y: O da doğru. Sırf para için çok yanlış bir şey yaptı. Şimdi bir nevi bedelini ödüyor ama sonuç olarak ikizlerine sahip Kimsenin o kadar cesur olduğunu sanmıyorum. Bu çok büyük bir sorumluluk

I.P: Yazdığım hikayelerin çoğunda yaşanmışlık var, her ne kadar yakışıklı adam, güzel kız olsa bile...

O.Y: Tabi mutlaka dünyanın bir yerinde bir böyle bir şey yaşamıştır. İnsanlar çaresiz kalınca çok şey yapabiliyor.Son olarak bir diğer hikayeniz Ölüm Kapıyı Çalınca. Onu nasıl yazmaya başladınız? ve yazarken ne tür deneyimler kazandınız?

I.P: Ölüm kapıyı çalınca benim acemilik hikayelerimden... Yazmaya başladığımda bir arkadaşımın hayran olduğu film karakterine uyarlayarak yazmıştım. Sonradan revize edildi tabii

O.Y: Hangi film karakteri olduğunu sorabilir miyim peki?

I.P: Tabii arkadaşım Robert Pattinson hayranıydı ve onunla yatıp onunla kalkıyordu. Hatta ilk erkek karakterin adı John değil Robert ti

O.Y: Ama tabi sonra Robert başka bir hikayeye transfer oldu. (Çıkmaz Sokak'a :D)

I.P: Evet isim bulmakta zorlanıyorum. Otuza yakın hikaye olunca

O.Y: İsim bulmak benim de en sevmediğim işlerden biridir. İnternetde bu konuda yardım almadığım site kalmamıştır herhalde

I.P: O zaman senden bana zamanı gelince yardımcı olmanı isteyebilirim

O.Y: Tabi Her zaman. Köle'nin 2. kitabının çıkacağını gördüm sayfanızda. Kitap çok ilginç bir şekilde bitti ve ben 2. kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Kitabın yaklaşık olarak ne zaman çıkacağı belli mi?
I.P: Köle 2 Taslak olarak hazır. Yayınevimle görüşme içerisindeyim ama aceleye getirmek istemiyorum. KÖLE 2 nin taslağını okuyanlar birinci kitaptan daha iyi olduğunu söylüyorlar ama Edward'ı kimseye değişmem.
O.Y: Peki kitapla ilgili bir kaç ipucu verebilir misiniz bize?
I.P: Tabii. Kitap Daisy'in günlüğüne içini döküşüyle başlıyor. Edward ve Jaymie ölür ve geriye birinci kitaptan Daisy ve Marlon kalır. Bir devam kitabı görünse de ikinci kitap kendi hikayesi içinde olay zincirine dönüşüyor. Aidan ve Mira'ın hikayesi
O.Y: Edward ve Jaymie ölmemeli ama. O kadar acı çektiler şimdi öldüler. Aidan yeni bir karakter sanırım?

I.P: Evet Edward'ı aratmayacak bir karakter
O.Y: Heyecanla bekliyorum Peki son sorum. Özellikle yazmak istediğiniz bir tür var mı?

I.P: Facebook sayfamda ki tepkilere göre yazıyorum. Tabii yazabiliyorsam. Bu ara Kan ve Aşk bittikten sonra bir Türk masalı adı altında DUYGU isimli hikayeyi yazmak istiyorum. Duygu bizim gibi ne zengin, ne çok güzel, sıradan, kara kuru bir kız. Bakalım umarım beğenilir.

O.Y: Umarım O zaman ben sorularım sonuna geldim.Zaman ayırdığınız için teşekkürler

I.P: Ben teşekkür ederim.





Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.