4.Okur-Yazar Wattpad Turu: The Cheeky Prince (Harry Styles Fanfiction)-Hikaye Yorumu

17 yaşına gelmiş ve daha önce hiçbir erkekle duygusal anlamda ya da tensel olarak en ufak bir yakınlaşmada bile bulunmayan biri olduğunuzda gerçek aşk için beklediğinizi düşünmeye başlıyorsunuz. Ne yazık ki hayat o kadarda basit değil.

Sıradan bir genç kızdım. En azından kendi çapımda. Belki başkalarına garip gelecek birkaç özelliğe sahiptim ama yine de sıradandım işte. Lise öğrencisiydim. Babam ve ikiz kardeşimle birlikte yaşıyordum. Evin sorumluluğunun büyük çoğunluğunu üzerimde taşıyor olmam dışında bir uğraşım olduğuda söylenemezdi.
Ta ki okulun sponsor olduğu yardım etkinliğinde görev alana kadar… Pekala, tam olarak bu kısımda biraz sıradanlığın dışına çıkıyordum. Çünkü genç kızların ukala prensiyle –bana göre çapkın şeytanın tekiydi- uğraşmak zorundaydım ve bu sandığınız kadar kolay değildi. Hele ki bu prens fena halde karşı koyulmazken… Benim gibi gerçek aşkı bekleyen bir kız için bile…

Durumumu anlatan tek cümlem vardı: Clarie Watson başın ciddi anlamda beladaydı!





Hikayenin Adı: The Cheeky Prince
Türü: Fanfiction
Yazarı: Melike İman
Bölüm Sayısı: 20




4.Wattpad turuyla karşınızdayım :) Bu turu çok uzun zamandır planlıyordum ancak bir türlü fırsat bulamamıştım :)

Bu turu bildiğiniz üzere Vera’nın Rüya Kitaplığı’yla birlikte yapıyorum :) Sağolsun o da beni hiç yalnız bırakmıyor. Her etkinlikte yanımda :D

The Cheeky Prince benim yazım aşamasına bire bir şahit olduğum bir hikaye.

Melike’nin daha önce iki hikayesine daha yorum yazmıştım. O yüzden bilen bilir kendisi arkadaşımdır ama tabi ona torpil filan geçemem burada sonuçta ben profesyonelim :P Şu an kendisinin bana güldüğünü ‘he-he Elif’ filan dediğini duyuyorum. Ya insanlar beni hiç ciddiye almıyor ama :( :D ( Proje ödevini bitiremeyen bloggerın hazin sonu)

The Cheeky Prince’in yazım aşamasında çekmediği kalmadı herhalde. Kaç defa baştan yazıldı hatırlamıyorum :D Ama sonunda gayet güzel bir iş çıktı ortaya :)


Bu hikaye yazarın ilk fanfiction denemesi ama ilk olmasına rağmen gayet başarılı bir çalışma olmuş.

Efenim isterseniz önce şöyle bir konuya göz atalım.



Clarie Watson (adı batsın), bizim hiçbir çekiciliği olmayan, sürekli başını belaya sokan, nedenini bilmediğimiz ve İsviçreli bilim adamlarının hala araştırmasına sebep olacak saçma bir şekilde tüm erkeklerin  kendisine aşık olduğu gereksiz bayan baş rolümüz.

Annesi öldükten sonra evin tüm sorumluluğunu üstlenmiş ve kendini dışarıdan gelecek tüm etkenlerden soyutlamış. Ancak bunu yaparken kaderinde onu bekleyen beyaz atlı, ‘ukala’, prensi hesaba katmamış.


Harry Styles (tüm dünyanın da bildiği üzere) One Direction grubun üyesi. Bir etkinlik kapsamın da gittiği okulda Clarie’yle karşılaşıyor ve o gün hayatının hatasını yapmaya bir adım atmış oluyor. Hem de koca bir adım.

Bu hikaye benim gizli (çok gizli!) Harry Styles hayranlığımı besleyen hikayelerden biri. Yani gidip de en sempatik rolleri siz bu sevimli tipe verirseniz ben tabi ki kendimi kaybederim :D


Dedim ya okulda karşılaşıyorlar diye. İşte o günden sonra Harry kafaya bu kızı takıyor. Hayır kafana taç takman yeteri kadar tuhaf değilmiş gibi bir de gidip Clarie’yi takıyorsun. Uğruna o kadar Londra’ya geldim ama senin istediğin kim? Clarie! Adamı zorla katil eder bu erkekler!

Bu Clarie’nin kız kardeşi tam bir Directioner. Yani deli oluyor gruba. Tabi Clarie’de ona deli oluyor. 17 yaşında kendi kendine öyle bir sorumluluk bindirmiş ki omuzlarına bir türlü genç olamıyor. Aslında yapması gereken gidip kız kardeşiyle bağıra bağıra One Direction şarkıları söylemek, değil mi?

Hikayede en sevdiğim karakter Julia herhalde. Melike’nin hikayelerinin en sevdiğim yanı da o diyebiliriz. Her hikayesinde mutlaka baş rolde ki salak kıza destek olan ikinci bir kız vardır ve o kız her zaman komik, çılgın böyle deli dolu bir tiptir. Julia’da aynen öyle. Kız kardeşini Harry Styles’ın kalbine giden yolda asla yalnız bırakmıyor. Eh, o yolda o kadar çok düştü ki Clarie mutlaka onu yerden kaldırıp sonra da katıla katıla gülecek biri lazım :D 

Hikayede en sevmediğim karakterse kızların babası. Clarie’den bile çok nefret ediyorum düşünün o derece. Adam öyle bir alışmış ki bütün sorumluluğu Clarie’nin üzerine yıkmaya, Clarie aşık olduğunda ortalığı karıştırmak onun için dünyanın en kolay işi oluyor. Çakal tabi kızın evde kalmasını sağlayacak sonra da işlerini yaptıracak. Farkında değil şimdi Harry almazsa onu daha da başka kimse almaz.


Clarie ve Harry ilişkisinden bahsetmek istiyorum birazda. Çocuk bu kız için bütün duvarlarını yıkıyor ama bu kız bir türlü akıllanmıyor. Güvensizlikleri, babasının sözünden bir türlü çıkamaması, uslu kız numaraları (ki biz bu numaraları yemeyiz) beni bile boğdu çocuk ne yapsın?

Koskoca Harry Styles buna aşık olmuş ama bu hala ‘babam ne der?’ derdinde ya da Harry’nin eski kız arkadaşlarını kafaya takmış durumda. Ya kızım sanane! Millet becerebiliyormuş ki sevgili yapmış zamanında herkes senin gibi sorunlu mu?

Ayy nasıl sinirliymişim ben bu kıza daha yeni fark ettim :D Ama haksız mıyım? Siz söyleyin Allah aşkına!

Hikaye 20 bölümden oluşuyor. Oldukça kısa. Misal, benim gibi her gün Ankara’dan (neredeyse) Eskişehir’e gidiyorsanız ya da okulunuz evinize uzaksa, açın hikayeyi serviste, otobüste her neredeyseniz hemen okuyuverin :D Hadi hatta hemen gidip okuyun. Buradan hikayeye ulaşabilirsiniz :)

Hikayeyle ilgili görüşleriniz lütfen yazarla ve benimle paylaşın :)

Yarın Vera’nın Rüya Kitaplığı sizin için kendi yorumunu paylaşacak.

O zaman kadar hepinize iyi okumalar, kocaman öpücükler :*








Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.