Günahkarlar Turnede #2 'Sert Rock'-Kitap Yorumu

Kitabın Adı: Sert Rock


Orjinal Adı: Rock Hard
Serinin Adı: Günahkarlar Turnede
Yazarının Adı: Olivia Cunning
Yayın Evi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 427
Tür: Erotic Romance

Goodreads | Kitap Sihirbazı












Tutkulu Notalar ile alev alan sahneler Sert Rock’ta yanmaya devam ediyor...

Turne otobüsünde geçirilen sıcak anlardan sonra, ayrılıklarının büyük bir hata olduğunu bir kez daha keşfeden iki genç...

Metal vokalisti Sed Lionheart yalnızca sesini kullanarak binlerce kadını çılgına çeviren bir rock yıldızıdır. Ne var ki, Jessica'yı kaybettiğinden beri kendisini tutkulu hissedebildiği tek yer sahnelerdir...

Hukuk fakültesinde okuyan Jessica, kalbi paramparça olsa da Sedle olan ilişkisini sonlandırarak kendi çabalarıyla başarıya ulaşmakta kararlıdır. Ancak önceden tahmin edemediği bir gerçek vardır; etrafındaki hiçbir erkek Sed'in yerini dolduramayacaktır...

Dizginlenemeyen arzular, kalabalıklar içindeki ahlaksız yakınlaşmalar ve tüm bu yaşananların alevinde parlamak üzere olan skandallar... Hazır mısınız?


Günahkarlar, Sert Rock ile turlarına devam ediyor. Serinin ikinci kitabı grubun yakışıklı solisti Sedric Lionheart’a ait. Siz onu Sed olarak da tanıyor olabilirsiniz :D Birinci kitabın yorumunda söylemiştim. Rock yıldızı dediğin kadın avcısı olur diye. İşte o aradığımız rock yıldızı Sed. Ancak her şeyin bir nedeni vardır. Sed bir kadın avcısı olabilir ancak aynı soyadı gibi aslan gibi bir kalbi var. (yazar bu cümlenin ardından kendini asarak tüm blog camiasına büyük bir iyilik yapmayı düşünüyor :D) Sed bir kadın avcısı gibi görünüyor olabilir ama onun tek yaptığı acısını ve hayatının aşkını unutmaya çalışmak.



Kitapla ilgili konuşmaya devam etmeden önce bu kitabında aynı birinci kitabı gibi erotik içerikli olduğunu belirtmek istiyorum. Ancak, bence, bu kitap birinci kitap kadar erotik değil. Yani yine öyle ama birinci kitap daha fenaydı. Myrna ve Brain’ın akıl almaz fantezilerini takip etmek mümkün değildi. Belki de Sed’in Jessica’ya olan aşkına o kadar odaklandım ki benim ilgimi o kadar çekmedi bilemiyorum.


Jessica, Sed’in eski nişanlısıdır. Jessica üniversiteye gitmek isteyip Sed’de buna izin vermeyince ortalık karışır, büyük aşk biter ve Sed’le, Jessica ayrılır. Sed o günden sonra Jessica’yı bir daha görmez. Onu özlüyordur. Onu seviyordur ancak Jessica gitmiştir ve şimdi onun tek yapabileceği ona acısını unutturabilecek bir kadın bulmaktır ancak bu pekte mümkün değildir.

Sed uzun süre boyunca acısını içine atarak, ortalarda tabiri caizse tam bir erkek fahişesi gibi gezer. Ta ki o geceye kadar…

Brain’ın bekarlığa veda partisi için gittikleri striptiz kulübünde, sahnede ki dansçının Jessica olduğunu gören Sed kontrolü kaybeder ve olay tam da orada başlar. 


Yanlış anlamayın. Kız hala hukuk fakültesine gidiyor ancak Amerika’da direk dansı oldukça yaygın olarak seçilen bir ‘spor’ ve bu dansla ilgilen üniversite öğrencilerinin çoğu genelde para kazanabilmek için striptiz kulüplerinde dans ediyor. Fahişelik yapmıyorlar tabi ki ama dans ederek geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Jessica’nın yapmayı amaçladığı şey de aynen bu. Bir arkadaşının gazıyla, dersini aldığı ve çok sevdiği direk dansını yaparak para kazanabileceği bir iş buluyor ve olacaklardan habersiz sahneye çıkıyor.

Jessica, bir hukuk öğrencisi için fazla seksi görünebilir ancak kitabı okuyan herkes bilir ki bir hukuk öğrencisi için fazla salak. Ya çocuk buna kitap boyunca öldü bitti bu resmen süründürdü Sed’imi.

Kulüpte olanlardan sonra kovulan Jessica, Sed’i bulmaya gidiyor ancak onu başka bir kadınla basınca çıldırıyor. Kadını Sed’in koynundan kovup onun yerini alıyor ve sonra hiçbir şey olmamış gibi kalkıp gidiyor. Kız resmen istemem yan cebime koy havalarında. Bir de üstüne Myrna’nın iş teklifini kabul edince turlarında ağırlayacakları bir misafir daha oluyor. Bu bütün seri boyunca böyle devam ederse o otobüse sığamazlar yalnız :D

Dediğim gibi, Sed kıza köpek gibi aşık. Öyle böyle değil. Öl dese ölür. Öyle yani. Zaten ne derse yapıyor. Jessica Sed’le duygusal bir ilişki istemediğini, aralarında ki şeyin sadece tensel olacağını söyleyerek kendini aşıp bebeğime ahlaksız teklifte bulunduğunda Sed bunu da kabul ediyor. Çünkü ona yakın olmasını sağlayacak, ona dokunmasını sağlayacak her yol onun için piyangoda ki büyük ikramiyeden farksız. Ancak Jessica bunu göremeyecek kadar salak.

Sed’e güvenmediğini söylüyor ama bence esas güvenmediği kendisi. Çünkü bir tercih yapmak zorunda kalırsa kafasının karışmasından korkuyor. Hukuk fakültesi daha önemli çünkü. Çünkü Jessica bir orta yol bulamayacak kadar salak. Bak yine sinirlendim.


Yine de Sed onunla yaşayabileceği her şeyi yaşamaya çalışıyor. Onunla eline geçen her fırsatı değerlendiriyor ve yine eline geçen her fırsatta onu kollarının arasında sanki hiç gitmeyecekmiş gibi tutuyor. Ancak onun bir gün gideceğini biliyor. Çünkü Jessica sadece Myrna’yı asiste etmek ve para kazanmak için onlarla. Sed için değil. Bebişim ya resmen bağrıma basıp, saçların okşamak ve kulağına her şeyin iyi olacağını fısıldamak istiyorum.

-Sonunda kafayı sıyırdığım o korkunç an-

Kitabı bu yıl Tüyap fuarından almıştım ve aldığıma çok memnunum. Sed grupta ki favorilerimden biri benim. Diğer favorimde Jace :D İsmini de seviyor olabilirim bilmiyorum :D

Kitap ta dikkatimi çeken bir noktaya değinmek istiyorum. Yazar birinci kitapta kullandığı bir repliği burada da kullanmıştı.

“Bazen o kadar tatlı olabiliyorsun ki”
“Bu sır seninle mezara gidecek. Söz ver”

Yani değiştirip kullanmış bence : D Yine de sorun değil. Sed’in ağzından çıkan her lafa razıyım ben :D

Kitabı yine çok beğendim ve bir sonra ki kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. 3.Kitap, Ateşli Bilet, Jace’in kitabı ki bu bekleme eyleminin daha bir sinir bozucu olmasına sebep oluyor :D

Günahkarlar turlarına son gaz devam ediyorlar. Bence hiç durmasınlar. Ben onları çok seviyorum. Bu kitap kesinlikle benden tam not almayı başarıyor :D




Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.