Ölümcül Oyuncaklar #5 'Kayıp Ruhlar Şehri'- Kitap Yorumu


New York Times çok satarı "Ölümcül Oyuncaklar" serisi devam ediyor. 

Tabii Jace, Clary ve Simon’ın başındaki tehlikeler de...
Jace’le Clary yeniden karşılaştığında, Clary korkunç gerçekle yüzleşti. İblis Lilith’in büyüsü altındaki Jace, kötülüğün hizmetkarı olmuştu. 
Gölge Avcıları şimdi ne yapacaktı? 
Kaybedilen geri istenebilir miydi? 
Aşk için ödenecek bedel, ne olabilirdi? 
Günah ve kurtuluş işbirliği yaptığında, kime güvenmek gerekirdi?


Alçak Sebastian, Jace’imi götürmüş ve Clary’i o tipiyle yalnız bırakmıştı :( Hayır kız onu zaten zar zor buldu sen niye alıp götürüyorsun :D Şaka bir yana Jace’imi alıp götürdüğü için Clary ile iş birliği yapabilir ve onu öldürebilirdim. Hala öldürebilirim. Tez kellesi vurula!




Clary kafayı yemiş gibi Jace’i aramaya ve konseyden bir haber beklemeye devam ederken, konseyin Jace’i aramaktan vazgeçtiğini ve hedeflerinde artık Sebastian’ı öldürmek olduğunu öğreniyor. Ancak bir sorun var. Sebastian’ı öldürürseniz, Jace’de ölüyor. Bir önce ki kitapta Lilith bunu yüzümüze acı bir şekilde vurmuş ve bizi paramparça etmişti.

Clary tabi ki böyle bir şeye izin vermemekte niyetli ama eh be kızım hiç mi akıllanmadın sen? Niye gidip en yanlış kişilere güveniyorsun? 
Clary gidip en yanlış kişiyle anlaşma yapıyor ve Jace’e ulaşmaya çalışıyor. Bu en yanlış kişi de peri kraliçesi. Spoiler filan yok. Arka kapakta yazıyor bu :D

Peri kraliçesi sürtüğün önde gideni bence. Bakın bilirsiniz ben küfür etmem ama o kadın ikinci kitapta Jace ve Clary’e yaptıklarından sonra hak ediyor.
Yine de perilerin bir özelliği var ki... yalan söylemiyorlar.

“ ‘…Kıymetli bir şeyi kaybedip de onu tekrar bulduğunuzda, genellikle bıraktığınız gibi bulmama ihtimaliniz çok yüksektir.’ ”


Aslında her şey o Lillith denen aşiftenin suçu. Bak yine küfür ettim. Cassandra ne yapıyorsun bana? :D
Kadının ölüsü de dirisi de zarar :D Sebastian’ı koydu oğlanın başına, bırakmıyor. Jace’i almış etkisi altına, pis çocuk :(

Clary, Jace’ten vazgeçmedi diye ona sarılmak ve onu öpmek istedim ama bu sadece bir an içindi çünkü yine her şeyi batırdı. Ondan da başka türlü bir şey beklenmezdi zaten.

Clary, eski Jace’i istiyor ondan uzak duruyor ama eski Jace gelince *spoiler* direk onu satıyor. *spoiler bitti.*

“ ‘Sen onu kurtarmaya çalışıyorsun, Clary. Onu. Anlamıyor musun? Ölmeyi tercih ederdim.’ ”


*Spoiler*

Sebastian’da sapık çıktı hani. Bacı kardeş dinlemiyor adi herif :D
Manyak yeni bir kupa yaptırıyor ve bu kupayı Raziel’ın kanı yerine Lillith’in kanıyla doldurup yeni bir tür yaratmayı planlıyor. Ancak kupadan içenlerin unuttuğu bir gerçek var. O andan itibaren onlar artık melek değiller. Bu nedenle ne işaretler ne de silahlar çalışıyor. Çünkü onlar ‘melek kılıçları’ ‘şeytan kılıçları’ değil.

*Spoiler bitti*

Biraz da diğer karakterlere değinmek istiyorum.
Mesela Maia’ya. Ergen misin kızım? Resmen Jordan’a gösterip elletmiyor kız :D Ama Jordan’ın da bir dayanma sınırı var. Seninle arkadaş olamam diye niyetini belli ediyor. Seviyorum lan diyor :D
Sanırım kitabın en güzel bölümleri Maia ve Jordan bölümleriydi ve bir de Isabelle ve Simon kısımları :D Simon şu son üç kitapta bi erkek oldu ya :D Adam oldu resmen :D
Gündüzyürüyen resmen Isabelle’in kalbine doğru yürüdü :D

Alec’i bu kitapta parçalamak istedim. Kıskançlığı, bencilliği yüzünden belki de sahip olduğu en harika şeyi tehlikeye attı. Bunun için ileri de çok pişman olacak ama her şey için çok geç olacak.


Alıntılara geçmeden önce kısa bir bilgi. Arkadaşlar çevirmen değişmiş ve son kitabın çevirisi çok da iyi değil hani. Bilin istedim.

*Alıntılar*

“ ‘Clary?’ Jace başını eğip kızın yüzünü inceledi. ‘Sen… sen beni hala seviyorsun, değil mi?’  ‘Ben Jace Lightwood’u seviyorum,’ dedi Clary. ‘Senin kim olduğunu bilmiyorum.’ ”

“ ‘Jace senden hoşlanmayan bir kız oldu mu hiç?’  ‘Eh, eminim dünyanın çeşitli yerlerinde akıl hastaneleri cazibemi göremeyen kadınlarla doludur.’ ”

“ ‘Yani göğsümde yara izi mi kalacak?’  ‘Hem de kocaman ve çirkin bir iz. Tam göğsünün ortasında’  ‘ Kahretsin. Üstsüz iç çamaşırı modelliğinden kazanacağım paraya güveniyordum ben de.’ ”

“ ‘Her zaman bir iblis tarafından öldürüleceğimi düşünmüştüm ya da kafayı sıyırmış bir Aşağı Dünyalı tarafından ya da belki bir savaşta öleceğimi sanıyordum. Şimdi anlıyorum ki seni öpmemek beni her an öldürebilir.’  ‘Eh, zaten beni öptün.’  ‘Yetmez. Hayatımın geri kalanı boyunca günün her saniyesi seni öpsem bile yetmez.’ ”








Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.