Ölümcül Oyuncaklar #4 'Düşmüş Melekler Şehri'- Kitap Yorumu


Düşmüş Melekler Şehri 

Aşk. Kan. İhanet. İntikam. İşler artık her zamankinden de karışık!

Ölümcül Savaş sona erdi. On altı yaşındaki Clary Fray de nihayet New York’taki evine döndü ve halinden memnun. Gölge Avcısı olmak için eğitiliyor. Annesi hayatının aşkıyla evleniyor ve Aşağı Dünyalılarla Gölge Avcıları sonunda barış ilan etti. En önemlisi de Jace artık Clary’nin sevgilisi. Ancak her güzelliğin bir bedeli var. İşler tam yoluna girdi derken biri Gölge Avcılarını öldürmeye başlıyor. Şimdi, Aşağı Dünyalılarla Gölge Avcıları arasında yeni bir savaş başlaması an meselesi. Jace de birdenbire uzaklaşmaya başlayınca Clary, büyük bir gizemin içine dalıp en korkunç kabusuyla yüzleşecek. Sevdiği her şeyi, Jace’i bile kaybetmesine yol açabilecek olaylar zincirinin başlamasının ise tek bir nedeni var.
Bizzat Clary.


Jace ve Clary sonunda mutlu sonlarına ulaşmışlar ve huzura kavuşmuşlardır. Artık birlikte olmaları için bir engel yoktur… diye düşünürlerken ortalık bir kez daha karışır.




Jace ve Clary mutlu sonlarına kavuşunca iyice bir romantikleşmişler efenim. Ama çok abartı değil. Jace’i yeteri kadar küçük Emrah moduna soktuktan sonra bir de iğrenç derece de romantik yapsalardı intihar filan ederdim kesin :D
Ancak Clary ve Jace çok tatlılar. Sanırım bu, o kadar süre acı çektikten sonra kavuşmanın verdiği bir tatlılık. Fakat Jace’in üzerinde hala bir ‘Valentine’in oğlu’ damgası var hala. Sonuçta biyolojik babası olmayabilir ama onu Valentin yetiştirdi. O yüzden hala çok fazla baskı altında ve ona ön yargılı yaklaşanlardan biri de Clary’nin annesi. O kadın niye uyandı ki zaten? Bence o haliyle daha sevimliydi :D

Bütün bu ön yargılar Jace’in kendine olan öz güvenini silip süpürüyor resmen.  Bir ara sevdiği kızın onu, ona laik olmadığını düşündüğü için bırakacağına inanan erkek moduna girdi. (O nasıl bir modsa artık :D)
Ama Clary ne olursa olsun onu bırakmamaya niyetli. Zaten bu kızın inadı bir bu konuda işe yarıyor :D

“ ‘Seni asla terk etmeyeceğim,’ dedi Clary. ‘Ne olursa olsun, ne yaparsam yapayım?’ ‘Senden asla vazgeçmem,’ dedi Clary. ‘Asla. Sana olan hislerim…’ Kelimeleri bulmakta güçlük çekiyordu. 'Şimdiye kadar hiç böyle hissetmemiştim.’ “


Clary ve Jace birlikteler birlikte olmasına ama kader onlardan yana değil. Hayır merdiven altında mı geçtiler, ayna mı kırdılar nedir bela bir türlü bırakmıyor bunların peşini.

Jace kabuslar görmeye başlıyor ve bu kabuslar onu Clary’den uzaklaştırıyor. Şimdi bunu söylemiş olmam size spoiler gibi gelebilir ama değil. Rüyaların içeriği, nedenleri ve sonuçları spoiler ve ben onları söylemeyeceğim.


Biraz da diğer karakterlerden bahsetmek istiyorum.
Simon’dan mesela. O çocukta ne anasının gözü çıktı ya :D

*Spoiler*

Bu çocuk eskiden ölümlü, gözlüklü, pısırık bir şeydi. Clary, Clary diye ölürdü. Şimdi Isabelle ve Maia’yı aynı anda idare eden, kafasında onu düşmanlarından koruyan bir işaretle, gün ışığında dolaşabilen bir vampir oldu. Tipe bak ya. Hayır, biri iblis avcısı diğer kurt adam. Hiç mi korkmuyorsun eh be Simon!

*Spoiler Bitti*

Simon’ın vampir olması onun başına bazı belalarda açıyor tabi ki. Bu belalar yüzünden evi terk etmek zorunda kalıyor ve yeni grup üyeleri Kyle’ın yanına taşınıyor ama Kyle, hiç de sandıkları gibi biri çıkmıyor. (Burada iğrenç espri yapma isteğimi bastırıyorum :D)
Kyle’ı okurken, onunla ilgili bir çok tahminde bulunuyorsunuz ama sonuç Simon ve Maia’yı şaşırttığı kadar sizi de şaşırtacak emin olun :D Oopps! Uyarısız spoiler verdim :P


Biraz da Magnus Bane’den bahsetmek istiyorum ama sadece biraz :D Ne Magnus Bane’miş ya :D Her yerden çıkıyor. Zaten Alec yüzünden iyice gölge avcılarının köpeği oldu. Gel Magnus, git Magnus, otur Magnus, yuvarlan Magnus. Not: Sonuncusunu büyük ihtimalle sadece Alec söylüyor. Not 2: Fesat kişiliğim için özür dilerim. Not 3: Ancak hiç de üzgün değilim :D


Bir de kitapta en çok güldüğüm şey şuydu. ‘Zacharia Kardeş’ . Onu ‘Zekeriya Kardeş’ diye okuduğum o an var ya… off işte o an paha biçilemez :D

Bence Zacharia Kardeş’in, Cehennem Makineleri serisiyle bir bağlantısı var.


Sonuç kısmına gelirsek, Clary ve Jace yeni düşmanlar ediniyorlar ve her zaman ki gibi birlikte olup, onlara karşı galibiyet sağlıyorlar. Ve her şey yoluna giriyor…. (boşluğu siz doldurun artık)

Clary ve Jace yeni sorunlarla karşı karşıyalar. Birlikte savaşıp sorunlarını çözebilecekler mi? Aşkları bununda üstesinden gelebilecek mi? Clary her şeyi mahvetmeden yaşayabilecek mi? Hepsi Kayıp Ruhlar Şehri’nde :D

*Alıntılar*

“ ‘L’amor che move il sole e l’atre stelle’   ‘Aşk güneşi ve diğer yıldızları hareket ettirir’ " (Tam çevirisi bu mu bilmiyorum. Çünkü latince bilmiyorum :D)

“ ‘Neden? Neden benimle konuşmuyorsun?2   ‘Çünkü seninle konuşamam. Seninle konuşamam, seninle olamam, sana bakamam bile’ "
“ ‘Artık beni sevmediğin için mi seni affetme mi istiyorsun? Çünkü istediğin buysa, Jace Lightwood, cehenneme kadar yolun var!’ " (Anlaşılan Jace’in cehennemi Clary’miş. *Spoiler* *Spoiler* *Spoiler* :D)

“ ‘ Melek üzerine yemin ederim. Hatta boşver, ilişkimiz üzerine yemin ederim.’   ‘ Neden ilişkimiz üzerine yemin ediyorsun?’   ‘ Çünkü şu dünya da daha fazla inandığım hiçbir şey yok.’ "








Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.