Kuralsız-Kitap Yorumu


Tek bir seçim
Fedakarlık gerektirir

Tek bir fedakarlık
Kayıp getirir

Tek bir kayıp
Sorumluluk haline gelir

Tek bir sorumluluk
Savaş demektir

Tek bir seçim
Seni yok edebilir

Her seçimin bir sonucu vardır. Tris sevdiklerini -ve kendini- kurtarmak zorunda. Üzüntü, fedakarlık, kimlik, bağlılık, kurallar ve aşkla ilgili sorunlarla boğuşurken bu hiç de kolay olmayacak. Üstelik savaş başlıyor ve herkes tarafını seçmek durumunda. Ancak geri dönüşü olmayan bir yola giriyorsan, zafer getireceğini umduğun seçim, tüm hayatını altüst edebilir.


Kuralsız benim okumak için sabırsızlandığım kitaplardan biriydi. Üstelik ben Uyumsuz’u bitirdiğim de kitap Türkiye’de çıkmıştı ama ben alamıyordum. Neden? Çünkü İngiltere’deydim ve İngilizce’sini alıp okumamak için kendimle savaştım resmen :D



Bilgelik, Cesurluk askerlerini simülasyonla ele geçirdikten ve Fedakarlık’a saldırdıktan sonra Tris ve Tobias yanlarına aldıkları herkesle birlikte Cesurluk’tan kaçarlar.

Yazık kime sığınsalar olmadı zavallılar. Dostluk’a sığındılar, biz uzlaşma taraftarıyız dedi adamlar. Dürüstlük’e sığındılar en gizli sırları ortaya döküldü. Topluluksuzlar’a sığındılar…zaten o konuyu hiç açmayalım bence.
Demem o ki Tris ve Tobias sonunda bu savaşta yalnız olduklarını anladılar.


Tris’e bu kitapta ayrı bir sinir olmadım değil. Cesur olmayı benimsemiş olması iyi bir şey ama onun ki cesurluktan çok aptallık. Nerede ölümcül bir olay var direk dalıyor o olaya. Hiç söz dinlemiyor. Takmış kafaya öldürtecek kendini.

Hiç düşünmüyor. Ben ölürsem Tobias ne yapar? 


Tobias’ı birkaç defa öyle aciz durumlara düşürdü ki benim içim eridi, gözlerim doldu resmen. 
Tobias’ın Tris’e bu kadar değer vermesinin nedenlerinden biri de bence çok uzun zaman sonra ona kendini güvende hissettiren ilk kişi olması. Babasının yaptıklarından sonra, Tris onun için sıcak bir yuvanın huzurlu ortamı gibidir herhalde. Tabi şu anda içinde bulundukları durum ne kadar huzurluysa.

Tris bazı yönlerden Jace gibi. Bunu, bu sıralar Ölümcül Oyuncaklar serisine kafayı taktığım ve Jace’e geri dönülmez bir şekilde aşık olduğum için de söylüyor olabilirim :D ama ikisi de dünyayı kurtarabileceklerine ve onlar ölse de dünyanın dönmeye devam edeceğine inanıyorlar ancak  geri de bırakacakları kişileri düşünmüyorlar.
Hele ki Tris. Dünyayı kurtarmak için kendi canını feda etmenin cesurluk olduğunu düşünüyor ama biri bu kıza gidip ‘sen Cesur değil Uyumsuzsun’ demeli.


Burada suç birazda Tobias’da.
Sürekli kıza seni seviyorum, sana güveniyorum, sende bana güven diyor ama esas kendisi Tris’e güvenmiyor. Bence bunun temelinde kendine olan güveninin yetersizliği yatıyor ve bu da onu başka insanlara güvenmemeye itiyor.
Tobias en başta güvenmediği insanlara sonradan güveniyor ve önce Tris’e bu konuda fikrini sorup sonra fikrini önemsememesi de Tris’i fütursuzca kendini ölümün içine atmaya itiyor.
Tobias biraz şu ergen havalarından çıksa, Tris’e destek olsa her şey daha güzel olacak bence.

*SPOILER*
Hayır bir de hem dengesiz dengesiz hareket edip kızı saçmalaması için cesaretlendiriyor hem de resti çekiyor.
*SPOILER BİTTİ*


Ben distopya kitaplarını hep çok severek okuyorum ve eğer bir distopya serisinin ilk kitabını sevdiysem mutlaka ikinci kitabını da seviyorum. Bu seride de öyle oldu.
Distopya kitaplarının şöyle bir sıkıntısı var, tabi bu sadece benim için geçerli, kitapta romantik ilişkiler ön planda tutulmuyor. Ben şahsen aksiyonla eşit şekilde romantik sahneler okumayı seven biriyim ama beni çokta rahatsız eden bir durum değil bu.

İlk kitapta olduğu gibi her bir ayrıntı tek tek özenle betimlenmişti ve gelecekte geçen kurgularda bu çok önemli bir unsurdur. Şimdi ki zamanda sahip olmadığımız bir şeyi hayal etmemiz için önemli bir detaydır bu.

Kitapta Tris’in fütürsuz ve Tobias’ın ergence davranışları beni sık sık sinirlendirdi ama bunlar bir kitabın tuzu biberi. Keşke birinci kitabın filmi çıksa da izlesek de sıra ikinci kitaba gelse.

Serinin üçüncü kitabı ‘Allegiant’ 22 Ekim’de yurt dışında yayınlandı. İnşallah Artemis Yayınevi bizi çok bekletmeden 3.kitabın Türkçe versiyonunu yayınlar :)








Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.