Fırsatçı-Kitap Yorumu



Kalbini sadece bir kez verebilirsin; ondan sonraki her şey ilk aşkının peşinden gelir.


Her fırsattan istifade etmesiyle bilinen sivri dilli Olivia Kaspen, akılsızca çekip gitmesine izin verdiği eski erkek arkadaşı Caleb Drake ile şans eseri karşılaşınca kendisini ilk aşkıyla ikinci bir şans isterken bulur. 

Caleb'ın hafızasını kaybettiğini öğrenen Olivia, onu geri kazanmak için ne kadar ileri gidebileceğine karar vermelidir. Ancak gerçek kimliğini ve kötü geçmişlerini gizli tutmaya çalışan Olivia'nın en büyük engeli Caleb'ın kurnaz yeni kız arkadaşı, Leah Smith'tir. 
Böylece bu iki hırslı kadın arasında kendilerini hatırlamayan bir adamı elde etmek için girdikleri vahşi bir mücadele başlar. Ama çok geçmeden Olivia, bir zamanlar kendisinin olanı almak için savaşırken yalanlarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır. 

Peki, aşk her şeyi affeder mi?

Fırsatçı benim çok uzun zamandır okuma listemde olan ama bir türlü alıp okuyamadığım bir kitaptı. Daha sonra Vera’nın Rüya Kitaplığı ile birlikte kitabı okumaya karar verdik. Karar verdik vermesine ama biz nerden bilelim kitap böyle ezip geçecek bizi. 



Olivia hayatının aşkını yıllar önce trajik bir ayrılık sonucu kaybetmiştir ve hala bunu etkilerini içinde tutuyordur. Bir gün, hiç beklemediği bir anda hayatının aşkı Caleb Drake karşısına çıkar ve o ne yapacağını şaşırır halde öylece kalır. Neden karşısına çıktığının hesabını sormak için yanına gittiği sırada ise Caleb’ın bir trafik kazasında hafızasını kaybettiğini öğrenir ve ‘Fırsatçı’, fırsatları değerlendirmeye o nokta da başlar.


Kitap en başından itibaren hoşuma gidiyordu zaten ama esas olarak etkilenmeye başladığım nokta tanışma hikayelerinin anlatılmaya başladığı kısımdı. Ara ara, yine Olivia’nın bakış açısından, geçmişe döndük ve Caleb’la hikayelerini dinledik. Caleb’ın onun ilk kez yanına gelişi, ona çıkma teklifi edişi, Olivia için basketi kaçırışı… yavaş yavaş kalbimi çaldı Caleb ve kitapta da dendiği gibi kalbini ancak bir kez verebilirsin… :D

(Caleb Drake)
“ ‘Olivia?’
  ‘Ne var?’ diye tersledim.  ‘Seni öpeceğim. Haberin olsun.’ ”

Hikayenin günümüzde geçen kısmından bahsetmeden önce, geçmişte geçen kısmına biraz değinmek istiyorum. Bence Olivia ve Caleb’ın çok romantik ama trajik bir hikayeleri var. Aslında ilişkilerinin temel sorunu ‘Olivia’. Bence onu ilişkiden şutlarlarsa bütün sorunlar çözülebilir :D

Olivia, çoğu kitapta olduğu gibi, sevmeyi bilmeyen ve bu yüzden onu seven insanları inciten kadın baş rolümüz. Caleb onu elde etmek için elinde geleni yapıyor ama bu salak önce bulduğu ilk fırsatta kaçıp, ardından pişman oluyor ve tekrar Caleb’ı elde etmeye çalışıyor. Onu geri kazanmaya çalışırken eline geçen her türlü ‘fırsatı’ değerlendiriyor. Doğru mu yanlış mı diye düşünmüyor. Sadece Caleb’ı geri istediğini biliyor ama ona onu sevdiğini bile söyleyemiyor ve bu, ilişkilerini çıkmaza sürükleyen şey oluyor. Caleb belki de bir kitap karakterinden beklenmeyecek kadar ‘gerçekçi’ bir şey yapıyor.
Affedersiniz ama kimse o kadar süre beklemez :D Kız bir de gösterip elletmeyen tiplerden ve Caleb Drake için olay ya hep ya da hiç. Olay böyle olunca işler çirkinleşiyor ve Olivia, Caleb’ın hayatından çıkıp gitmesine izin veriyor.


Ve şimdi Caleb’ı yeniden bulmuş olmak onun için bir umut. Tekrar başlamak için, ikinci bir şans için. Ancak Caleb’ın bir kız arkadaşı var ve hafızasını kaybetmeden önce ona evlenme teklifi etmeyi düşünüyormuş.
Şimdi günümüzden bahsetmeye başladığım bu noktada şöyle bir konuya değinmek istiyorum. Hayır ne olmuş yani kız ona daha önce tanışmadıklarını söylemediyse? Ben olsam ben de söylemezdim. Bu hayatta azıcık çakal olacaksın :D Ayrıca bu kitapta ki tek uyanık da Olivia değil. Fırsatçı olarak başrol olduğu için o görülüyor ama okuduğunuz da Olivia’nın sadece günah keçisi olduğunu anlayacaksınız.

Bence Caleb bir çok nokta da ağır bir şekilde adinin teki. Leah, yani Caleb'in kız arkadaşı için söyleyecek söz bulamıyorum zaten. Olivia’nın çektiği acılarının sebebi de o şırfıntı. (artık ben küfür etmem muhabbetine girmeyeceğim. Yeri gelince hiç utanmam çatır çatır ederim :D)


Kitapla ilgili söylemek istediğim onlarca şey var ama maalesef hepsi spoiler içerikli :( O yüzden direk son kısma geçeceğim. Son kısım beni tatmin etmedi açıkçası. Yani kötü anlamda değil. Elim böğrümde kaldı tarzı bir tatmin edememeydi bu. Aynı hissi Senden Önce Ben ve Aynı Yıldızın Altında’yı okuduğumda da hissetmiştim. Nedeennnnn? Aslında bunu yazara sorsam hiç fena olmaz :D
Utanmadan oturup ağladım kitabın sonunda. Çok mu duygusaldı yoksa ben mi sinir oldum bilmiyorum ama ağladım.

Kitap baya bir olmuştu :D Güzel haber ise serinin iki adet devam kitabı olması. İkinci kitap yılan, kızıl kafa Leah’nın ağzından, üçüncü kitap ise seksi bad boyumuzu Caleb’ın ağzından anlatılıyor :D Okumak için sabırsızlanıyorum ama önce okul için okumam gereken bir kitap var :(

Yorumuma son vermeden önce kitabı okuyanlar bana Facebook, Twitter artık her ne kullanıyorsanız oradan mesaj gönderebilirler. Sizin düşüncelerinizi  de öğrenmek isterim :)





Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.