3.Wattpad Turu: Kalbin Arzusu-Hikaye Yorumu


Şehvetin yönettiği bir ilişkiyle örtülü tek bir arzu.
Onun o simsiyah gözlerinin ardındaki geçmişi geri getirme isteği


3.Wattpad turuyla yine karşınızdayım. Bu sefer çok değişik ve ‘ateşli’ :D bir hikâyeye yorum yazıyorum. Kalbin Arzusu benim Wattpad’de hali hazırda takip ettiğim hikâyelerden :) Hikâye yer yer cinsellik içeriyor. Baştan uyarımı yapıyorum. Sonra okuyunca yazara ve bana kızmayın ‘vay efendim niye uyarmadınız bizi?’ diye :D Uyarıyoruz çünkü :D




Blaine Dorner, kendi halinde asosyal, utangaç, saf bir kızdır. Bir gün ünlü Warner şirketinden son çıkardıkları parfüm ‘Dream’ in yüzü olması için bir teklif gelir ve Blaine tabi ki teklifi kabul eder. Zaten böyle tekliflerde hep böyle kızlara yapılır. Bu adamlar malın iyisinden anlıyor ama güzelden anlamıyorlar :D Anladınız mı espriyi? Tamam sustum -.-

Çekimlere çok az kala patronu Thomas Ronald Warner’la yemek yemeye gidiyor Blaine ve o gün belki de hayatı tamamen başka bir yöne doğru kayıyor. Bu bölüm hikâyede en çok güldüğüm yerdi. İnsan saf olur ama Blaine kadar olmaz demiştim okurken. Blaine, Muhteşem Bay Warner’la yemeğe çıkarken öyle bir şeyi unutuyor ki ‘bu nasıl kız ya? İnsan böyle şeyleri unutur mu?’ diye düşünmeden edemiyorsunuz. Anlaşılan Blaine değil ergenlikten çıkmak daha girememiş bile :D Ama gel gör ki yine ve yine dünya da ne kadar iyi şey var böyle kızların başına geliyor. Mesela Thomas Ronald Warner.


Warner şirketinin sahibi olan Thomas bildiğiniz dominant, kontrol manyağı ve korumacı erkeklerden çok farklı. Hepsinin aksine o bir aile istiyor. Seveceği ve onu sevebilecek bir aile. Tabi bu onun için biraz zor çünkü sevmenin gerçek anlamını çok uzun zaman önce unutmuş anlaşılan. 

Thomas hakkında söylenenler açıkçası hiç iyi şeyler değil. Her gece bir başka kadınla birlikte olduğu ve onları sabah olur olmaz postaladığı herkesin dilinde ve bu söylentiler, Blaine’in çok gerilmesine sebep oluyor ancak Thomas’ı gördüğü anda ayran budalasına dönüyor. Utanmasa ağzının suyunu silecek o derece ama dediğim gibi fazla utangaç kızımız.


Blaine, bir hikâyenin olmazsa olmazı, kendini yetersiz gören, hanım hanımcık kızıdır. Ancak öyle bir an gelir ki kendini hikâyenin karşı konulmaz erkek karakteri hakkında fanteziler kurarken bulur. Eh, karşısında ki Thomas gibi bir erkek olunca başka türlüsü mümkün olmuyor. Thomas ise Blaine’in saflığından etkilenmiştir. O, onun birlikte olduğu diğer basit kadınlar gibi değildir ve utangaçlığı yüzünden yanakları al al olduğu andan beri onun aradığı kadın olduğunu biliyordur. O bir bebeğin annesi olabilecek kadar masumdur.
Thomas, Blaine’e bebeğinin annesi olduğunu teklif ettiğinde Blaine düşünmeden kendini onun kollarına atıyor. Thomas onu öyle bir tuzağa düşürdü ki Blaine’in düşünmeye fırsatı olmuyor. Ancak bence iyi oldu. Çünkü Thomas’la olan ilişkisi –bana göre- her ne kadar ona zaman zaman çok acı verecek olsa da sonunda mutlu sona kavuşmasını sağlayacak. En azından ben böyle inanıyorum.


Thomas’ın bazı sorunları var. Hikayenin hali hazırda yayınlanan bölümlerinde biz bu sorunların neler olduğunu bilmiyoruz. Tek bildiğimiz ailesiyle ilgili olduğu. Blaine’in, ailesi hakkında soru sormasından hoşlanmıyor. Hatta ikinci adı, yani ‘Ronald’ ile ona seslendiğinde deliriyor. Ancak Thomas bütün bu fevri hareketleri ve nefret dolu davranışları geride bırakmak ve Blaine’le birlikte değişmek istiyor. Ne kadar başarılı olacağını ileri ki zamanlarda göreceğiz.

Hikayenin tüm okuyucuların şu anda merak ettiği bir çok soru var. Onlardan bazıları Blaine, Thomas’a yeterli olabilecek mi? Thomas, Blaine’i sevebilecek mi? Bir bebekleri olacak mı? Cinsiyeti ne olacak? Kız olursa, Okur Yazar’ın ismini koyacaklar mı? Hmm… o sonuncuyu ben eklemiş olabilirim :D

Benim gelecek bölümlerden beklentim, Thomas’ın ukala yanını daha sık görmek :D


Hikayede en sevdiğim iki karakter Lea ve Hardwin sanırım :D O ikisi keşke aşık olsa :D Çok eğlenceli bir hikayeleri olurdu :P Bakarsınız yazar bizim için bir Hardwin-Lea hikayesi yazar. Tek bölümlük bir şey filan :D Bilmiyorum ama ben isterim okumak böyle bir hikaye :))

Evettttt, yorumumuzun sonuna geldik :) Tur ayın 29 Kasım’da sona erecek. Takipte kalın :)






Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.