The Boy Who Sneaks In My Bedroom Window-Kitap Yorumu


Amber Walker and her older brother, Jake, have an abusive father. One night her brother's best friend, Liam, sees her crying and climbs through her bedroom window to comfort her. That one action sparks a love/hate relationship that spans over the next eight years.

Liam is now a confident, flirty player who has never had a girlfriend before. Amber is still emotionally scarred from the abuse she suffered at the hands of her father. Together they make an unlikely pair.

Their relationship has always been a rocky one, but what happens when Amber starts to view her brother's best friend a little differently? And how will her brother, who has always been a little overprotective, react when he finds out that the pair are growing closer? Find out in The Boy Who Sneaks In My Bedroom Window.


‘The Boy Who Sneaks In My Bedroom Window’ yani ‘Şemsi Paşa Pasajında Sesi Büzüşesiceler’ :D
Tamam kötü bir espriydi ama elimde değil. Kitabın adı gerçekten çok uzun :D
Tam çevirisi ‘Odamın Penceresine Tırmanan Çocuk’ tarzı bir şey.



İsminden de belli olacağı gibi kitap bir kız ve odasının penceresine tırmanan çocuğun aşkını anlatıyor. SON :D

Amber babasının onlara yaşattığı acıların izlerini hala üzerinde taşıyor ve tüm o anılardan uzak olduğu zamanlar sadece gece olup Liam’ın kollarında uykuya daldığı zamanlar.
Liam, Amber’dan 2 yaş büyük ve aralarında hiçbir şey yok. Ancak Amber 8 yaşında babası yüzünden odasında ağladığı bir gece Liam, Amber’ın penceresine tırmanıp odasına giriyor ve onu sakinleştiriyor. O gece Amber’ın yatağında uyuya kalıyor ve ertesi gece ve ertesi gece ve… derken bu bir rutin haline geliyor ama dediğim gibi aralarında hiçbir şey yok. Sadece yatak arkadaşılar. :D Espriyi anladınız mı? Bugün çok formumdayım :D
Liam tam klasik kötü çocuk. Bütün kızları kendine aşık ediyor hepsiyle flörtleşiyor, onları yatağa atıyor ama gece olduğunda Amber’la birlikte uyuyabilmek için onun yanına dönüyor.
Amber’ın bir de abisi var. Jake. Jake, Liam’ın en yakın arkadaşı. Bu konu benim en sevdiğim konulardan biridir. Abinin en yakın arkadaşı ve kız kardeşi. :D Ben de yazmıştım böyle bir hikaye ama tabi yayında değil.
Bazı insanlar bunu çok itici buluyor. Bilirsiniz abinin en yakın arkadaşı ve kız kardeşinin ilişkisini hoş karşılamıyorlar ama bence çok tatlı :D
Jake, Liam’ın Amber’la yakın olmasına dayanamıyor. Çünkü Liam’ın, kız kardeşine diğer kızlara yaptığını yapmasını istemiyor ancak Liam’ın Amber’a karşı boş olmadığını da biliyor.

Kitapta bir de benim okurken en çok sinirlendiğim konu işlenmiş. Beni pek rahatsız eden bir konu değil ama her seferinde tüylerimin diken diken olmasına sebep oluyor.
Amber, kendi babası tarafından cinsel tacize uğramış ve babası ona tecavüz etmek üzereyken Jake ve Liam onu kurtarmış
Nasıl iğrenç bir insan böyle bir şey yapar? Kendi kızın ya!!!

Kitapla ilgili yorumlara geçmek istiyorum. Buradan sonrası çok azıcık spoiler içerebilir.
Kitap benim için çok güzel başladı. Sorunlu kız, sorunlu kızın sorunlu ailesi, yakışıklı kötü çocuk ve sorunlu kızla, kötü çocuğun aşkı.
Her şey çok güzel gidiyordu.
Ta ki Liam ve Amber çıkmaya başlayana kadar.
Ya bir kez olsun ayrılmaz mı bir çift? Bari kavga etselerdi. Yok. Bunlar sürekli aşk böcüğü modundalar. Bir öpüşmeler, bir koklaşmalar. Amber’da güya kimsenin ona dokunmasından hoşlanmıyor. Babası onu taciz etti ya.  Kız resmen istemem yan cebime koy modunda.
Ben bir ara abisi ve Amber’ın yılışık arkadaşı olacak sandım çünkü Jake onu kıskanıyordu ama olmadı ve olayı çok hızlı geçtiler. Tamam dedim bu önemsiz bir olay ama kitapta ki çoğu olay çok hızlı geçilmişti.
Tam giriş bölümünü hazmediyorsun gelişme kısmını atlayıp sonuca bağlıyor.
Babasıyla ilgili olaylara değinmek istemişler ama o da çok hızlı geçilmiş.

*Spoiler*
Babasının, yeni karısının onu terk edip çocuklarıyla birlikte Amberların evine taşınması ve annesinin bunu onaylaması da benim kötü karakterleri hikayenin sonunda iyi yaptığım kimsenin yalnız kalmasını istemediğim için hikayeye beş yüz tane karakter soktuğum karanlık zamanlara dönmüş :D
*Spoiler bitti*
Bir de bu Jake’le Amber’ın bir anaları var ama nerede bilen yok. En son bir gelip gidiyor ama tek o. Ya benim annem benle kardeşimi evde bırakacak ama ne halt ediyoruz hiç kontrol etmeyecek. Komşulara haber bırakmayacak filan, olur tabi.
Bunlar partiler, sarhoş olmalar, üst katta işi pişirmeler filan. Anlamıyorum ben bu yabancıları valla bak :D
Ayrıca bu Liam’ın ailesi hiç mi kontrol etmiyor bu çocuğun odasını. İnsan gece gidip oğlunun üstünü örter filan ne bileyim :D


Liam’ın repliklerine değinmek istiyorum birazda.
Patch’den sonra bir kez daha ‘melek’ lakabıyla karşılaşmak oldukça heyecan vericiydi.
Her iki Liam’da, Amber’a ‘melek’ diye sesleniyor.
1.Liam geceleri Amber’la uyuyan Liam, 2. Liam ise gündüzleri Amber’ı sinir eden Liam. Tabi bu durum bir süre sonra değişiyor. :D
Liam ukala, komik, kendini beğenmiş, çapkın… bir kötü çocukta ne ararsanız o. Ayrıca benim en sevdiğim özelliği BUZ HOKEYİ YAPIYOR. Buz pateni yapan biri olarak bu benim için oldukça baştan çıkarıcıydı :D
Amber’ın abisi de buz hokeyi yapıyor ama tabi Amber kayamıyor. Ben bunu yanlış anlardım ya hadi neyse :D
Amber dansçı. Her Pazar Liam onu dans provasına götürüyor. Gündüz Liam’ıyla takılmayı sevmiyor Amber ama biz o Liam’ı istiyoruz.
Amber’a sabah geç uyandığı için hazırlanamadığı ve rezalet göründüğü bir sabahta ‘bugün çok ateşli görünüyorsun melek’ diyerek onunla dalga geçen Liam’ı.

Her sabah sırf Amber’ı gıcık etmek için onun kahvaltısını yiyen Liam’ı :D



Kitap genel olarak güzeldi ama yukarıda bahsettiğim birkaç sorun göze batıyordu. Kitapta aşk acısı filan yok. Okumak isteyenler için baştan uyarıyorum :D 




Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.