Obsidiyen-Kitap Yorumu


Her şeye yeniden başlamak çok berbat.

Annemle birlikte Batı Virginiaya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar.
Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi.

O, ağzını açtı.

Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti.
Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.

Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.

Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemonın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı.

Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar
Daemonın yanından ayrılmamaktı.


Farklı bir şehre taşınmak, farklı bir okulda okumak, farklı insanlarla tanışmak kimse için kolay değildir. Ancak bazıları için…
Katy babasının ölümün ardından annesiyle birlikte yaşadıkları şehirden taşınıyor.
Farklı bir şehir, farklı insanlar. Şey… farklı insanlar değil de farklı kişiler diyelim. Çünkü Katy’nin yeni hayatında insanlar azınlık grupta yer alıyor.





Lux serisi, Dex’in en sevdiğim ilk beş serisi arasında yer alıyor. Ben sürekli bu ilk beş seriden bahsedip duruyorum ama size hiç listeyi vermedim değil mi? Neyse bir ara onu da yaparım.

Katy ve annesi yaşadıkları yeni yere alışmaya çalışıyorlar. Her anne gibi Katy’nin annesi de onun mutlu olmasını ve yeni arkadaşlar edinmesini istiyor. Bu yüzden onu bir bahaneyle yan komşuların evine gönderiyor.
Allah herkese böyle komşu nasip etsin. Amin!


Deamon Black, Katy’nin yakışıklı kapı komşusu. Ancak Deamon nasıl desem biraz… öküz. Tam sevdiğim gibi :D
Deamon, Katy’e daha ilk tanıştıkları andan itibaren kötü davranıyor. Deamon’ın bir de ikiz kız kardeşi var. Dea. Deamon ve Katy’nin aksine, Dea ve Katy çok iyi anlaşıyorlar ve Deamon bundan hiç hoşnut değil.

Deamon’da bazı tuhaflıklar olduğunu fark ediyor Katy. Bir insanda olmaması gereken tuhaflıklar. Sonunda gerçeği öğreniyor tabi ki kızımız. Deamon bir uzaylı. Lux gezegeninden geliyor. Gezegenleri yok olunca o ve onun türü dünyaya gelmişler.
Deamon’ın bir kardeşi daha varmış. Dawson. İnsan bir kıza aşık olmuş ve ölmüş. İşte bu yüzden Deamon, kız kardeşinin Katy’le takılmasını istemiyor.
Deamon en başlarda Katy’e kötü davranıyor olabilir ama zaman geçtikçe eskisinden biraz daha iyi anlaşıyorlar. Ama sadece biraz.
Bir de kedicik demiyor mu, Deamon ona ah ah :D



Deamon, Katy’i bir kamyonun altında ezilmekten kurtarıyor ve onun üzerinde geçici bir iz bırakıyor. Bu iz yüzünden Katy ışıl ışıl parıldıyor. Bu ışığı sadece Luxenler ve Arumlar görebiliyor ama bu başının belaya sokmak için yeterli çünkü bu ışık yüzünden Arumlar yani Luxenlerin düşmanları Katy’nin peşine düşüyor.
Deamon’da onu Arımlardan korumaya çalışıyor.
Bu ikisi yan yana geldiği zaman gülmeden duramıyorsunuz. Sürekli atışıyorlar ve bence bu atışmalar çok tatlı.
Büyük aşklar nefretle başlar diye boşuna dememişler. İşte size en büyük örneği.
Deamon ona kedicik diyor, Katy’de Deamon’a ‘öküz’ diye sesleniyor.
Evet, bence de hayvanlar alemiyle bir sıkıntıları var :D
Ben kitabın akışını açıkçası çok sevdim. Seri ve sizi sıkmıyor. Kitaba bir kez başlıyorsunuz ve bitene kadar bırakamıyorsunuz.
Bir de konuşmalar da çok hoşuma gidiyor. Oldukça gerçekçi. Küçük bir kasabaya gittiğinizde duyabileceğiniz tarzda konuşmalar hepsi. Rahat ve bizden.
Zaten Deamon bizim öküzümüz bu sonuca buradan da varabilirsiniz ya da bilmiyorum belki de ben lafı sürekli Deamon’a getirmeye çalışıyorum.
Ayrıca karakterlerde çok gerçekçi ,içten ve yine, BİZDEN. Katy’nin bir kitap blogu olduğunu söylemiş miydim? O da kitap kurdu anlayacağınız :D

Ben Jennifer L. Armentrout’un bütün kitaplarını seviyorum açıkçası. Şimdilik sadece YA tarzında ki kitaplarını okudum ama bana yetti. Okuduğum yazarlar arasında en eğlenceli yazan o.
Zaten bu yüzden kitabı okurken bir an heyecandan ölüyordum ama diğer an kahkahalar atarak gülüyordum.



*SPOİLER*
Kitap yorumu yazıp da, Katy’nin bilgisayarının patladığı sahne hakkında yazmadan yorumu bitirmek olmaz :D
Deamon, Katy’nin üzerinde ki izi silmek için Katy’nin evine gidiyor. Onu koşturarak,  zıplatarak veya enerji harcaması gereken başka bir şey yaptırarak izini silecek.
İşler pek de Katy’nin düşündüğü gibi gitmiyor. Önce kavga etmeye başlıyorlar ve hop bir bakmışlar ki öpüşüyorlar. Önce Deamon’ın tişörtü çıkıyor, ardından Katy’nin ki. Sonra ki an kanepenin üzerindeler ve Deamon geri çekilip şöyle diyor;

‘Artık neredeyse hiç parlamıyorsun’

Ve kalkıp gidiyor.
Burada en az Katy kadar nefret etmiştim Deamon’dan. Nasıl da bırakıp gitti kızı öyle ya. Öküz.
Tabi sadece bir saniye sürdü nefretim :D
Bir de Deamon’ın uzaylı güçleri yüzünden kızın bilgisayarı parçalandı.


Kitabı okuyacaklara ve okuyanlara, kitabın tanıtım videosunu izlemesini tavsiye ederim :)

video




Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.