Muhteşem Yaratıklar-Kitap Yorumu




Ortada bir lanet vardı. Bir kız vardı. Ve sonunda da bir mezar vardı. Bense bunun farkında bile değildim. 
BAZI AŞKLAR KADERDİR... DİĞERLERİ İSE LANETLİDİR... 

Gatlinde sürprizlere yer yoktu. Hiçliğin ortasında bir yerlerde duruyorduk. En azından ben öyle olduğunu düşünüyordum, daha fazla yanılamazdım. Lena Duchannes, bir Güney kasabası olan Gatlinde yaşamakta olan kimseye benzemiyordu. Bir yandan güçlerini gizlemeye çalışıyor, bir yandan da ailesini nesillerden beri eline geçirmiş olan bir lanetle savaşıyordu. Devasa çalılılar, bataklıklar ve Güneyin unutulmuş mezarlıkları gerçeği sonsuza kadar saklamayı başaramayacaktı. Ethan Wate Gatlinden kurtulacağı günü iple çekiyordu. Rüyalarında gördüğü o hiç tanımadığı kıza âşık oldu. Lena kasabanın en eski ve en ürkütücü evine taşınınca, Ethan tarif edilemez bir şekilde ona doğru çekildiğini hissetti. Aralarındaki bağı anlamaya kararlıydı. Hiçbir sürprizin yaşanmadığı Gatlinde bir sır bile her şeyi değiştirebilirdi.


Ethan Wate, sıradan bir kasabada yaşayan sıradan bir çocuktu ve o sıradan bir kasada yaşayan sıradan bir çocuk olarak asla yapmaması gereken bir şey yaptı. Sıradan olmayan bir kıza aşık oldu.
Ethan’ın, Lena’yı seviş şekli bana sık sık ‘ah ah nerde bizde o şans’ dedirtti :)





Ethan kısa süre öncesi annesi kaybetmiştir. Annesinin ölümüne sebep olan kazadan sonra babası kendisini çalışma odasına kilitlemiş ve dünyayla ilişkisini tam anlamıyla kesmiştir. Ethan’la ilgilnen sadece Amma vardır. Amma onun babasını da büyütmüştür. Şimdi de Ethan’ı büyütüyordur.
Ethan bir süredir tuhaf rüyalar görüyordur. Ona yardım etmesi için seslene bir kızın olduğu rüyalar. Bu rüyaların kötü bir yanı vardır. Fazla gerçekçilerdir. Eğer rüyasında çamurun içine düşmüşse, uyandığında üstü başı çamur içinde oluyordur. Rüyasında ki kızdan gelen tek bir belirgin koku kazınır aklına. Limon ve biberiye.
Ethan, rüyların yanında bir de bir şarkıyı duyuyordur sık sık. Müzik çalarında bir görünüp bir kayboluyordur.

Lena Dunchannes, kasaya yeni taşınmıştır. Gatlin Lisesi’ne uzun zamandır yeni biri kayıt yaptırmadığı için herkes onun hakkında konuşuyordur.
Lena Dunchannes, Macon Rawenwood’un yeğenidir ve kasaba halkının lanetli olarak gördüğü bir yerde yaşıyordur.
Okula geldiği ilk günden herkes ona bu yüzden kötü davranır anlayacağınız.
Ethan’ın ise onunla tanıştıktan sonra düşünebildiği tek şey vardır.
Limon ve biberiye.
Lena limon ve biberiye gibi kokuyordur. Ethan onu tanır. O rüyasında ki kızdır.
Anlayacağınız Ethan Wate’imiz rüyalarının kızını buldu :D
Lena ve Ethan arasında bir arkadaşlık ilişkisi başlar. Ancak Ethan ona karşı bir arkadaşın hissetmemesi gereken şeyler hissediyordur.
Ethan ve Lena bi madalyon bulurlar. Dokundukları anda onları geçmişe sürükleyen bir madalyon.
Ethan ve Lena bu madalyonun peşine düşerler.
Ethan bu arada Lena’nın sırrını öğrenir.
O bir büyücüdür. Bir doğal. Güçlerini kontrol etmekte zorlanıyordur ve 16. Yaş gününde belirlenecektir. Bundan sonra ya karanlık olacaktır ya da aydınlık.
Ancak ailelerinin üzerinde ki lanet yüzünden çok uzun süredir ailelerinden hiçbir kadın aydınlık olmamıştır.
Lena karanlık olacağından korkuyordur. Dayısı Macon ise onu bundan korumak için her şeyi yapıyordur.
Macon, Lena’nın Ethan’la görüşmesini istemez ama Ethan, Lena’dan vazgeçmez.
Ethan, Lena’nın karanlık olmasını engelleyecek bir yol bulmada kararlıdır.
Ethan ve Lena’nın arasında olan arkadaş ilişkisi birlikte çıktıkları bu yolda başka boyutlara taşınır. İkisi de aralarında ki çekimi inkar etmiyordur artık.


Bir de bu kızın bir anası var. Sarafine. Allah’ım o nasıl bir anne. Kız öldü bilirken bir de gelmiş geçmiş en güçlü karanlık büyücülerden çıkmasın mı?
Ne büyücüsü be bildiğin cadı o kadın!
Bir de bu kızın bir kuzeni var. Riley. Bir anası bir kuzeni takmışlar kafayı kıza. Doğal ya Lena, belirlenince çok güçlü olacak, o yüzden karanlık tarafından belirlensin diye ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.
O Riley’i yolasım geldi ciddi ciddi. Hayır bir de kıza yakın olacağım diye gitti Ethan’ın en yakın arkadaşıyla takılmaya başladı.
Ailelerinin üzerinde ki lanetten bahsetmek istiyorum birazda.
Genevieve Greenbier diye bir kadın var :D İşte bu bir adama aşık olmuş. Çok ilginç değil mi? :D
Adamın adı Ethan Carter Wate. ETHAN Carter WATE.
Ben en başta Lena ve Ethan bu ikisinin reankarne olmuş hali filan sandım ama değilmiş.
Bu Ethan bir konfedarasyon askeri. Ama kaçıyor bu adam. Askerler peşinde filan.
Baya baya savaş var. Ortalık böyle kan gölü. Evleri yakıyorlar adamlar. İşte bu Genevive ve Ethan’da buluşuyorlar. Sonra Ethan ölüyor, Genevive’de onu hayata döndürmek için aylar kitabından kara büyü yapıyor. Adam ölüyor. Kadında karanlık oluyor. SON
Uzun uzun anlatırdım ama üşeniyorum :D
İşte bu yüzden aileleri lanetleniyor.

Ethan ve Lena br çare bulamıyorlar tabi ki doğal olarak.
Lena’nın doğum günü geliyor ve Lena’nın karanlığın gelip onu almasını beklemekten başka çaresi yok.
Sarafine cadısı boş durur mu? Çıkıyor Lena’nın karşısına. Tabi Lena onu annesi olarak görmüyor.
Kadın tutturmuş karanlık ol diye. Hayır bir ara ‘Bak komşunun çocuğu da karanlık olmuş’ diyecek filan sandım.
O oluyor bu oluyor ve o hengâmede ETHAN ÖLÜYOR! :((((
Lena çaresiz, aylar kitabına başvuruyor. Ancak aylar kitabı hiçbir şeyi karşılıksız yapmıyor.
Arkadaş tefeci gibi mübarek.


Genevive’in büyüsü işe yaramamıştı ama Lena’nın büyüsü işe yarıyor ama aylar kitabı her zaman bir bedel ödetiyor size. Ah ah o bedel :(
Lena çok ağır bir bedel ödüyor. En azından Ethan yanında ama çok üzülüyorum ben o kıza :(
Kitabı bitirir bitirmez ‘bana ikinci kitabı verin’
Tabi vermediler :( Ben bir süre elim koynumda gezdim böle. Acı çektim.. Ethan’ı özledim. :(
Ama kavuştuk sonunda :D



Muhteşem Yaratıklar iki yazar tarafından yazılan bir seri. Margaret Sthol ve Kami Garcia.
Bir yazar olarak şunu söyleyebilirim ki iki yazarın tek bir hikaye yazması hiç kolay bir şey değil. Ben birkaç defa denedim olmuyor, ı-ıh.
Ama bu kitap olmuş :D Her şey ince ince düşünülmüş. Kitap erkek karakterin ağzından anlatılıyor.
Kitapla ilgili bir kusur var mı diye bakıyorum, yok cıks bulamıyorum.
Kitap öyle sürükleyici, öye heyecanlıydı ki!
Ethan’ın çok kitap okumasında mıdır nedir çocuğun düşünceleri beni benden aldı :D
Zaten onun kendisi beni benden alıyor :D


Biraz da filmden bahsetmek istiyorum.
Film kitap uyarlanmış gibi değil de daha çok kitaptan esinlenilmiş gibi.
Konu aynı ama çoğu olay değiştirilmiş, çıkarılmış ve sonu bağlanmış.
Hani devamı yok filmin. Eğer kitabı okuduysanız bunu çok net bir şekilde anlayabiliyorsunuz.
Ben yine de karakterleri ve filmi çok sevdim.
İzlemenizi öneririm ama önce kitabı okuyun.
Ne demişler 'asla bir kitabı filmine göre yargılamayın' bu yüzden önce kitabını okumanızı öneririm :D






Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.