Melez Sözleşmeleri #3 'Tanrı'-Kitap Yorumu


Akit'in kuralları Alex’i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden’ı da. Furiler, Alex’in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.

Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth’le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alex’in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex’i bir adım daha Uyanmaya yaklaştırıyor.

Alex’in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon’u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor.

Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor. Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor.



Alex, Safkan’ın sonunda başını öyle bir belaya soktu ki onunla birlikte Aiden’ı da yanında sürükledi.
Bu olanlardan sonra umarım hala ‘Aiden beni sevmiyor. Seth’e yanaşayım ben’ diye düşünmez.
Çünkü hiç kimse sevmediği bir kız için bu kadar büyük bir risk almaz.





Alex Thanatos Mezhebi ile başını ciddi derde soktu. Hele başlarında gıcığın bir var, Telly, o ciddi şekilde kafayı Alex’e taktı.
Gerçi takdir etmek lazım Alex’i öldürmek istiyor. Hll cnm dvm cnms .d.d :D
Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki ben en başta Telly’i kadın sanmıştım :D
Ama bir mantıklı düşünün Telly diye erkek ismi mi olur? Bir de öyle artist artist trip atınca bu, tamam dedim bu kadın. Sonra bir öğrendim ki erkekmiş. Düşünün bende ki hayal kırıklığını.

Seth’i çok seviyorum demiştim ya, bu kitapta sevsem mi sevmesem mi karar veremedim.
Acıyorum aslında bu çocuğa. Sevgiye aç ve ihtiyacı olan sevgiyi Alex’de arıyor. Alex’de dokun ama elleme modunda gezdiği ve Seth ve Aiden’ın arasında adeta bir pinpon topu gibi gidip geldiği için çocuk ihtiyacı olan sevgiyi onda bulamıyor.
Lucian kılı ne yapıyor? Çocuğa bir baba sevgisiyle yaklaşıyor ve ona ‘yavrummmm’ diyor Seth’de hemen Sezercik kıvamına geliyor ve ‘size baba diyebilir miyim Lucian?’ diyor.
Tabi Lucian uyanık, çakal ‘de oğlum, de Apollyon’um’ diyor.
Her şey Alex’in suçu. Bence ölsün.
Ben Lucian’i nasıl bir şey hayal ediyorum biliyor musunuz?
Hani Yüzüklerin Efendisi’nde Legolas Greenleaf var ya hatta Orlando Bloom oynamıştı hah işte o benim hayalimde ki Lucian. Onun takım elbiseli hali diyelim ya da şey daha mı uygun Harry Potter Lucius Malfoy var ya o. :D Bilemiyorum öyle ilginç, gıcık bir tip.
Biliyorsunuz ki Alex’in uyanmasına az kaldı. Lucian, Seth’i kullanarak hain planlar yapıyor, mezhep Alex’i öldürmek istiyor filan ne yapıyorlar hoppp Alex’i güvenli bir yere götürüyorlar.
Aiden’ın ailesinin evine. Bakın dikkatinizi çekerim Aiden’ın evi. Bilemiyorum artık ateş, barut filan siz düşünün :D
Bu kitapta işin içine tanrılar da karışıyor o yüzden bu kitaptan sonra hayat bana güzel :D Ben yunan mitolojine bayılırım çünkü :D

Ben şahsen çok heyecanlı sahnelerin sonunu bilmeden okuyamıyorum. Benim gibi olanlar varsa diye spoiler veriyorum. Spoiler istemeyenler burada dursun. Kitabı okuyasınız kalmaz sonra :D


*SPOILER 1*
Hayatımın şokunu Deacon gay çıkınca yaşadım. Zaten ben anlamıyorum evren bu yakışıklı, sempatik, komik, ukala, harika erkeklerden ne istiyor? Niye hepsi gay? Bari birazını bize bırakaydın evren!!!!
Üstüne bir de Luke’la çıkıyor ya :D Daha bundan büyük şok yok benim için :D

*SPOILER 2*
Alkışlar Telly için çünkü Telly Alex’i öldürüyor.
Aiden bir ağladı orada bir ağladı ama nasıl içim parçalandı :(
Dedim tamam Alex vazgeçtim ölme. Aiden dayanamaz.
Sonra bu gitti, Caleb’ı buldu, yer altı dünyasını keşfetti, iki tur attı geri döndü.
Hastane de yatıyor. Ameliyat olmuş hala söz dinlemiyor öküz. Yat yatağına düşüp ölecen kalacan başımıza diyorlar yok anacım hatunun bir kulağından giriyor öbüründen çıkıyor.

‘Çok pisim şöyle bir duşa girip çıkacağım’
‘Öyle bir şey sakın yapma’ Kapının kulpu döndü. Kilitlememiştim ‘Alex’
‘Çıplağım ama’ diye uyardım
Önce sessizlik oldu, sonra Aiden sordu. ‘Bunu duyunca içeri girmeyi istememem mi gerekiyor?’

*SPOILER 3*
Alex’in Aiden’a verdiği gitar penasını hatırlıyorsunuz değil mi? Aiden onu alıp boynuna asmış bir kolye şeklinde. Ben bunu daha önce anlamıştım çünkü Alex kolyeyi verdikten hemen sonra boynunda bir zincir fark etmişti. Aiden'ın bir ‘Senden bir parça taşımak istedim’ diyişi var Alex bunu keşfettiğinde, öl yani orada :D






Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.