Ateş Ustası-Kitap Yorumu

Çıraklık Bitti, Asıl Sınav Şimdi.

Yelenanın ruhları yakalayıp serbest bırakabilen bir ruh-bulan olduğu haberi hızla yayılınca insanlar huzursuz olmuştu.
Zaten bir süredir sıra dışı yetenekleri ve geçmişiyle göze batıyordu...
Bir gün Yelenaya, ürkütücü bir mesaj gelir: Yelenanın daha önce yendiği, gözünü kan bürümüş bir büyücünün önderliğinde anavatanına karşı bir komplo düzenlenecektir.
Onuru, Yelenayı ustalıklarını sınamaya zorlarken, sevdiği adamla bir araya gelme ümidi onu ayakta tutar. Çıktığı yolculukta şüpheli dostlar, gizli düşmanlar, âşıklar ve suikastçılarla karşılaşır.
Yelenanın kendisini ispatlamak ve ülkesini kurtarmak için tek bir şansı vardır. 
Zehir Ustası ve Büyü Ustasının ödüllü yazarından, büyülü imparatorlukların zekice kurgulanmış destanında, yeni bir sayfa.


Yelena’nın ruh bulan güçlerini kullanmayı öğrenmeye başlamasıyla, başlıyor kitap.
Benim tercihim kitabın Valek’in bana ilan-ı aşk ettiği kısımdan başlamasıydı ama olmadı. Sağlık olsun :D

Yelena’nın güçlerinden bahsediyorduk. Efenim kızımızın güçleri biraz tuhaf. Örneğin mumu yakmak yerine onu başkasına zorla yaktırıyor. Diyorum size zihinsel sorunları var bu kızın. Yine de hakkını yememek lazım Yelena’nın başını belaya soktuğu gibi o beladan kurtulmayı da biliyor.
Konsey Yalena’nın eğitimine destek verme kararı alıyor ve bu birinci büyücü Roze’un hiç hoşuna gitmiyor. Sen de bizim hoşumuza gitmiyorsun canım ama biz çirkeflik yapıyor muyuz?
Cahil, Ferde’yle birlikte ve Ferde yetmezmiş gibi bir de başlarına Daviianlar çıktı. Daviianlar, Ferde’nin yaptığı büyüye benzer bir büyü yaparak güçlerine güç katıyorlar. Yani ortalık yine karışıyor.
Yelena, Sanseedlerle birlikte çalışıyor. Sanseedler başlarına çok kötü şeyler gelmiş olmasına rağmen ona yardım etmeye devam ediyorlar. Hayır durun bir düşünün bir, başımıza belayı bu kız açtı diye. Adamlar ruh bulanın peşinde. Ruh bulan ise Yelena. Sanseedler, ayık olun. Açın gözlerinizi.
Her neyse, ruh bulanın peşindeler çünkü ruh bulanın ölmesini istiyorlar ÇÜNKÜ Yelena’dan önceki ruh bulan çok kötü şeyler yapmış.
Yelena, ay adam ve kardeşi Leif’i de peşine takıp yine kahramancılık oynamaya başlıyor anlayacağınız. Ancak işler istediği gibi gitmiyor ve Yelena tekrar Ixia’ya kaçıyor.
VALEK VALEK VALEK :D
Ixia maceraları hakkında çok fazla bilgi vermek istemiyorum. Çünkü bir kez konuşmaya başladım mı beni kesinlikle susturamıyorsunuz :D
Ama Yelena,Valek’le, Valek’te Yelena’yla olduğu için çok mutlu (:/)
Tabi ki yine her buldukları yerde oynaşıyor bizimkiler. Tamam, kabul. Valek’in cazibesine karşı koymak mümkün değil ama yapmayın, kıskanıyorum :D
Açıkçası yazarın karakterleri anlatış şekli çok hoşuma gidiyor. Öyle ki hepsini tek tek gözümde canlandırabiliyorum. Hem de en ufak ayrıntısına kadar. İşin içinde bir yakışıklı varsa bu benim için çok önemli bir noktadır :D
Valek tabi ki Yelena’ya yardım etmek için gönüllü oluyor ve tekrar Sitia’ya dönüyorlar.
Ancak Yelena’nın başı bu seferde ‘ateş’ le dertte. Ateş Çözgücüsü, Yelena’yı ruhlar dünyasından kurtulmak için istiyor. Çünkü o ruh bulan ya hani.
Ateş çözgücüsü Daviianlar’la birlikte. Ferde ve Cahil’de onla. Ee güçlü adamlar onların elinde olunca ve Yelena bir tek Valek’e sahip olunca işi zor doğal olarak :D Ama Yelena gerçekten zeki bir karakter.
Başına buyruk ve kendi bildiğini okuyor olabilir ve başını sürekli derde sokuyor olabilir ama gerektiği zaman çözüm üretmesini gayet iyi biliyor ve bulduğu çözümler çoğu zaman hayatlarını kurtarıyor.
Bu kitapta ona özellikle bir gıcık oldum ama. Çünkü Valek’in kalbini kırdı. Bundan hoşlanmadım Yelena. Sen aşkımın kalbini kırdığında ben de senin kafanı kırmak istedim.


*Spoiler*




Hatasını anlıyor tabi sonra ama öyle bir olay oluyor ki her şey için çok geç olduğunu düşünüyor. Valek’i kaybettiğini düşünüyor.
Ben de bir an Valek’i kaybettiğimi sandım. Bir daha ‘aşkım’ dediğini duyamayacağımı :(

Kitabın sonuna doğru yaklaştığımızda Yelena’nın ateş çözgücüsüyle yüzleşmek zorunda olduğu sahnelerle karşılaşıyoruz.
Yelena’nın düşmanları ve korkuları ortaya çıkıyor. Yani Yelena sadece ateş çözgücüsüyle değil, bunlarla da yüzleşmek zorunda.
Ancak hayat sadece korkular ve düşmanlarla dolu değil. Bazen ufacık bir kıvılcım bile dünyayı harika bir yer yapar ve hayatınız sadece tek bir duyguyla kurtulabilir.
Vay be ne konuştum. Yazar olunca böyle oluyor. Arada gaza gelip romantikleşiyorum böyle. Huyum kurusun tam bir romantiğimdir. Şöyle en öküzünden :D
Neyse konu ben değilim Yelena. Dikkatimi mi dağıtıyorsunuz siz benim?

Usta serisi, Dex’in en sevdiğim ilk beş serisi listemde yer alıyor.
Yazarın dili ve kitabın çevirisi çok güzel. Benim için bir kitabın dili ve çevirisi çok önemlidir. Bazen dili çok güzel oluyor ama çeviri gerçekten anlaşılmaz oluyor ve bu da okumayı zorlaştırıyor. Ancak Dex’in kitaplarında hiçbir zaman böyle bir sorun yaşamadım. Çeviri oldukça akıcı ve anlaşılır oluyor. Bu yüzden hikayeye daha rahat odaklanıyorsunuz ve kitap bir çırpıda bitiveriyor. Sanırım bu kötü bir şey. Dex’ten daha az mükemmel olmasını istesek???
Kitap bittiğinde ben yine aşk sarhoşuydum. Çünkü Valek yine çok tatlıydı. Evet, biliyorum ben Valek ne yaparsa tatlı bulurum ama o sahnede ayrı bir tatlıydı.





Okur Yazar

Kitap delisi, blogger... Hem okur hem yazar. 1995 doğumlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi.